21 Günde NLP / 19.Gün

19. GÜN

Hisleriniz Konusunda Uzmanlaşmak Bu ünitenin içerdiği konular:

  • Uyarıcı Unsurları Anlamak
  • Doğru Ruh Halini Yakalamak
  • Güçlü Bir Uyarıcı Oluşturmak

İstediğiniz ruh haline geçebilme yeteneğiniz olduğunu hayal  edin. Yağmurlu bir günde neşeli halinizi koruduğunuzda, bir iş arkadaşınız veya ailenin fertlerinden birisiyle ilgilenirken sakin kalabildiğinizde nişlerinizi kontrol edebilme yeteneğinin değerini anlayacaksınız. NLP’nin uyarıcı teknikleri her ne zaman ihtiyacınız olsa güçlü bir ruh haline geçebilmenizi mümkün kılar.

Uyarıcı Unsurları Anlamak

NLP’de uyarıcı unsurlardan kastedilen: “Özel bir psikolojik veya duygusal ruh halini veya davranışı başlatan şeydir.” Uyarıcı, görme, işitme, his, tat ve kokuyu kapsayabilir.

İstemimiz Dışında Gerçekleşen Uyarılar

Örneğin, bir melodi sizi o anda çok zengin hatıralara ve onlarla bağlantısı olan güzel duygulara götürebilir. Aynı şey bir kişinin adında, yüzünde, bir şehirde, kıyafetin bir ayrıntısında, bir odada veya binada, bir renkte de görülebilir. Elbette bunlar istemimiz dışında veya hükmen gerçekleşir. Bir kısmı bize güç verirken bir kısmı da bizi zayıflatır.

Bazı uyarıcılar bizi motive ederken bazıları da fobi tarzında tepkilere sebep olabilir. Daha da kötüsü, acı hayat tecrübeleri sebebiyle yeni istenmeyen uyarıcılar anlaşılmadan hemen kendi kendilerini kabul ettirirler. Farkına varmaksızın, hayatımızın çoğunu köle gibi uyarıcılara tepki vererek harcarız.

Tasarlanan Uyarıcılar

Uyarıcılar, kurtulmak istediğimiz birçok alışkanlığı başlatırlar. Bunun için hepimiz sadece sürecin çok iyi olduğunu biliriz. Fakat NLP ile uyarıcıları düşünerek ve amaçlı bir şekilde  kullanabilirsiniz. Kazara olmaktan ziyade planlayarak ruh hallerinizi yaşamaya başlayabilirsiniz. Kendilerinden kurtulmak istediklerinizin yerine bunları koyabilirsiniz. Birçok uyarıcıyı bilinçdışı seviyesinde “öğreniriz.” Fakat onları bilinçli bir şekilde değiştirebilirsiniz ve istenmeyenlerin yerine güçlü tasarlanan uyarıcıları geçirebilirsiniz.

Parmaklarınızı birbirine geçirerek düşünülerek yapılan (tasarlanan) uyarıcıya basit bir örnek oluşturabilirsiniz. Bu olayda basit bir kinaestetik (dokunma duygusuyla ilgili) davranış bazı insanlar için ümit ve optimizm hallerine yol açıyor olabilir. Diğer birçokları için bu ve diğer basmakalıp uyarıcılar uzun süredir etkisini kaybetmiştir. Fakat bu tarz metotlar hâlâ ruh halimiz üzerinde olağanüstü ve geçici değişiklikler yapabilirler.

Fobilerle İlgili Uyarıcılar

Fobilerle ilgili reaksiyonları başlatan bir uyarıcı aynı zamanda uyarıcının etkililiğini de gösterir. Örneğin, bir örümcek görmek, bir binanın tepesinden aşağıya bakmak veya uçak motorunun gürlemesi. Gayet tabii, fobiler negatif uyarıcıları örneklendirir. Fakat, uyarıcıların hem yararlı hem de pek yararlı olmayan sonuçları vardır. İster isteminiz dışında gerçekleşsin ister onu kontrol edin sizin lehinize aynı sistem uygulanır.

Fobiler uyarıcıların gücünü gösterir. Eğer herhangi bir fobi rahatsızlığınız varsa uyarıcıları ne kadar mükemmel bir şekilde kullandığınızı kanıtlamış olursunuz. Sadece onların yerine daha faydalı olanları koymanız gerekir.

Uyarıcıların Kaynağı

Her uyarıcının kendi kaynağı, kökeni vardır. Birçok psikolojik yaklaşım uzak hatıraları gün yüzüne çıkarmayı ve  sebep/sonuçları araştırmayı da kapsar. Fakat NLP’ye göre bu tarz kaynaklar pek önemli değildir. Bazı durumlarda sürecin nasıl başladığını takip edemeyebilirsiniz. Ve, hatta bunu yapsanız bile, negatif de olsa gerçek deneyimi silmek istemeyebilirsiniz. O, şüphesiz ondan bir şeyler öğrendiğiniz bir kaynaktır ve sizin bir parçanızı oluşturur.

Bununla birlikte, şimdi kaynakları ne olursa olsun hoşlanmadığınız ve size zarar veren otomatik davranışlarınızı belirleyebilir ve değiştirebilirsiniz. Şimdiki zamanı ayıklarsanız, geçmiş kendi kendine çeki düzen verecektir. Geçmişteki bazı olayların ve bağlantıların negatif sonuçları üzerinde kontrol sağlayabilirsiniz onların kökenini bulup çıkarmakla pek de ilgilenmeyebilirsiniz. En azından, alışkanlık haline gelen,  içgüdüsel bazı davranışlarınızı veya hallerinizi değiştirmeyi seçebilirsiniz.

Doğru Ruh Halini Yakalamak

Genellikle reflekslerimiz uyarıcılarla ilgilidir (bir uyarıcıya tepki vermeye şartlanan Pavlov’un köpekleri gibi). Bir alarm sesî veya trafikte kırmızı ışığın yanması gibi günlük hayatımızdaki bazı uyarıcılar bu tarz otomatik davranışlara sebep olur. Fakat diğerleri hissetme tarzımızı değiştirir ve en önemlisi de yaptığımız şeylerde duygularımızın rolünün olduğunu bilmemizdir. 1. gün tarif edilen NLP modelinden, davranışlarımızın zihinde başladığını ve  hislerimize,  değerlerimize  vs.  dayandığını hatırlayacaksınız.

14. günkü nörolojik aşamalardan da düşünme tarzınızı değiştirmenin davranış aşamasında bir değişiklik yapmaktan çok daha etkili olduğunu hatırlayacaksınız. 2. günde geliştirmiş olduğunuz iyi tasarlanmış sonuçlara ulaşmak için şimdi de sizi güvenli, motivasyonu iyi bir ruh haline sokacak olan uyarıcıları kullanabilirsiniz. Ve hedef gerçekleştirici davranış bunu takip edecektir…

Bu, kişisel gelişim için paha biçilemez bir ilerleme sağlar. Çoğu kez ruh haliniz, başarı ve başarısızlık, kazanmak ve kaybetmek arasında gelip gitmelere sebep olur. Bazen doğru olduğunu hissetmediğiniz için çok değerli bir aktiviteye başlayamayacaksınız. Veya, tam tersine, negatif ve istikrarsız duygular sebebiyle bir işi mahvedebilirsiniz veya bir diyalog fırsatını kaçırabilirsiniz.

Bir zaman sonra ruh haliniz sağlığınızı bile etkileyebilir. 7. günde, alt duyuları değiştirerek ruh halinizi nasıl değiştirebileceğinizi öğrenmiştiniz. Uyarıcı tekniği bir ruh halini derhal hatırlamanızı sağlar ve bundan dolayı birçok önemli uygulamaları vardır.

Örneğin, güne güven dolu, enerjik ve optimistik hislerle başlayabilmiş olsanız neler olur? Ya bir görüşmeye sakin ve oldukça kendinize güvenli bir şekilde katılsanız? Ya bu görüşme yerine kişisel kontrolünüzden ve öz saygınızdan endişe ederek yürürseniz? NLP uyarıcı yetenekleri, sadece nerede ve ne zaman ihtiyacınız olursa orada doğru ruh haline sahip olmanızı mümkün kılar. Sadece kontrolünüzü korumanızı sağlamaz aynı zamanda yapmak istediğiniz herhangi bir aktivite veya elde etmek istediğiniz bir sonuç için en uygun ruh halini seçebilmenizi sağlar.

Uyarıcıların değeri, onların ruh haliniz üzerindeki ani etkisinde saklıdır. Her gün yaşadığımız istikrarsız, istenmeyen duygular sık sık bizi hedeflerimizden alıkoyar. Bu günden güne ve hatta andan ana değişen duyguların çoğu, sebepsiz yere oluyormuş gibi görünür. Bazı durumlarda bu, zihnimizi yapılan şeye çok hızlı bağlayan eski çağlardan kalma vur-kaç tepkilerinin sonucu olabilir.

Acil bir durumda arabanızı aniden durdurmak zorunda kaldığınızda kalbiniz atmaya, adrenaliniz yükselmeye başlar, yani fiziksel bulgular hemen kendilerini gösterirler. Vücudunuzun size söylediği şeyi duygusal olarak hissetmekten başka seçeneğiniz yokmuş gibi görülür. Önemli bir rahatsızlık belirtisi olmaksızın birkaç dakika içerisinde normal halinize dönmeniz ne büyük şanstır. Hayatınızı otomatik olarak devam ettirme sisteminize yardımlarından dolayı minnet borçlu olmalısınız.

Bununla birlikte, işte veya sosyal bir durumda, diyaloga ve aradaki bağlara zaten zarar vermiş olabilirsiniz. Bazı durumlarda, içimizdeki benlik veya zararsız küçük olaylar bizde “kırmızı” görmüş boğa etkisi yapar. Oysa hayvani tepkilerden daha iyi bir şeylere ihtiyacımız var. Doğru zamanlarda çağırabileceğimiz doğru ruh hallerimiz olmalı. Uyarıcılar bize bu konuda gereken tekniği sağlarlar.

Güçlü Bir Uyarıcı Oluşturmak

Şimdi de farklı uyarıcı çeşitlerini ve onları nasıl oluşturabileceğimizi daha detaylı inceleyelim. İlk olarak, hangi ruh halinin uyarılması gerektiğini ve bunların nasıl ortaya çıkarılacağını bilmeniz gerekir. Birçok farklı olayda kullanabileceğiniz özel ruh hallerini uyarabilirsiniz.

Örneğin birçok insan için “güven halinin” birçok uygulama alanı vardır. Bir  uyarıcı oluşturmak için, istediğiniz hal ile, mesela güven, ilgili gerçek  bir  deneyimi  hatırlamanız  gerekir.  O  hal  ve  sizin onu hatırlamanız ne kadar güçlü ve canlı olursa, uyarıcı da o kadar etkili olur.

Bundan dolayı size güç veren bir ruh hali seçmek uyarma sürecinin en önemli parçasını oluşturur. Aşağıda süreçle ilgili ayrıntılı bir taslak verdik. Bu konuyu bugün ve 20. gün göreceksiniz.

Tam olarak hangi ruh halini istediğinizi kendi kendinize sorun. Genellikle bir veya iki kelime onu tarif etmenize yetecektir (“sakin”, “güvenli” veya “kontrollü” gibi). Fakat bu halden kastettiğiniz şeyden emin olun.

Eğer isterseniz, bu hale hafızanızda hemen onunla bağlantı kurabileceğiniz “gümüş fincan hali”, “Pazar sabahı hali” gibi özel bir ad verebilirsiniz.

7. günde altduyuları değiştirirken yaptığınız gibi bu hali hatırlayın ve canlı bir şekilde tekrar yaşayın. Seçtiğiniz ruh halini hatırlayabilmek için aşağıdaki tarzda yönlendirmeler yapın: “(motive edildiğiniz/sakin kaldığınız/güvenli olduğunuz vs.) gibi onu tamamıyla hissettiğiniz özel bir zamanı hatırlayın.” “Şimdi bu zamana geri döndüğünüz zaman vücudunuzun içine girin, görmüş olduğunuz şeyi görün, işitmiş olduğunuz şeyi işitin ve hissetmiş olduğunuz şeyi hissedin.”

Uygun bir uyarıcı seçin.

Uyarıcıyı kurun (Bu son aşamayı 20. günde de göreceksiniz.)

Eğer başka birisine uyarıcı oluşturması konusunda yardım ediyorsanız onlara sadece verilen bu yöntem vasıtasıyla rehberlik yapabilirsiniz. Aynı zaman kendi ses tonunuzu, kendinize has cesaretlendirme halinizi kullanabilirsiniz ve kişiyi istediği ruh haline sokabilirsiniz. Sonra kişinin deneyimle karşılaştığı zamanı fark etmek için kendi duyu keskinliğinizi kullanın. Deneyim doruk noktasına geldiği zaman bir sinyal isteyebilirsiniz.

Hafıza Kaynaklarını Kullanmak

Eğer kişi yeterince güçlü bir hal yaşayamamışsa, onu uygularken farklı bir zamanı düşünmelerini ve sırasıyla aynı metodu kullanmalarını önerebilirsiniz. Gerçek olaylar veya hafızanın  içeriği ile ilgilenmeniz gerekmediğini kendi kendinize hatırlatın. Sadece hayatınızın farklı bağlamlarında çok iyi bir şekilde gerçekleşmiş olabilecek olan ruh halini hatırlayın.

Belki bir kere okuldaki spor faaliyetlerinde sürat koşusunu kazanmışlardır veya patronlarından çok az görülen bir iltifat almışlardır. Bu tarz hatıralar başkaları için önemsiz görülebilir fakat ilgili olan birey için pozitif anlamları ve duyguları içeriyor olacaklardır.

Özellikle hissetmiş olduğunuz duygular açısından onu tekrar yaşayabilmeyi başarırsanız bu tarz bir hatıra yeterli olacaktır. Son zamanlara ait hatıralar daha kolay gün yüzüne çıkabilir fakat bazen yıllar öncesine ait canlı bir hatıranın daha etkili olduğunu göreceksiniz. Eğer bu hali sadece bir veya iki kere yaşamışsanız şansınız daha az olacak fakat teknik hâlâ işe yarayacak. İzole edilmiş hafıza kaynakları pek de değersiz sayılmaz. Bunun için onları ortaya çıkarmanın yollarını araştırma ve onları kişisel zenginlikleriniz olarak görün.

Bağlamları Değiştirmek

Ruh halinizi farklı bağlamlarda düşünün. Bazı insanların takıntılarının hepsi iş ortamına aittir. Evlerinde veya küçük sosyal grupları içerisinde sorgulanmakta olan ruh halleriyle  ilgili herhangi bir sıkıntıları yoktur veya tam tersi de olabilir.

Bir kimse hafızasının iyi olmadığını düşünebilir veya uygun olan hatıralarını çekip çıkaramayabilir. Fakat doğal yeteneklerinin  veya güvenlerinin olduğu diğer bazı bağlamlarda birçok uygun hatıra bulabilirler. Bu durumda ruh hali, çok zekice bir yetenek olmamakla birlikte gerekli kaynakları şekillendirir.

Örneğin, iş görüşmelerinde karşılaşabileceğiniz bir ruh halini uyandırmak isteyebilirsiniz. Bu durumda, hafta sonunda  yaptığınız sosyal bir aktivite veya hoşlandığınız bir spor veya ak- tivite ve hatta çocukken yapmış olduğunuz bir şey gibi gerçekten onu yaparken kendinize güvendiğiniz bir bağlam, bir hatıra seçmeniz gerekir. Uyarmak vasıtasıyla bu ruh halini ele geçirebilirsiniz ve her ne zaman isterseniz onu kullanabilirsiniz.

Şunu da belirtelim ki, mesela belli bir spor alanında kendinize müthiş güveniyorsunuz fakat önemli bir konuşmayı da paniğe kapılmaksızın yapabilmeniz gerekir. Sahip olduğunuz tüm iç kaynakları kullanabilirsiniz. Onlara kullanışlı hazineleriniz olarak bakın ve onları istediğiniz sonuçları gerçekleştirmenize yardım etmeleri için kullanın.

Her birimiz hem pozitif hem negatif ruh hallerinden oluşan çok zengin hatıra depolarına sahibiz. Hatıralarınızın “coşkun” olanlarından  bir  liste  oluşturun  ve  bunlar  arasındaki yaşamış

olduğunuz güçlü ve sizi belli bir noktaya getiren ruh hallerinin oranını düşünün. Gelecekte ihtiyacınız olabilecek olanları canlı bir şekilde ve tüm ayrıntılarıyla hatırlayabilmek için biraz zaman harcayın.

Diğer İnsanların Güçlü Kaynaklarını Ödünç Almak

Hiç güçlü ve sizi üstün kılmış olan hatıranız olmasa bile hâlâ  güçlü ve size yetki verecek ruh halleri  oluşturabilirsiniz. Hepimizin doğal olarak aynen davranışlar gibi ruh hallerimizi de hayal edebilme yeteneği vardır. Aslında, diğer bir kişiyle empati kurduğumuz zaman bunu hep yaparız (“Neler hissettiğinizi hayal edebiliyorum.”) Bu sebeple, eğer “kendine güvenli”, “sakin” veya başka bir ruh hali içerisinde bulunmuş olsanız neler hissedeceğinizi sorgulayabilirsiniz.

Bu durumda, tanıdığınız birisini, tarihi bir şahsiyeti veya bir filimde veya kitapta gördüğünüz özel bir duyguda mükemmel olan veya sizin istediğiniz bir şeyi yapan bir karakteri kullanabilirsiniz. Hayal dünyaları güçlü olan insanlar etkileyici bir kişisel performansa sahip olmamalarına rağmen çok önemli değişikliklere sebep olabilirler. Çocuklar gibi hepimiz zengin bir hayal dünyasından etkileniriz. Birçok durumda bu kaynaklar, gizli kalmıştır ve bir parça cesaretlendirmeye tekrar tutuşmaya hazırdırlar.

Bu tarzdaki değişik tekniklerle birlikte, rahat olduğunuz hallerde, beyninizin düşük “alfa” konumunda olduğu zamanlarda genellikle daha iyisini yapacaksınız. Benzer şekilden başka birisine yardım ettiğiniz zaman, önce o kişiyi rahatlatmaya çalışın ve zaten öğrenmiş olduğunuz yöntemlerle diyalog kurun.

Bir Uyarıcı Seçmek

Görsel, işitsel ve kinaestetik uyarıcılar seçebilirsiniz ve duyularla ilgili diğer algılarla beraber onları içedönük veya dışadö-nük yapabilirsiniz. Umuyoruz ki 20. günde  göreceğiniz  kurma işlemine geçmeden önce bu fırsatı kendinize ait uygun uyarıcılar seçmek için kullanacaksınız.

Görsel Uyarıcılar

Her gün televizyonlarda, dergilerde, gazetelerde görsel reklamlarla karşılaşıyoruz. Bununla birlikte amaçlı, “dizayn edici” bir uyarıcı durumunda, herhangi bir zamanda görsel uyarıcıya erişebilmiş olmanız gerekir. Süreci kontrol etmeniz lazım. Maalesef yavru kedinizi her zaman yanınızda taşıyamazsınız ya  da muhteşem gün batımı sahneniz her zaman gözlerinizin önünde    olmaz.    Bu    yüzden,    içinizde    bir    görsel uyarıcı

oluşturmalısınız. Bir anda onu zihninizde kolayca canlandırmanız gerekecek. Örneğin, saygı duyduğunuz bir rehberinizi, bir nesneyi veya ikonu veya istediğiniz ruh halini yakalamış olduğunuz bir zaman ve mekandan motive edici bir manzarayı gözlerinizin önüne getirdiğinizi düşünün.

Belki de, tatilde görmüş olduğunuz güzel bir manzara, insana mutluluk veren bir yalnızlık karşısında duymuş olduğunuz sükûnet halini uyandırabilirsiniz. Zihnimizde canlandırdığınız farklı şeyler bizi farklı etkiler. Bu yüzden çok dikkatli seçim yapmamız gerekir. Aynı zamanda içimizde imajı kolaylıkla hatırlayabileceğinizden emin olmalıyız.

Uyarıcılarınızı bütün zamanlara ulaştırmanız gerekir. Çünkü hiçbir zaman yanınızdan ayırmadığınız bir şeyin bir parçasını oluşturmadıkça dış imajlar tasarladığınız şeye uymayabilir. Örneğin bir golf oyuncusu için toptaki veya ayakkabısındaki bir işaret uyarıcı olabilir. Bu durumda, görsel uyarıcı her zaman etkilemek istediğiniz davranışa eşlik edecektir. Aşağıdaki ipuçlarını okuduktan sonra, uygun görsel uyarıcıyı kolaylıkla seçebileceksiniz.

Yukarıdaki sebeplerle, içinizde var olacak olan bir görsel uyarıcıyı daha uygun bulabilirsiniz. İçinizi tamamıyla kontrol altında tutmak, acil bir durumu da kapsayacak şekilde herhangi bir durumdaki ruh haline erişebileceğiniz anlamına gelir ve onu istediğiniz gibi canlı, akılda tutulabilir, duygusal yapabilirsiniz ve o ofisinizin duvarındaki saat kadar kolaylıkla ve gerçekçi bir şekilde görülebilmelidir. Ne zaman o hale hemen erişmek isteyeceğinizi asla bilemezsiniz. Fakat canlı, realist bir iç uyarıcı oluşturmak için biraz pratik yapmak zorunda kalabilirsiniz.

İşitsel Uyarılar

Bir işitsel uyarıcı herhangi bir iç veya dış sese karşılık gelebilir. Özel kelime veya deyimlerle konuşan bir ses onu şekillen- direbilir. “Onu yapabilirsin.”, “Şimdi sakinleş.” Veya “Uzun uzun yürü” gibi. İçte de olsa (iç konuşma) dışta da olsa (sesli konuşma) bu işe yarayabilir. Sadece şundan emin olun:  Herhangi bir uyarıcının zihninizde karışık bağlantıları olmasın ki yanlış sonuçlar ortaya çıkmasın.

Özel bir hal ile bağlantılı, amaçlı, istemizin dahilinde bir uyarıcı kullanırsanız bunun kendi içerisinde anlam çatışmaları olmaz.

Özel bir sesi olan bir müzik, özel kelimeler gibi istediğiniz ruh haliyle bağlantısı olan kendine has, benzersiz bir ses üzerinde karar kılın. Bir söz veya deyim uyandırmak istediğiniz ruh halinin sadece ismi olabilir. Dahası, belki, özel ve motive edici bir ses tonu kullanmak sizin için daha anlamlı ve daha benzersiz olabilir.

Bazen başka bir insanın sesini hayal etmek işe yarayabilir. Özellikle bu kişi sizin kendinizi güvende hissetmenizi, sakinleşmenizi veya istediğiniz herhangi bir ruh haline geçmenizi sağlayan bir kişiye. Bu durumda, uyandıracağı hatıra kadar uyarıcının kendi çağrışımıda size güç verecektir. Sadece uyarıcınızın herhangi bir zamanda “ateşlenmeye” ihtiyacı olabileceğini unutmayın.

Her zaman içinizde yansımalar oluşturabilirsiniz. Dışarıdakiler de, onları kullandığınız zaman aynı ulaşılabilirliğe sahip olmuş olmalıdır. Şimdi göreceğiniz gibi bu kinaestetik uyarıcılara benzemektedir.

Kinaestetik Uyarıcılar

Birçok insan dışarıdan görülebilecek olan kinaestetik uyarıcıları (parmakları birbirine geçirmek gibi) çok güçlü bulur. Bununla birlikte, bunlar size içinizde oluşturacağınız imajlar ve seslerden daha az faaliyet alanı verebilirler.

Duyularınızla ilgili tercihlerinize bağlı olarak, bir hissi, dokunuşu içinizde oluşturmak size pek kolay gelmeyebilir. Herhangi bir olayda, herhangi bir zamanda hemen kullanabileceğiniz bir kinaestetik uyarıcıyı seçmelisiniz. Bu durumda, vücudunuzun her zaman sizinle birlikte olacağına dayanarak dışınızdaki uyarıcıları kullanabilirsiniz.

İçinizde veya dışınızda, dokunma duyusuyla algılanabilen ayrı bir uyarıcıya karar vermelisiniz. Örneğin, bir elin omuzunu-za konulduğunu hissedebilirsiniz (içsel) veya baş parmağınız ve küçük parmağınız ile bir daire oluşturabilirsiniz (dışsal).  “Sükûnet” gibi makro kinaestetik hisleri tercih etmeyin. Dışa dönük, basit bir fiziksel uyarıcı işe yarayacaktır.

Uyarıcı Seçmenin İpuçları

Uygun bir uyarıcı seçerken aşağıdaki ipuçlarını aklınızda tutun:

Sizin için “benzersiz” olan bir uyarıcı ve ortaya çıkarmak istediğiniz bir ruh hali seçin. Daha önce gördüğümüz gibi, en evrensel kinaestetik uyarıcılardan biri olan “parmakların birbirine kenetlenmesi” optimist veya ümitli olma halini gösterir. Bununla birlikte, bunun gibi kültürel olarak klişeleşmiş uyarıcılar yılların eklediği başka anlamlarla şu andaki amacınız için pek de uygun olmayabilir.

Herhangi bir olayda bu tarz uyarıcılar sizi hatırlamak istediğiniz özel bir zaman, mekan veya ruh haline götürmeyecektir. Benzer fakat daha özel bir kinaestetik uyarıcı belki baş parmağınızı ve küçük parmağınızı veya üçüncü parmağınızı birbirine dokundurmak gibi basit bir eylemi içerebilir. Fakat bunun alışkanlıkla yapılmamış olması gerekir. Kendine has ve benzersiz bir  bağlantıyı devam  ettirmek  için  ister  ayağınızı

ister elinizi kullanın fakat özel bir hali, özel bir hareketle yansıtın. Bu konuda “ağzı sıkı” ve “tedbirli” olun. Dostlarınız ve iş arkadaşlarınız onu “ateşleyip” ateşlemediğinizi” fark etmemeli. Yüzdeki bir eğilme ve farklı bir mimik uyarıcı olarak belirlendiğinde ve patron tarafından farkedildiğinde kısaca, kariyerinizin sonu olabilir! Amacınızı aklınızda tutun: Her ne zaman ona ihtiyacınız olsa istediğiniz ruh halini hemen ve fark ettirmeden hatırlamak.

Daha önce bahsettiğimiz parmaklarla yapılan uyarıcılar bunun için çok uygundur. Fakat ayak başparmağını çıtırdatmak (çok daha özel) veya ensenin arkasını kaşımak gibi davranışları alışkanlık olarak yapmamalısınız. Herhangi bir iç uyarıcı da bu tarz gizli olması gereken uyarıcılara fazlasıyla uyar.

Ağır bir yüzük takmak veya chaikovsky uvertüründen yüksek sesle bir parça çalmak dikkat çekebilir veya bir müşterinin ofisinde film halindeki bir fotoğrafı çekmek ve koklamak her zaman sizi baskıyla karşılaştırır. Fakat içinizdeki bir şeyler belirli bir durumda kalır. Bununla birlikte, uyarıcı ne kadar tuhaf olursa,  olması gereken gizliliği o kadar koruyabilirsiniz.

& Eğer mümkünse, uyarıcının kendi içerisinde güçlü bir “anlamı” olmalıdır. Böylece insanların görselleştirdiği örnekler kendi kendilerine size güç verirler veya nesneler ya da imajlar zaten güç verici bir anlama sahiptirler. Küçük parmağınız ile başparmağınızdan bir daire oluşturmak gibi sinirsel uyarıcılar olarak başlayan şeyler sonradan sizin için anlamlı olmaya başlayacaktır. Fakat en azından başlangıçta güçlü bir anlamı olan uyarıcı ilaveten ekstra bir etki daha oluşturur.

& Uyarıcınızı “taşınabilir” kılın. İstediğiniz ruh halini ortaya çıkarması gereken herhangi bir olayda uyarıcıyı ateşleyebilir misiniz? Bazı dış uyarıcılar bu test ile karşılaşmayacaktır.

& Uyarıcınız “sürekli” olsun. Gelip geçici uyarıcıları seçmekten kaçının. Bir kere putlaştırdığınız bir kimse birden çamura saplanabilir. Bu değişim anlamına gelir.

Şimdi bir uyarıcının nasıl seçileceğini biliyorsunuz. 20. günde onun nasıl kurulacağını ve ruh halinizi değiştirmek istediğiniz zaman nasıl ateşleneceğini göreceksiniz.


En esnek olabilen kişi sistemi kontrol edecektir.


Bu “kanun” mühendislik sistemlerinde kabul görmüştü ve NLP onu bugünün sözü şeklinde kişiler arası iletişim alanına taşıdı. Tekrar  belirtecek  olursak  bu  söz Dört  Aşamalı Başarı Modelini

(bakınız 2. gün) yansıtır ve istediğiniz sonucu elde edene kadar bir şeyi farklı şekillerde denemenin ve eğer gerekiyorsa onu tekrar etmenin gerekliliğini gösterir. “Eğer yaptığınız şey işe _ yaramıyorsa, başka bir şey yapın.” sözü de aynı mesajı verir. Bu genellikle davranışı değiştirmeksizin tekrar tekrar bir şeyin denenmesi durumunda ortaya çıkan çaba israfına dikkat çeker.

Ve bu, görüşme veya röportaj gibi iletişimlerin esnek bir havada yapılması durumunda ortaya çıkabilecek açık avantajların altını çizer. Elbette sistemi kontrol etmek, sonucu kontrol etmek ve bizi başarıya ulaştırmak anlamına gelir. Aslında NLP içerisinde insanlar arasında karşılıklı uygulanabilmesine rağmen, bu söz doğrusu organizasyonlar için de geçerlidir ve esnek olmamanın ekonomik dezavantajlarını gösterir.

Günün Uygulamaları

Bugünün sözünü ezberleyin ve kişisel kaynaklarınızın listesini çıkarın. Geçmişteki her başarınızın, güçlü ruh hallerinizin her birinin, öğrenmiş olduğunuz her şeyin ondan şu anda ve gelecekte faydalanabileceğiniz bir kaynak oluşturduğunu unutmayın.

Üzerine değişimi bina edebileceğiniz (uyarıcılar konusunda) güçlü hatıralarınızı hatırlamak konusunda biraz zaman harcayın. Bu, düşüncelerinizi artık daha geniş kullanabilme yeteneğinizi arttıracaktır, düşünmek istediğiniz şeyleri düşünmenizi ve her  şeyi farklı bir ışık altında görmenizi mümkün kılacaktır. Aynı zamanda bununla gerçek kimliğinizi benimseyebileceksiniz. Hayalinizin genişliği tek sınırınızı oluşturacaktır ve biraz pratikle bir çocuk gibi onları yeniden canlandırabilirsiniz.

2.gün oluşturmuş olduğunuz hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olacak olan hafıza kaynaklarınız konusunda karar verin. Buna değinirken, gerekli değişiklikleri yapmak için ihtiyacınız olacak olan şimdiye kadar öğrenmiş olduğunuz farklı teknikleri kontrol edin.

Alt duyuları değiştirme konusunda bazı düzeltmeler yapın (Bakınız 7. gün). Bu yeteneği, daha sonra gelecekte bir şeyi hatırlama konusunda uyarıcı olarak kullanabileceğiniz güçlü hatıralarınızı mükemmelleştirmek için kullanabilirsiniz.

Kaynak21 Günde NLP – Harry Alder


Seninde bize katılmanı isteriz. Sende BU FORMU eksiksiz doldurarak bize katılıp, yazarlar kadromuzda yer alabilirsin.

Kültür, Sanat ve Araştırma Bloku.

Döküntü Net
21 Günde NLP / 19.Gün

21 Günde NLP / 19.Gün” için bir görüş

  1. Geri bildirim: 21 Günde NLP -

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön