21 Günde NLP / 11.Gün

11. GÜN

Bir Varmış Bir Yokmuş

Bu ünitenin içerdiği konular:

  • Basit ve Karmaşık Mecazlar
  • Bir İletişim Aracı Olarak Mecaz
    • Mecazi İkazlar
    • Karmaşık Bir Mecaz Meydana Getirmek

Bir mecaz farklı bir şey kasteder ya da diğer bir manaya işaret eder. Genellikle bir şeyi daha az bilinen veya aşina olduğumuz başka bir şey vasıtasıyla anlamanıza yardım eder. Örneğin, “Sheila yine bir çam devirdi.” Sözü bize Sheila  hakkında  bir şeyler anlatır. “Bebek bir resim kadar güzel.” sözü de bize bebek hakkında bir şeyler söyler.

İçinde bulunduğumuz şartlara göre okullarda öğrendiğimiz gramerleri unutacağız ve tebessümlerle mecazları üstüste kullanmaktan kaçınmayacağız. Sheila ve  bebeği daha iyi tanıyoruz çünkü çam devirmek veya resim hakkında bir şeyler biliyoruz. Mecaz aynı zamanda duruma veya davranışa farklı bir bakış açısından bakabilmeyi de sağlar. Bugün mecaz ve onun iletişimdeki güçlü rolü hakkında bir şeyler öğreneceğiz.

Basit ve Karmaşık Mecazlar

NLP’de “mecaz” kelimesi, gülümsemeyi, benzerliği, alegoriyi, şakaları ve hikâyeleri içine alır. Bu araçlardan herhangi birini daha iyi bir iletişim için kullanabileceğiniz gibi problem çözmek, fırsatları saptamak ve diğer faydalı sonuçlar için de kullanabilirsiniz.

“Sheila yine bir çam devirdi.” aynen “Ders bir maratondu.” ve “Öğretmen bir rüya.” gibi basit bir mecazdır. Bu şekilde birçok kelimeden tasarruf yapabiliriz ve daha çarpıcı ve daha  fazla akılda kalabilecek olan bir yorum yapabiliriz. İyi yapılmış bir mecaz bile, zihindeki resmin bir şeyi hatırlatıp hatırlamamasıyla bağlantılı olarak birisini motive edebilir veya  etmeyebilir. Kısacası, mecaz daha etkili bir iletişim sonucu elde etmemize yardım edebilir.

Birçok basit mecaz ve benzetme artık klişeleştiği için bize iletişimlerimizde yardımcı olamaz. “Ak bir sayfa gibi” benzetmesi örneğin bütün kırtasiyenin beyaz olduğu günlere dayanmaktadır. Bunun için çok az bir mecazi gücü vardır ve gençler için de mantıklı bir bağlantısı yoktur.

Benzer şekilde, “Bardaktan boşanırcasına yağmur yağması””gibi ifadeler klişelere aşina olan birisi için de kabul edilebilir bir şey olup dilin böyle inceliklerini pek iyi bilmeyen bir kimsede değişik çağrışımlar uyandırmış olabilir. Bu şart ile birlikte, klişeler dilinizi daha canlı ve renkli yaparak iletişiminize mecazi bir zırh ekleyebilir. Kullandığınız dil araçları ne olursa olsun elde etmek istediğiniz sonuca odaklanmaktan vazgeçmeyin.

NLP daha karmaşık mecazlarla, benzerlikler, alegori ve hikâyelerle ilgilenir. Özelde, birçok anlam seviyesinde hikâyeler kullanır. Bunlar çoğunlukla özel bir anlam taşımaz fakat dinleyicinin aksi takdirde ulaşamayacağı kaynaklarının kilidini açar. Zihni uyarır.

Bazı durumlarda dinleyen kadar hikâye  anlatan (iletişimci) için de bilinmeyen problemleri ortaya çıkarır çünkü onlar bilinçaltına erişmişlerdir. Bir hikâye kolayca zihnimizin dağılmasını ve “pasif zaman” düşüncelerine geçmemizi sağlayabilir. Zamansız eleştiriyi veya rasyonelleştirmeyi uzaklaştırır.

Bir terapi olayında, mecaz trans halindeki bir insanla iletişim kurmaya yardım eder veya transa neden olabilir. Günlük iletişimde mecazlar, ister karmaşık ister basit olsun, itiraza veya savunmaya geçmeye sebep olmaksızın istediği anlamı taşıyabilir.

Diğer durumlarda, olağanüstü seviyelerde yaratıcılığı ateşleyebilir ve aksi taktirde kolay kontrol edilemeyen problemleri çözmeye yardım edebilir. (Harry Alder’in kitabı “The Right Brain Manager” (Sağ Beyin Yöneticisi/Kariyer Yayınları) konunun bu yönüne ayrıntılı bir şekilde değinmiştir.)

Mecaz, sağ beyni ve kapsayıcı düşünceyi harekete geçirir. Soyut dil örnekleri veya isim fiillerin tersine, hayali uyandırır ve kolayca görsel veya duyularla ilgili diğer bir imaja dönüşür. Bir tuğlayı görebileceğiniz gibi onu işitebilir veya hissedebilirsiniz de. Fakat bir insanın kişiliğiyle ilgili: “Güvenilir”, “itimat edilir” veya buna benzer diğer soyut kavramları kolay kolay hayal edemezsiniz.

Mecazlar, zihinsel “haritalarımıza” köprü kurmamıza yardım eder. Hepimizin farklı çağrışımları vardır fakat, eğer duyumsal olarak zengin kelimeleri kullanırsak genel bir anlayış için şansımız daha yüksek olur. Çokça aktarılan bir test vardır: “Onu el arabasına koyar mısınız?” Bu, mecazların dili somut, duyularla ilgili terimler haline getirmesini örneklendirir.

Aynı zamanda mecazın bilinçdışı düşüncelerimizle ve bilincimiz dışında bir problem konusunda “kuluçka” dönemindey-ken olan şeylerle de ilgisi vardır.

Bu genellikle bir şeyleri oldukça farklı düşündüğümüz zaman olur. Bilinçaltımız, anlamlı olabilen hayatımızın geniş veri tabanındaki herhangi bir problem veya olayla bağlantılı gibi görünür. Mecazlar ya bir bağ olarak ya da bir yok edici olarak hareket ederler. Bu gizemli düşünme sürecinde “yankılanıyor” gibi görünür. Bilincimize daha derinlerdeki anlamları sunar ve böylece değişiklikler olabilir veya çözümler ortaya çıkabilir.

Sadece edebiyatta değil “insan üstünlüğünün” olduğu her alanda mecazın önemini küçümsemeyin. Tarih boyunca en büyük öğreticiler ve hatipler, etkilemek, ilham etmek ve motive etmek için basit hikâyeler kullanmışlardır. Birçok kültürde çocuklar arasında olduğu kadar yetişkinler arasında da sözlü hikâye anlatma geleneği özel bir üne sahiptir. Ve mecaz, dünyanın en büyük keşif ve icatlarının bazılarının ateşleyicisi olmuştur.

Ne kadar acı ki son yıllarda mecaz ve hikâye anlatma sanatını kaybettik. Televizyon, video ve hayatın hızlı akışı, özellikle batı toplumlarında bunların yerini aldı. Bununla birlikte, herhangi birisi mecazi hikâye anlatma sanatını tekrar öğrenebilir.

Mecazî, eğlence kadar, daha iyi iletişim, öğrenme ve değişme açısından kullanabileceğimiz bir araçtır. “Bir varmış bir yokmuş” deyimi birçok insanı hemen transa geçirir ve daha objektif bir iletişimin asla yapamayacağı şekilde bilinçaltımızın kapılarını açar.

Bir İletişim Aracı Olarak Mecaz

İletişimde mecazı aşağıdaki alanlarda kullanabilirsiniz: Basitleştirmek

Kişisellikten kurtarmak Yaratıcılığı uyandırmak

Aydınlatmak Eşleştirmek Kişiselleştirmek Dikkat çekmek Direnci kırmak

Canlı hatıralar oluşturmak İçebakış ve derin kavrayış Problemleri belirlemek Duyguları ortaya çıkarmak

Basitleştirmek

Daha önce de gördüğümüz gibi mecazda tek bir kelime, birçok anlam ifade edebilir. İletişimi hem daha randımanlı (kelimeler ve diğer girdiler bakımından ekonomik) hem de daha etkili yapabilirsiniz (neden olduğu iletişim sonucu açısından). Özelde, mecaz karşısındaki insanın zaten aşina olduğu kavramları kullanarak anlamı basitleştirebilirler.

Aynı zamanda birbirinden oldukça uzak zihinsel “haritalar” arasında köprü görevi yaparak oldukça karmaşık konuları bile daha basit ve daha etkili bir şekilde anlatmanıza yardım eder.

Sanatçılar ve yazarlar kadar, bilim adamları ve felsefeciler de düşüncelerini desteklemek için mecazi görüşlere ihtiyaç duyarlar. Önemli olduğu gibi, onlar da genellikle konuşmalarında mecazi figürler ve benzetmeler kullandıkları zaman düşüncelerini karşılarındakine daha iyi iletirler.

Çoğunlukla, dünyanın doğasından çekilmiş gibi doğru mecazlar kullanıldığı zaman bir keşifteki veya diğer yaratıcı aktivitelerdeki büyük buluşlar ortaya çıkar.

Mecaz, yaratıcılığa sebep olur. Aynı zamanda, yaratıcı insanın görüşlerini diğer insanlara iletebileceği temeli oluşturur. Genellikle zihinde bir anda bir şimşek çakar ve bu da kavrayışı ortaya çıkarır. Böylece, mecazı bir basitleştirme köprüsü olarak kullanabilirsiniz. Bu, zihinsel haritalar arasında oldukça karmaşık ve zengin anlamların karşılıklı değişimini mümkün kılar. Beraberindeki tüm faydalarla birlikte, sonuçta daha iyi bir iletişim sağlar.

Kişisellikten Kurtarmak

Mecazı, herhangi bir iletişimde bir sorunu kişisellikten kurtarmak için de kullanabilirsiniz. Bazen bir şeyi doğrudan iletmek karşı tarafın savunmaya geçmesine veya utanmasına sebep olabilir. Veya ani bir itirazla karşılaşılabilinir. Karşınızdaki insan hikâyeden doğru mesajı kolaylıkla çıkarabilmesine rağmen bir şeyleri biraz dolaylı yoldan iletebileceğiniz orta halli bir hikâye seçin.

Bu sebeple “Geçen gün birisini duydum…” gibi bir ifade ile bir şeyi birine oldukça ince bir şekilde anlatabilirsiniz ve bu hikâye kişinin davranışları veya durumu üzerinde etkili olabilir. Hatta o kişi hikâyeyi onlara yönelttiğinizi bilse bile, önemsiz bir hikâye veya bir anlatıdaki üçüncü kişi olarak savunmaya geçmeyecektir. “Eğer şapka başlarına olsa onu takacaklar.”

Mecaz, sizin kişisel olarak problemin dışında kalmanızı sağlar. Böylece onların içgüdüsel savunma mekanizmalarını harekete geçirmediğiniz için istediğiniz sonucu daha kolay elde edeçeksiniz. Tüm bunlardan sonra, niçin herhangi bir hikâyedeki herhangi birisi için üzülsünler veya size kızsınlar? Bir kere farklı bir düşünme şekli oluşturduğunuz zaman, muhtemelen bazı değişiklikler yapmayı başaracaksınız.

Yaratıcılığı Uyandırmak

Mecaz, sağ beyin işlemleriyle ilgilenme eğilimindedir. Bilinçaltına ulaşabilir ve böylece kişinin içindeki yaratıcı kaynakları, problemleri belirlemek ve çözmek için kullanabilir. Hatta bir çözüme girişmeksizin bir kişinin daha derin anlamları kavramasına ve bunun değişiklik getirmesine yardım  edebilirsiniz.

Onların durumlarıyla ilgili olan bir mecaz kendi işini yapacaktır. Bazen mecazlar bir fikir tohumunu kolayca filizlendirebilirler. Bazen çiçek açmak için var olan potansiyel düşünceye yardım edebilirler. Bazen de bir düşünceyi bir icat haline dönüştürebilecek bir kavrayışın kilidini açabilirler.

Mecazlar, olağanüstü yaratıcılık durumlarında anahtar konumunu üstlenirler. Einstein, izafet teorisini tasarladığı zaman güneş ışını mecazını kullandı. Dahası (sadece küçük bir çocuk gibi) hikâyede yerini aldı ve ışık hızıyla kozmik alemde bisiklet kullanmaya gitti. Mecaza daldı. Bütün duyularını kullanarak mecazla ilgili olma yeteneği onu yaratıcılığın güçlü bir aracı haline getirdi.

Aydınlatmak

Kullandığımız mecazlar kendimiz ve başkaları hakkında bize çok fazla şey anlatır. Bazı insanlar, örneğin çok fazla askeri terim kullanır: “Ateş hattında”, “zafer”, “yenilgi” “alay”, “vurmak”, “hedef”, “cephane” vb.

Bu bize onların dünya haritaları ve muhtemel değer ve inançları hakkında çok şey söyler. Aynı zamanda deneyimleri eşleştirerek diyalog oluşturma fırsatı verir (4. ve 5. günlerde öğrenmiştik.) Bazen bir kişinin tutum ve davranışları negatif duygular uyandırabilir. Fakat onların mecazi dünyası (ordu, spor, bahçıvanlık vs.) vasıtasıyla bu mantıklı görünmeye başlar.

Diğer durumlarda mecazlar, örneğin “galibiyet” duygusu, “kader” fikri veya “güç”, “işbirliği”, “hürriyet” veya “öncü ruh” gibi değerleri gösterebilir. Kullandığımız mecazlar bize, duyularla ilgili kullandığımız yüklemler nasıl duyumsal tercihlerimizi gösteriyorsa aynı şekilde kendimiz hakkında birçok şey anlatır (6. güne bakınız).

İlgili olduğunuz mecazları ve çok sık görüştüğünüz insanları belirlemeye başlayın. Bundan elde ettiğiniz yeni anlayış şüphesiz size diyalog kurmanızda ve daha iyi ilişkiler geliştirmenizde yardım edecektir.

Kesin bir düşünce tarzını ve insanların kullandığı kavramları paylaşamayabiliriz. Fakat onların mecaz türlerini benimseyerek birisiyle elbette bağlantı kurabiliriz. Bunu istediğimiz iletişim sonucuna ulaşmak amacıyla ve devam eden ilişkiyi beklemek için yapmamız mantıklı olur.

Eşleştirmek

Mecaz kullanımı, iletişimde muhtemel diğer bir “benzerlik” alanını ve karşımızdaki insanın değer ve ilgilerini eşleştirmek için diğer bir fırsatı sunar. Zihinsel haritalar arasında köprü olur. Örneğin orduyla ilgili zafer, yenilgi tarzı mecazlar kullanabilirsiniz fakat hikâyeyi zafer-zafer şeklinde bir sonuçla bitirirsiniz.

Böylece ordu mensubu bir insanı zafer-zafer mantığı etrafına çekebilirsiniz ve onun getireceği stratejideki değişim türü içine alabilirsiniz. Önce mecaz vasıtasıyla onun deneyimlerini örnek alırsınız sonra onlara diğer bir seçeneğe doğru rehberlik yaparsınız.

Biz değerlerimizi mecazlar vasıtasıyla gösteririz. Bir insanın önem verdiği değerleri eşleştirmek diyalog kurmanıza yardım edebilir. Mecazlar içinizdeki dünyaya ulaşan doğru bir yoldur. Bir insanın hikâye dünyasına o insanın hikâye dilini kullanarak katılabilirsiniz.

Kişiselleştirmek

Daha önce, bir iletişimi bazen kişisellikten kurtarmamız gerektiğini söylemiştik. Bununla birlikte eğer konunuz organizasyon olunca, tam tersini yapmak isteyebilirsiniz. Bir organizasyon kişisellikten uzak görünebilir. Bu yüzden, kanuni bir varlıktan ziyade insan nitelikleriyle iletişim kurmak isteyebilirsiniz. Şirket seviyesinde, mecazlar genellikle organizasyonun misyonunu ve kültürünü yansıtır ve de destekler. İşyerinde kullanılan baskın mecazlara dayanan ortak bir dil gelişir.

Örneğin, “Şirketimizin ne olduğunu varsayalım?” şeklinde  bir soru sorabilirsiniz: Bir araba mı? Bir giysi markası mı? Bir hayvan mı? Bir sinema yıldızı mı? Bir ağaç mı? Yaşanacak bir yer mi? Gidilecek bir tatil yeri mi? Bir çeşit yiyecek mi?

Yaşamak için kendinize küçük bir kulübeyi veya görkemli bir şatoyu seçebilirsiniz. Ağaç denince sizin aklınıza bir çam ağacı, bir salkım söğüt veya görkemli, yaşlı bir meşe gelebilir. Kendi benzetmelerinizi oluşturmaya çalışın. Bu imajlar bazen bir şirkete kelimelerin yapamayacağı bir şekilde kişilik verebilir.

Aklınıza birçok örnek gelebilir. Örneğin, bunları istediğiniz gibi tabiattan, insan yapımı sanat eserlerinden, gerçek veya kurgusal karakterlerden seçebilirsiniz.

Ortak bir egzersiz olarak, bu metot, yöneticiler ve personel arasındaki algılama tutarlılığını ve eğer mümkünse şirket çalışanları, müşteriler ve rakipler arasındaki algılama tutarlılığını test eder. Uygun mecazları belirleyerek ve aksi taktirde ruhsuz kalacak bir organizasyona kişilik vererek, pazardaki pozisyonunuz üzerinde çalışmaya başlayabilirsiniz (veya müşterinin algılaması ve onu desteklemek için ihtiyacınız olacak olan özellikler üzerinde).

Daha sonra “Ortak Karizma” da (Paul Temporal ve Harry Adler, Piatkus) ayrıntılı bir şekilde tanımlanmış olan sizin anlaşılmış olan ortak kişiliğinizi değiştirmek isteyebilirsiniz. Bazı şirketler mecazları, misyon ifadelerini oluşturmak için kullanmıştır. Aşağıdaki tarzda tanımlar ortaya çıkabilir.
  1. Eski değerleri ve aile yaşantısını tercih eden arkadaş canlısı ve güvenilir bir inanç.
  2. Özgürlüğü ve eğlenceyi seven çağdaş ve hırslı bir gençj
  3. Sanat bilgileriyle gurur duyan, önsezili, hayalci, yenilikç: ve entelektüel bir kimse.

Böyle bir “ortak kişilik” istenen özellikleri ve davranışları, “mükemmel”, “harika”, “güvenilir”, “sorumlu” gibi soyut kelimelerden daha gerçekçi bir şekilde çağrıştırılacaktır. Bir şirket insanları vasıtasıyla politikalarını belli bir sıraya koyabilir ve kültürünü daha anlaşılabilir, ölçülebilir ve etkili bir yolla besleyebilir.

Eğer bir ticaret, müşterilerini çekebilecek bir mecazla uygun bir şekilde hareket edebilirse, mecaz kendi özel adına sahip olabilir. Şirketin kendi misyonunu, stratejisini ve reklamını koordi-ne etmesini ve onlara odaklanmasını sağlar. Bu, halkın hayallerini zaptetmeyi başaramayan gri imajlı, kişiliksiz çok büyük şirketlerin tam tersidir. Bu yüzden daha kişisel bir iletişim için mecazın kullanımını iş alanlarına ve organizasyonlara kadar genişletebiliriz.

Bazen özellikle bir meseleyi kişiselleştirmek istersiniz. Bir kişi, onların problemi çok net olarak anlayabildiğini fakat onun  içindeki parçaları görmeyi başaramadığını ve belki de bu sebeple bunun olduğunu söyleyebilir. Bu durumda, birisinin mecazı veya benzetmeyi kişisel olarak uygulamasını isteyeceksiniz. Burada hüner, hikâyenin sonunda problemin tüm parçalarını yansıtabilecek olan mecaz ile ilgili kişiye ulaşabilmeyi istemektedir.

Mecazın seçimi ve kullanımı iletişimin doğasına bağlı olacaktır. Yani birebir bir görüşme, bir grubun karşısında konuşma, bir başkanın yorumu veya daha resmi, konferans tipinde bir konuşma olup olmadığına göre, herhangi bir seviyede, sizde doğal olarak var olan basit mecazları kullanabilirsiniz. Bunları her zaman kullanırız. Aşağıdaki örneklerden de bunu kolayca görebileceksiniz:

Kök salmak/dallanıp budaklanmak/yeni bir sayfa açmak/pisliğe batmak/kolay bir iş/temel atmak/çetin bir tır-manış/başaşağı gitmek/o bir yıldızdır/o kurnaz bir yaşlı tilkidir/şamar oğlanı/ne ekersen onu biçersin/köprünün altından ne sular aktı/eli kolu bağlı/çığır açmak/vitesi değiştirmek/yedek lastik/gözden düşmek/adı kötüye çıkmak/gümüş çizgiler/gerçek çıkarının nerede olduğunu bilmek/

Çorbada tuzu olmak/kendin pişir kendin ye/kıyma yapmak/kendi düşen ağlamaz/kariyer merdiveni/açık kapı/çıkmaz sokak/kolay yol/frene basmak/sırtını sağlam bir yere dayamak/azarlamak/aspirin gibi olmak/kilit ve anahtar/kafadan kontak olmak/kanını emmek/araları iyi/iddianı destekle/büyüklük taslamak/dizgini çekip durmak/çantada keklik/çalıntı mal/açmak/kapatmak/içini yakmak/içi geçmiş/göz göze/at başı beraber gitmek/el altında bulundurmak/

Ok yaydan çıkmak/birinin kuyusunu kazmak/başından büyük işe girmek/oturduğun dalı kesmek/kırk tarakta bezi olmak/pireyi deve yapmak/tereciye tere satmak/kabuğuna çekilmek/birini çileden çıkarmak/tozunu almak/nal toplamak/tükürdüğünü yalamak/burnu sürtülmek/içi içini yemek/gölgede bırakmak/

Ağzından kaçırmak/gözleri dolmak/cebini doldurmak/nabız yoklamak/dişini tırnağına takmak/dili çözülmek/şekerleme yapmak/yürekten gelmek/yağmurdan kaçarken doluya tutulmak/yeşil ışık yakmak/can kulağı ile dinlemek/göz kulak olmak/

Hem resmi hem de resmi olmayan günlük dilde kullanılan bu tarz basit mecazların yanında, karmaşık, hikâye tarzında bir mecaz da bir seminer veya terapi gibi bir konuşmada iyi gider. Meşhur hipnozcu Milton Erickson hikâyeleri olağanüstü etkiler elde etmek için kullandı.

Ücreti nasıl ödeyeceğini düşünerek yanından şaşkınlıkla ayrılan bir müşterisi gizemli bir şekilde probleminin çözülmüş olduğunu gördü. Sır, gayet tabii, Erickson’un bilinçaltına hitap etmesindeydi çünkü orada bilinçli sol beynimizin müdahale edemediği birçok basit problem vardır.

İnsanlar küçük yaşlarda mecazlarla kolayca bağlantı kurabilir çünkü bu entelektüel, soyut bir süreçten ziyade duyularla, görmeniz, işitmeniz, hissetmenizle ilgili bir süreç gerektirir. Özellikle bir insan  veya bir hayvan  gibi birden  çok  duyusu olan

bir mecaz, aksi taktirde oldukça soyut olacak bir görüşü daha kolay hayal edilebilecek veya “resmedilebilecek” bir şeye çevirebilir. Çok-duyulu algılamalar ek bir duygusal etkiye sahip olabilir ve onlar daha iyi hatırlanma eğilimindedirler. “Resmedilebilir” tasvirlerin genellikle hafızanın göze çarpan başarılı bir yerlerinde önemli bir rolü vardır ve iyi seçilmiş mecazlar genellikle en iyi iletişim sonuçlarına varırlar.

Basit bir hikâye farklı seçenekler ve yeni perspektifler oluşturabilirler ve neredeyse dinleyicinin mesajı olmaması kaçınılmazdır. Kullandığınız söz bir mecaz olarak kalır ve böylece kendi kendini tayin eden bir nasihatçi veya problem çözücü konumuna düşmezsiniz. Bundan dolayı, bir şeyler hikâye ettiğinizde aradaki diyalogu kaybetmeniz gerekmez. Aslında, çağrışım ne kadar belirsiz olursa o kadar iyi olur.

Bilinçli halinde zihnimiz çoğu zaman oradaki bağlantıyı belirleyemeyecektir. Bir mecazın “mesajı” doğrudan bilinçaltına ulaşır ve bilinçli bir dirençle karşılaşmaksızın etkisini gösterir. Tuhaf bir şekilde ne hikâye anlatıcı ne de hikâye bununla bir itibar kazanmaz. Problemi olan kişi onu kendi kişisel kavrayış gücü olarak sahiplenir.

Dikkat Çekmek

Dinleyicisi ister bir kişi olsun isterse binlerce kişi, mecazlar dikkat çeker. Her nasılsa zihin doğrudan veya duygularla ilgili dilde  ifade edilen bir hikâye veya anekdota karşı herhangi bir direnç gösteremez. “Karizmatik”, “dinlemesi kolay” ve “eğlenceli” bir konuşmacıyı dinlediğinizde onun mecazları çok fazla kullandığını göreceksiniz.

Ya da sıradan bir ders kitabıyla akıcı bir romanı karşılaştırdığınızda romancının okuyucunun dikkatini nasıl topladığını göreceksiniz. Aslında birincisi muhtemelen daha iyi, daha mantığı oturmuş bir dil ve pek çok derin kavramlardan bahsetmiştir. Fakat diğeri, mecazlarla doludur ve duyumsal dil kullanılmıştır. Bu sebeple etkisi daha büyük olmakta ve hafızada uzun süre kalmaktadır. Ve tekrar söylersek, amaç istediğiniz iletişim sonucunu elde etmektir.

Direnci Kırmak

Bir mecazla mücadele edemezsiniz. O ne sizinle tartışır ne de sizi ikna etmeye uğraşır. Bunun için de itirazla veya direnişle karşılaşmaz. Karşısındaki insanın haberi olmaksızın onun  direncini kırar. Problem çözerken, problemi bir şekilde tasvir edecek bir hikâye anlatabilirsiniz ve problem sahibi olan kişiden hikâyeyi tamamlamasını isteyebilirsiniz. Hikâye veya sembolizmle ilgili olarak “daha derin bir kavrayış” çoğunlukla olur.

Problem sahibinin hayalinde var olan bir cevap sanki hikâye sonunda yüzeye çıkar gibi görünür. Önemli olan, problem sahibinin hem düşünmesi hem de içine doğan herhangi bir kavrayışı sahiplenmesidir ve böylece başarılı bir çözüm için gerekli olan motivasyona sahip olmuş olurlar.

Canlı Hatıralar Oluşturmak

Ne kadar sıklıkla bir konuşmanın, konferansın veya sunumun konusunu bile unuturken yıllar öncesinden bir hikâyeyi veya anekdotu hatırlayabildiğinizi görürsünüz? Mecazlar tüm duyulara geniş bir kullanım alanı verirler, görüntüleri, sesleri ve hisleri hatırlatırlar.

Hayata bir haber getirirler. Soyut ve duyularla ilgili olmayan bir dilden oluşan bir konuşma zihinde aynı şekilde kaydedilmez ve çok daha az etkiye sahiptir. Mecazları kullandığınız zaman, dinleyici oluşturmuş olduğunuz zihinsel resimlerin görüntüleriyle ve sesleriyle tanımlamalar yapar. Mesajı kaydederler ve iletişimi hatırlarlar. Buradaki hüner, mecazı seçmek veya yapılandırmak ve onu uygun bir şekilde iletmektir.

İçebakış ve Derin Kavrayış

Mecazları aynı zamanda güçlü bir kişisel gelişim ve terapi aracı olarak da kullanabilirsiniz. “Diyelim ki ben…?” şeklindeki sorular kendi bilinçaltınızla iletişim kurmanıza yardım eder. Bu birçok yolla olabilir, örneğin, mecaz; bir ağaç, bina, araba gibi bir nesneyi ya da varlığı, çok iyi bilinen bir hikâyenin kahramanı, bir hayvanı, bitkiyi veya herhangi bir şeyi içerebilir.

Bu süreç tarafından ateşlenen sezgiyle ilgili düşünceler, bilinçdışı istek ve değerlerinizi gösterme eğiliminde olacaktır. Böylece mecaz vasıtasıyla sağ beyninize erişebilirsiniz.

Alternatif olarak tabiat yöntemini de kullanabilirsiniz yani yaprak dökümünü, kış uykusuna yatmayı, güneşin doğuşunu veya batışını ya da daha mekanik bir yöntemle bir tren yolculuğunu veya bir barajın inşasını. Aksi taktirde bir hikâye anlatabilirsiniz  ve dinleyici hikâye kahramanıyla kolayca özdeşleşebilir. Hikâyenin bitmesi gerekmez veya gizemli bir şekilde bitebilir.

Bir çözüm bulmanız veya bir cevap vermeniz gerekmez. Güç, mecazın diğer insanlarda uyandırdığı çağrışımın altında yatar.

Benzer şekilde, diğer insanın kullanmış olduğu mecazı, daha önceki ordu örneğimizde olduğu gibi, tek bir kelime dahi olmuş olsa geliştirebilirsiniz özel bir ilgiyi yansıtan bir mecazı adapte ederek de diyalogu geliştirebilirseniz. Zaten belirtmiş olduğumuz gibi,  bir  mecazı  uygulamanız  gerekmiyor. 

Yahut  herhangi bir “çözüm” önermeniz de gerekmiyor. Bireyin bilinçaltı onun kendi yorumunu ve uygulamasını yapar, herhangi bir çözümü “sahiplenir” veya gerekli herhangi bir soruyu ortaya atar. Bir kişinin kendi mecazını kullanmak, onların davranışlarını örnek almak gibi bir etki uyandırır (Bakınız, 5. gün). Bu diyalogun inşa edilmesini sağlar ve kolay kolay halledilemiyor gibi görünen sorunları çözmenize yardım eder.^”

Problemleri Belirlemek

Karmaşık bir mecaz, konuşmacı çözüm bulmaya çalışmıyor bile olsa hatta problemin farkında bile olmasa yine de birçok  problemi çözebilir. Örneğin, bugün bir iş problemine değinile- bilir, birkaç gün sonra aileyle ilgili bir şeyler konusunda zihinde bir ışık yakabilir veya kişisel bir konuda yardımcı olabilir. Mecaz sizin kendi kaynaklarınızdan çıkıp gelmektedir ve sizin problemlerinize hitap eder.

Bu yüzden sizin harekete geçirici, zengin anlayışınızı sınırlamaz. Bundan daha fazlası çoğunlukla olmaz çünkü o mecaz problemi çözmekten ziyade onu belirlememiz konusunda bize yardım eder. Gerçek problemle karşılaştığınız anda, çözüm hemen ardından onu takip eder. Bir gruba hitap ettiğinizde tek bir mecaz kullanmanız buna örnek olarak verilebilir.

Farklı anlama şekilleri, insanlar ve onların ilgileri farklı olduğu halde aynı anda bir grubun değişik problemlerini çözebilirler. İletişimcinin yani hikâye anlatıcısının güzel konuşma yeteneğinden ziyade, mecazın yorumu ve kendi kendine uygulanabilirliği “Evet, şu anda problemi görebiliyorum.” büyük buluşunu ortaya çıkarır.

Örneğin, yazarlar bir zaman bir organizasyonda çalışmışlardı ve aşırı kalabalık yüzünden rahatsız olmuşlardı. Her şey karmakarışık geçmişti ve başarısı sebebiyle sevinmiş bile olsalar ileriye dönük hiçbir planları yoktu. Şirketin bölümleri parçalanmış ve karışmış görülüyordu. Herhangi bir açıklama yapmaksızın Beryl kendisine verilen bir bitkinin hikâyesini anlattı.

Saksısı ona küçük gelecek kadar çok büyümüştü ve çok kötü bir şekilde beslenmeye ihtiyacı vardı. Her yeri kaplıyordu ve bulunduğu yerlerde buruş buruş olmaya başlamıştı. O, bitkinin hayatından ve sağlığından emin olmak için ne yapacağını bilmiyordu. Bir gün sonra geri dönen katılımcılara ne yapabileceğini sordu ve hikâye mutlu sonla bitti.

Katılımcılar birçok farklı sonuca ulaşabilirler. Çok basit bir hikâye bilimdışı bir seviyede onları açıkça birbirine bağlayabilir. Katılımcılar tarafından anlatılan hikâyeler, şirketin gelişimi için oldukça yaratıcı bazı önerilere ve içinde bulunulan problemlerin çözümüne sebep olabilir. Daha önceki şirketin hali ile ilgili herhangi bir tartışmaya eşlik eden moral seviyesinin düşüklüğü

tamamen ortadan kaldırılmış olur. Dahası, danışmanlardan  ziyade şirket yöneticileri bir çare buldukları için ortaya çıkan çözümü de sahiplenirler.

Duyguları Ortaya Çıkarmak

Hisleri, duyguları da içine alan duyulara eriştikleri için mecazlar duyuları ortaya çıkarabilirler. Uygun ve hisli bir şekilde söylenen kısa hikâye mecazi olmayan en iyi bir düzyazı ya da vaazın yapamayacağı şekilde, gözyaşlarına veya kahkahalara sebep olabilir ve duygu motivasyon demektir. Genellikle satın almak, değiştirmek, hareket etmek gibi kararların temelini oluştururlar. Başarılı bir iletişimde üzerinde karara varılan kısım hayali işgal eder ve kafadan ziyade kalbe hoş görünür.

Mecazi İkazlar

İnsanlar, tuğla, ağaç, arslan gibi mecaz olarak kullanabildiğimiz kelimelerin genel anlamlarını kolayca anlayabilirler. Fakat bize özel olan anlamlar çok farklı olabilir. Örneğin yabani bir hayvan bazı insanlar için aşk objesi olarak algılanırken bazı insanlar için de nefret, korku ve bu gibi duyguları sembolize eder.

Eğer “John bir arslandır.” demişsek bu John’u düşünme şeklimizin arslanı düşünme şeklimize bağlı olduğunu gösterir. Daha önce de gördüğümüz gibi, mecaz karşımızdaki  insanın bilinç dışı kaynaklarından bir şeyleri ustaca çekebilme eğiliminde olacaktır. Fakat sonucun tam olarak sizin istediğiniz şeye, elde etmek istediğiniz sonuca uyması gerekmiyor. Herhangi bir mecazın karşısındaki insan üzerinde nasıl bir çağrışım yapacağı konusunda hiçbir fikriniz yok.

Bununla birlikte, mecaz ile bazen bir yön belirleyebilirsiniz. Yönelinen taraf, dinleyicinin kendine özel yorumu  ve yaratıcılığına dayanmaktadır. Bu yüzden, yön vermek için bir mecaz seçtiğinizde ve onu sunduğunuzda, karşınızdaki insan hakkında ne kadar çok bilginiz olursa o kadar iyi olur. Mecaz seçiminiz ne kadar iyi olursa, onların algı haritalarına o kadar uygun olacaktır ve istediğiniz sonuca ulaşmanız da aynı paralelde mümkün olacaktır. Örneğin ikna etmek  ve  etkilemek konularında.

Mecaz, genellikle bir sonuç verecektir. Olayın tekrar tasarlanmasına veya değişmesine sebep olacaktır. Fakat bu sizin istediğiniz sonuç olmayabilir. İyi bir iletişimci, başkalarının bilinç- dışı zihinsel süreçlerinin keyfi bir sonucunu değil, kendi istediği, arzu ettiği bir sonucu elde eder.

Mecazı, maksatlı bir iletişimi yükseltmek için kullandığınız zaman (bilgilendirmek, ikaz etmek, motive etmek vs.) o kişiye ve sorgulanan probleme en iyi şekilde hitap edebilecek olan mecazı seçmeniz gerekir. Bunun için o kişinin duyumsal tercihleri, değerleri gibi düşünme özelliklerinin ve “meta programlarının” bilgisine erişeceksiniz, (bakınız 6. gün.)

Bundan dolayı, hüner mecazın ne çok açık veya  relaistik olmasıdır ne de iletmek istediğiniz düşünceyle çok zor bağlantı kurulabilecek bir şey olmasıdır. Öncelikle, ortadaki konuyla, problemle veya anlatmak istediğiniz kavramla ilgili mecazın dolaylı ve yarı çağrışımları da dahil muhtemel çağrışımlarını kontrol edin.

Onu basit tutun ve uygun bir şekilde iletin. Hikâyeyi hissedin ve karşınızdaki insanların kafalarında canlandırmalarını istediğiniz şeyleri kendi kafanızda canlandırın. Herhangi bir yetenek gibi bunda da pratik gerekmektedir. Günlük konuşmalarınıza da bilinçli bir şekilde mecazlar seçerek ve kullanarak başlayın.

Sonra yavaş yavaş, daha açık seçik ve hayal dünyasına daha yakın bir iletişim alışkanlığı kazanmak için onun kullanım sahasını genişletin. İşe yarayanları daha da geliştirirken işe yaramayanları çıkarın. Onlardan seçim yapabileceğiniz neredeyse sonsuz çeşitlilikte mecaza sahipsiniz. Kendinize ait olanları oluşturmaya başlayın veya popüler mecazları farklı, sürpriz bir bağlamda kullanın.

Bir ikaz: Çok fazla hararetli davranarak bir satışı kaybeden satış elemanı gibi aradaki diyalogtan daha fazla kendi kendinize konuşmayın. Çok fazla detaya girerek (aynen sulu boya resim gibi) iletişiminizi mahvedebilirsiniz. Çok fazla konuşmayın ve teknik doğruluktan ziyade gerçeği algılama konusunda başarılı olmaya çalışın.

Aynı zamanda, mecazlarınızı karşınızdaki kişi veya içinde bulunulan konteksle eşleştirmeyi unutmayın. Akşam yemeğinden sonra yapılan bir konuşmada işe yarayan bir şey özel ve birebir yapılan bir görüşmede işe yaramayabilir.

Tamamen yabancı olduğunuz bir insan üzerinde etki uyandıran bir şey çok iyi tanıdığınız bir insanda işe yaramayabilir. Bir sporcuyu etkileyen bir şey bir kitap kurdunu etkilemeyebilir. Bazı insanlara mecazınızla ilgili küçük bir ima yeterken bazen de anlattığınız  şeyi bütün çıplaklığıyla ortaya koymanız gerekebilir.

Son olarak, klişelere dikkat edin. Şüphesiz, günlük dile geçmeden önce bir toplantıda “Elim kolum bağlı.” gibi mecazi bir ifade kullanmış olan insanlar avantajlarını kaybederler. Bir zamanlar güçlü olmuş olan mecazların basmakalıp versiyonları artık pek fazla bir şey ifade etmiyor ve çok meşhur olan bir mecaz da kişinin bilinçaltındaki çağrışımlar vasıtasıyla kendine ait

olacak anlamı yakalamasına yardım etmeyecektir. Bu yüzden, mecazları yaratıcı bir şekilde seç ve kullan. Parlak, canlı ve hatta garip olanlar neredeyse tamamen hayal dünyasını zapt ederler.

Karmaşık Bir Mecaz Meydana Getirmek

Mecazları herkes kullanabildiğinden bu konuda eğitim almanız gerekmiyor. Bununla birlikte, uygun, karmaşık bir mecaz meydana getirebilmek için, size yardımcı olabilecek bazı temel kurallar vardır. Öncelikli olarak durumu düşünmeniz gerekir. Şunların listesini yapın:

^   Unsurlar

Unsurlar arasındaki ilişki

O andaki problem veya durum

Bu durumun duyguları ve diğer etkileri

Bunlar size “hikâyenin konusunu verir.” Daha sonra şunların listesini yapın:

Durumu değiştirebilecek veya çözebilecek sebepler ve bazı muhtemel seçenekler

Seçme yöntemleri ve/veya çözümlerin uygulanması

Yoldayken faydalı dersler ve/veya başarıyı destekleyecek yararlı inançlar

Gelecek için iyi sonuçlar ve ihtimaller Bunlar hedeflenen çözüm ihtimalini sunarlar.

Daha sonra bu faktörleri, aynı probleme paralel olabilecek farklı durumlara aktarın. Bağlantıyı çok açık yapmayın ki bilinçli bir çağrışım oluşturabilsin. Aynı zamanda onu problemden veya konudan çok da uzak tutmayın ki yaratıcı çağrışımların önünü kesmiş olmayın. Mantığınıza dayalı kabiliyetlerinizden ziyade sezgilerinize dayananları kullanın ve değişik fikirler ortaya çıkarmak için yaratıcı zihninize güvenin.

Bu, listenizi yaptığınız zaman gerçekleşebilir. Alternatif olarak değişik fikirler aklınıza bir “kuluçka” döneminden sonra gelebilir, yani sabra ihtiyacınız olabilir. Mecazlar, ne mantığa dayalı problem çözme hikmetine uyar ne de onları meydana getirme yöntemiyle bağlantılıdır. Mecazlar seçildiğinde kurallar uygulanamaz.


Direnç, iletişimci üzerine bir yorumdur ve yetersiz örnek olmanın bir işareti olabilir.


Mesajımız alınmadığında veya umduğumuz şekilde tepki göremediğimizde karşımızdaki insanı sorumlu tutma eğilimindeyizdir. Bugünün sözü (varsayımı) iletişimdeki sorumluluğu iletişimciye yüklemektedir.

Basit bir eşleştirmenin bile diyalog kurmaya ne kadar yardımcı olabildiğini ve daha iyi bir iletişime sebep olduğunu görmüştük. Bir konuşma esnasında, özellikle duygularımız ön plana  çıktığında karşımızdaki insanı örnek almayı ve eşleştirme vasıtasıyla diyalogu sürdürmeyi kolayca unutabiliriz. Örnek alma yöntemiyle diyalogu gerçekleştirme ve sürdürme sıkıntısına katlanın.

Karşınızdaki insan daha iyi dinleme, daha iyi cevap verme ve daha fazla işbirliği eğiliminde olacaktır. Aksi  taktirde, bir tartışmada galip gelmiş olabilirsiniz fakat gerçekleştirmek istediğiniz iletişim sonucunu elde edemezsiniz. Dirençle karşılaştığınız zaman, güçlü bir iddia veya daha yüksek bir mesaj kullanmak yerine, bunu, daha iyi bir iletişim ve daha fazla örnek alma yoluna gitmeniz için bir sinyal olarak değerlendirin.

Günün Uygulamaları

En son karşılaştığınız problemi düşünün. Sonra, yeteneklerinizi test etmek için onu örneklendirecek doğal bir mecaz düşünün. Karşınızda seçim yapmanız için tüm bir  tabiat  uzanmaktadır! Eğer yardımcı olacaksa, at, bülbül, ceylan gibi bir sırayla gitmek için alfabeyle çalışın.

Şimdi, probleminiz ile mecazınız ve mecazınız ile probleminiz / arasında bağlantılar kurun. Ve düşüncelerinizi rahat bırakın. Bu alıştırmadan sonra probleminiz hakkında neler hissettiğinize dikkat edin ve şimdi bir şeyleri değiştirmek için neler yapabileceğinizi düşünün.

Sizi tarif eden bir mecaz düşünün. Eğer bir şekilde değişmek isterseniz, “yeni” sizi, hangi mecaz tanımlayabilir? Mecazın size gerekli değişiklikleri yapmak konusunda nasıl yardım edebileceğini düşünün.

Günlük konuşmalarınızda mecazlar kullanın. Bir iş arkadaşınızı veya patronunuzu hakkında ikna etmeye çalıştığınız bir şey veya çıkmaza giren kişisel bir ilişkiniz gibi pek iyi iletişim kuramadığınız herhangi bir şey üzerinde bir süre düşünün. Mecazlar bulun ve onları bu konulara uygulayın. Bakış açınızın nasıl değiştiğine ve ilgili insanla bir daha ki sefere görüştüğünüzde kullanabileceğiniz düşüncelere dikkat edin.

Elbette, değişim sizinle başlar fakat hemen sonra problem oluştuğunu düşündüğünüz insanları da etkileyecektir, iletişiminize yardım edebilecek olan  mecazı, sorunu basitleştirmek veya sizin durumunuza uygulanabilecek benzer mecazları fazlasıyla incelemek gibi çok farklı şekillerde kontrol edebilirsiniz.

Kaynak21 Günde NLP – Harry Alder


Seninde bize katılmanı isteriz. Sende BU FORMU eksiksiz doldurarak bize katılıp, yazarlar kadromuzda yer alabilirsin.

Kültür, Sanat ve Araştırma Bloku.

Döküntü Net

21 Günde NLP / 11.Gün

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön