21 Günde NLP / 3.Gün

3. GÜN

Gerçekten Ne İstediğinizi Bilmek Bu ünitenin içerdiği konular:

  • Sonuç ekolojisi
    • Bilinçaltının Rolü
    • Elde Ettiğiniz Sonuçları Açıklamak
    • Cartesian (Descartes Tarzı) Sorular
    • Değerler ve Sonuçlar

Şimdi birkaç tane iyi tasarlanmış sonucunuz olmalı. 2. gün uyguladığımız testler “sol beyin” tarzı mantığa sahip olan sağduyulu testlerdi. Bugün elde ettiğiniz sonucunuzu en üst seviyeye çıkarmak için “sağ beyin” tarzı bir şeyler yapacağız,  yani biraz sübjektif düşüneceğiz. (Sağ beyin deyince aklımıza sezgi, hayal Ve bilinçaltımız geliyor.)

Bu “çift yönlü beyin” yaklaşımını kullanarak, hedef gerçekleştirme güçlerinizin tamamına alışılmadık bir şekilde ulaşabilirsiniz. Örneğin, hedef gerçekleştirme sırlarından biri olan değerlerinizle oluşturduğunuz hedefleri nasıl sıraya koyacağınızı öğreneceksiniz.

Ve hatta bilinçli hedefinizi gerçekleştirmedeki başarınızı bilinçsiz hedeflerinizin nasıl etkileyebildiğini öğreneceksiniz. Bu ve benzeri konulara değinerek hedeflerinizi daha güçlü kılabilirsiniz. Bu, hedeflerinizin birçoğunu başarılı bir şekilde*! gerçekleştirdiğinizi göreceğiniz ve daha fazla çalışma gerektirebilecek olanları da göze alabileceğiniz manasına gelir.

Net olarak ne istediğinize karar verdiğiniz zaman mükemmel olma yolundaki ilerleyişiniz başlamış olur. Hatta başlangıçta hedefinizi tanımlamakta gösterdiğiniz sınırlı girişiminiz, düşünce metotlarınızı ve hedeflerinizi belirli bir sıraya koyarak başarı şansınızı büyük oranda arttıracaktır.

İnsanlar doğal olarak hedefleri temelli konuşuyorlar ve iyi tasarlanmış sonuç kriterlerini uygulayarak istedikleri şeye daha iyi odaklandıklarını söylüyorlar (Bakınız 2. gün). Bu prensipleri anlamak size güven ve kontrol duygusu verir.

Bugün, zaten belirlemiş olduğunuz hedefinize uygulamak için bazı önemli, yeni testler öğreneceksiniz. Hedeflerinizin bu geniş yönleri denkleme katıldıkları zaman, dikkate değer sonuçlar bunu takip eder. Bu özellikle, hedefler kişinin değerlerine ve kimliğine göre sıralandığı zaman işe yarar aniden o insanın üzerine tam anlamıyla “uyar.” Bu faktörlerden bir veya ikisi size başarının anahtarını verebilir. Sonra, hedef gerçekleştirmeyi sıradan bir alışkanlığınız haline getirebilirsiniz.

Sonuç Ekolojisi

Hedef gerçekleştirmeye geleneksel yaklaşım, büyük oranda 2. günde anlatılmış olan SMART (Akıllı) Metodun içermektedir. Fakat NLP yaklaşımı ekolojiye benzersiz bir vurgu  yaparak SMART Metodunun ötesine geçmektedir. Bu bağlamda “ekoloji” kelimesiyle anlatılmak istenen şey; hedeflerinizin veya elde ettiğiniz sonuçların daha geniş ve dolaylı etkileridir.

Bu diğer bir sonucunuz üzerinde etkili olabilen herhangi bir sonucunuzu içine alır. Daha ilerideki bir çatışma veya yanlış eşleşme, hedefleriniz ve değerleriniz arasında hatta kimliğiniz üzerinde olabilir. Tek kelimeyle hedefiniz sizi yansıtmayabilir.

Sonuç ekolojisinin diğer bir yönü de sonuçlarınızın bakmakla yükümlü olduğunuz diğer insanların refah seviyeleri üzerindeki etkisini içerir. Onların elde ettiği sonuçlar sizi, sizinkiler de onları etkiler. Bir şeyleri tek başımıza, herkesten soyutlanarak gerçekleştiremeyiz; en azından kalbi bağlantılarımız olan insanlardan kendimizi soyutlayarak. Başka insanların menfaatlerini de gözettiğiniz zaman, onlar da sizi dolaylı olarak etkileyebildiği için başarılı olacaksınız.

İyi tasarlanmış sonuç unsurlarından beşincisi (Gerçekleştirdiğiniz hedefinizin sonuçlarını dürüstçe değerlendirin.) üzerinde düşündüğünüz zaman bu konuya değinmiş olacaksınız.

Doğal ekolojide olduğu gibi, arzularımızın, beklentilerimizin ve değerlerimizin tümü birbiriyle bağlantılı ve birbirine bağlıdır. Bazı insanlar bilinçli olarak yapmayı istedikleri şeylerle hiç karşılaşmamış gibi görünürler. Gerçekte bilinçsizce elde ettikleri diğer şeyler onların davranışlarını etkileyebilir.

Bu nasıl olur? Daha önce de gördüğümüz gibi, hedef gerçekleştirme sisteminiz zihninizin başköşesinde oturan hedefinizi seve seve takip eder. Bilinçli olarak hedefinizi gerçekleştirmek istemediğiniz için başka bir başarısızlığı davet etmiş olursunuz. Aynı zamanda “ikinci dereceden bazı kazanımlar (veya bilinçsiz eğilimler) bilinçaltınızda kendilerine bir yol bulmuşlardır.

Bunu pozitif bir eğilim olarak adlandırıyoruz. Pozitif diyoruz çünkü bilinçsiz olmasına rağmen içinizdeki bazı mantıklı eğilimleri gerçekleştirme duygusudur. Ve o çoğu zaman “başarılı olur.” (Bilinçli olarak) istemediğiniz şeyi elde etmiş olursunuz.

Örneğin, psikosomatik bulgular taşıyan bir insanı ele alalım. Onlar, hastalığın beraberinde getireceği dikkat ve sempati gibi “ikinci dereceden kazanımlara” can atmaktadırlar. Aslında bunlar özellikle dizayn edilmiş, bilinçli eğilimler değillerdir. Bilinçli olarak, sadece sağlıklarının iyi olmasını istemekte ısrar edebilirler.

Fakat diğer bilinçsiz hedef gerçekleştirme kuvvetleri bir rol oynayabilirler. Böyle durumlarda, bildiğiniz gibi,  bir  durum gerçek bir davranışa dönüştüğü zaman ikincil, bilinçsiz hedefler kazanma eğilimindedir.

Bilinçli hedeflerini gerçekleştirmiş olan diğer insanlar daha büyük bir bilinçsiz beklentinin gerçekleşmemiş olduğunu görürler. Başarıdan dolayı kendilerini çok mutlu hissetmelilerken bile hâlâ eksik olan bir şeyler, bir aşağılık duygusu vardır.

Gerçekte bunun anlamı: “Bireyin doğru hedefi belirleyememesi ve onu takip edememesidir.” Belki de daha doğru bir ifadeyle o kişi nihai hedefinin peşinden gitmemiştir. Sadece yol üzerindeki bir basamağa ulaşmıştır. Gerçek hedef bunun ötesinde uzanıyor olabilir.

Örneğin üst düzey bir yönetici, kendisinin beyni olduğu büyük bir planın son aşamasında kendisinin arkadaşlarıyla aynı gurur ve kıvancı paylaşamadığını anlatmıştı. Niçin? Çünkü onu zaten zihninde “Yaşamıştı.” Uzun süre tüm ayrıntılarıyla onu hayalinde yaşamıştı.

Onun rüyası şimdi zaten zihninde oluşturmuş olduğu başka ve daha büyük bir sonucun merkezi oluyordu. Onun doyumu sadece o andaki başarıyı değil gelecekteki daha büyük başarıları gerektiriyordu.

Öyleyse, doğru ekolojiye (çevreye) ulaşmak için öncelikle tüm hedef hiyerarşisini ve etkili olabilecek diğer hedefleri taramanız gerekmektedir. Sonra, hedefinizin diğer insanlar üzerindeki etkisini düşünmeniz gerekir. Doğrudan veya dolaylı olarak bu  tarz düşünceler sizin motivasyonunuzu davranışınızı ve nihai başarınızı etkileyecektir.

NLP yaklaşımı, ölünün arkasından ağlamak yerine hedefinizi gerçekleştirmek için çalışmaya başlamadan önce bu ekoloji kontrolünü yapmanızı öneriyor. Böylece, zaman kaybını, gereksiz çabaları ve bazen de çekilen acıları önlemenin yanında, hedeflerinizin daha iyi bir tanımı başarı ihtimalinizi arttıracaktır.|

Ekolojik Sonuç Faktörlerini Belirlemek

Bu ekolojik faktörleri nasıl belirleyebilirsiniz? Öncelikle düşündüğünüz şekilde anlamanız gerekir. 1. günde sübjektif deneyim ve NLP modeli konusundan bir şeyler öğrenmiştiniz. Bu bilgiler bize, hepimizin kendine has bir düşünme ve davranma şekli olduğunu göstermişti. İyi tasarlanmış sonuç testlerine çalıştığınızda ve 2. gün öğretilen hedef test edici soruları cevaplandırdığınızda, zaten kendinizi daha iyi tanımaya başlamış olacaksınız.

Bu ekolojik alanlardan bazıları başlangıçta bilincinizin dışında kalmış olabilir. Fakat diğer durumlarda, ihtiyacınız olan tek şey problemler hakkında dürüstçe düşünmektir. Daha önce görmüş olduğumuz gibi basit fakat harekete geçirici sorular bizi gerçek arzu ve değerlerimiz konusunda daha duyarlı hale getirebilirler.

Bazı durumlarda, altı kuralı uyguladığınız zaman hedeflerinizin sonuçları aniden gerçekleşecektir. Veya belki bir “anlayış” onları düşünmediğiniz bir zamanda, daha sonra içinize doğacaktır.

Daha önce görmüş olduğumuz gibi, bazı ekolojik  problemler diğer insanları etkilerler. Böylece, kendi dar, kişisel hedefleriniz üzerinde olduğu kadar diğer insanlarla olan ilişkilerinizde de onların önemli etkileri olabilir. Kendi kendinize farklı sorular sorduğunuzda ve hedeflerinizi derinlemesine düşündüğünüzde elde etmek istediğiniz şeyin farklı yönlerine de dikkat etmeye başlayacaksınız.

Sonuç ekolojisi ilk sözümüz olan “Harita vatan değildir.” cümlesi üzerine kurulmuştur. Bizim kişisel zihin programlarımız “haritayı” oluşturur. Onlar “meta programlarını” yani değerlerimiz, inançlarımız ve kişisel özelliklerimiz gibi üst düzey düşünme şablonlarımızı içerirler. Bütün bunlar, kişisel mükemmelliğin anahtarı olan hedeflerinizi nasıl oluşturduğunuzu ve nasıl gerçekleştirdiğinizi etkiler.

Takip ettiğiniz her özel sonuç, bu benzersiz kişisel düşünme özellikleriyle uyum içinde olma ihtiyacındadır. Çok yönlü bir kişilik olarak, “parçalarınızın” uyum içinde hareket etmesi gerekmektedir. Aksi taktirde, başarı şansınızı azaltırsınız. İstediğiniz sonuçlar kadar nasıl düşündüğünüz konusunu da düşünmeye başlayın. “Uygulama” alıştırmaları daha ileride, hedeflerinizi kuşatan problemleri tanıma konusunda size yardım edecektir.

Bilinçaltınızın Rolü

Yaptığınız her şeyde bilinçaltınızın bir parça rolü  vardır. Ticari veya organizasyonal hedef geliştirme metotları genellikle bu Aktörü dikkate almamaktadırlar. Aynı şekilde kişisel hedefler oluşturulurken de mantığa dayalı, sistematik veya “sol beyin yaklaşımı” kullanılır. Gerçekte hepimiz bilinçli veya bilinçsiz hedeflerimizin peşinde koşarız.

Bununla birlikte temelde hedeflerimizi düşünme tarzımızla diğer insanlardan ayrılırız. Örneğin bazı insanlar bir kısmına yönelirken belirli bazı sonuçlardan da uzaklaşma eğilimindedirler. Farklı bir şekilde düşünürsek, bazı insanlar da istemedikleri şeylerden uzaklaşmaya odaklanırlarken gerçekten istedikleri şeyi elde etmeye çalışırlar. Bu tamamen belirlenmiş düşünme şekillerini ve “pozitif veya “negatif” mizaca göre oluşturulan davranışları tanımlayabiliriz.

Düşünme tarzlarımızda başka farklılıklar da vardır. Örneğin, bazı insanlar istedikleri şeyin canlı görsel imajını oluştururken bazıları da başarı duygusunu bizzat yaşamayı tercih ediyor gibi görünürler. Aynı zamanda, kendi kendimizi motive etme şekillerimiz de kişiden kişiye farklılık gösterir. Herbirimiz için bu kendine has özellikler, hedef gerçekleştirme metodunun bir parçasını oluşturur. Başarı, bu metotların en üst düzeye çıkarılmasına bağlıdır ve özelde ona yönelebileceğimiz açık bir şekilde tanımlanmış hedeflere sahip olmamızla ilgilidir.

Bilinçaltı hedeflerimiz davranışlarımızı nasıl etkileyebilir?

Daha önceki örneğe geri dönecek olursak, bir şeylerden kaçma eğiliminde olan bir kişi zihinsel olarak (fakat amaçsızca) uzaklaşmak istediği şeyin bulguları üzerine konsantre olur.  İkincil, bilinçaltı hedefi bu sebeple birinci sırayı alır ve “başarır.” Sadece önündeki su tehlikesini ve bankları gören golfçü gibi uzaklaşmak istedikleri birçok senaryoyu yaşamayı bırakırlar. Bundan dolayı iyi tasarlanmış sonuçta 1. Numara: “Hedeflerinizi pozitif olarak ifade edin.” maddesi iyi anlaşılmalıdır.

İstemediğimiz şeyleri düşünüyor olsak bile çoğu zaman istediğimiz şeyleri elde ediyor gibi görünürüz. Bu bir şeylerden “kaçınma” sistemini; tedbirlilik, realizm, ihtiyat, kaygı veya buna benzer bir sıfatla niteleyebilirsiniz. İçinizdeki hedefin gerçekleşmesinde en verimli sonucu onunla elde edebilirsiniz. Bununla birlikte, o bilinçli amaçlarınızın gerçekleşmesinde çoğu zaman anlaşılmaz bir başarısızlık olarak görülür.

Düşünerek Gerçeği Oluşturmak

Genellikle bu tarz kendi kendini gerçekleştirebilen zihinsel oluşumları diğer insanlarda fark ederiz. Bilinçaltı hedeflerimizi takip ettiğimizi kendimize bile kolay kolay itiraf etmeyiz. Sigarayı bırakmayı ele alalım. Negatif ifadesine rağmen, sigarayı bırakmaya çalışan bir insan gerçekten değerli bir hedefini gerçekleştirmeye çalışıyor demektir.

Fakat, sigara içmekle birlikte gelen (belki sosyal) “ikinci kazanımları veya diğer bilinçaltı ikincil hedefleri tarafından oluşturulan çekim gücüne karşı savaşması gerekebilir. Böyle bir durumda kişinin kendini yönlendirdiği hedefi içimizde olan güçlü amaçlar şekillendirir. Bazen farkına varmadığımız ikinci dereceden yararlar çok çeşitli de olabilir; dile getirmiş olduğumuz hedefimizden daha önemli olabilirler.

Onları ifade etmek için kullandığımız kelimeler vasıtasıyla kendi listenizdeki negatif hedefleri kolayca görebilirsiniz. Uzun yıllardır görünürdeki başarısızlığı açıklayabilecek olan bilinçaltınızdaki pozitif hedeflerinizi görebilmek çok daha zor olabilir.

Herhangi bir olayda, bir şeyi gerçekleştirmek için, bir hedefinizin olması gerekir. Düşüncelerinizde önceliği olan şey bu hedefi belirler. Sonra, bütün davranışlarınız robot gibi zihninizdeki bu hedefi takip etmekle meşgul olmaya başlar. Bilinçli olarak oluşturmuş olduğunuz rotanız ne olursa olsun bu böyledir. Böylece, bilinçli hedefler oluştururken, farklı ikinci dereceden getirileri ve onları etkileyebilecek olan içinizdeki güçleri tanımanız gerekir.

Farkında olmadığınız bu güçleri farkettiğinizde ve “gizli” veya ikinci dereceden getirileri (sonuçları) dürüstçe değerlendirdiğinizde, o anda içinde bulunduğunuz durumdan kurtulmaya karar verebilirsiniz. Alternatifiniz var. Fakat en azından bundan sonra “sistemin” nasıl çalıştığını anlayamadığınız için sürekli başarısızlıkla karşı karşıya gelmekten kurtulacaksınız. Seçenek ve kontrol ile, çabanızı başarısızlıktan ziyade başarı için göstermeye başlayabilirsiniz.

Farkında Olmadığımız Hedeflerimizi Nasıl Saptarız?

Farkında olmadığımız bu hedef gerçekleştirme kuvvetlerini nasıl hesaba katabiliriz? Bir dedektiflik hikâyesi gibi görünmüyor mu? Farkında olmadığınız için ikinci dereceden hedeflerinizi belirleyemezsiniz ve onları saptayamadığmız için de onlar hakkında bilinçli bir duyarlılık seviyesine çıkamazsınız. Bu ikilemin üstesinden gelebileceğiniz için şanslısınız. İlk olarak, ikinci dereceden hedeflerin de var olabileceğini kabul etmek, bu ekolojik faktörlerin gün ışığına çıkmasını sağlayacaktır.

Yalnız, bilinçlik ve bilinçsizlik arasında çok ince bir sınır vardır ve pratik yaparak bilinçaltınızla diyaloga geçebilirsiniz Bu şekilde, belki de aniden daha önce hiç düşünememiş olduğumuz şeyleri farkedeceksiniz veya tam tersine, en güçlü kararlarınızı unutabileceksiniz.

Öncelikle zihninizi diyalog ihtimallerine açık tutun. 2. günde öğrenmiş olduğunuz altı tane iyi tasarlanmış sonuç testi hedefinizin net olmayan taraflarını açığa çıkaracaktır. Ve önermiş olduğumuz hedef test edici sorular, bazıları pek mantıklı görünmemekle birlikte, farkına varmadığımız bu hedeflerinizin açığa çıkmasına yardım edeceklerdir.

Oldukça rahat bir “dinleme modunda” altı sonuç testine çalışmak isteyebilirsiniz. Bu şekilde pek farkında olmadığınız arzularınızı saptayabilir ve yol boyunca gerekli değişiklikleri yaparak onları bilinçli hedefler haline getirebilirsiniz. Böyle bir ruh halinde, düşüncelerini demlenmeye bırakması için zihninize  zaman tanıyın. Aceleyle, tam pişirmediğiniz hedefler kişisel başarı sürecinde pek de mantıklı değildir. Farkında olmadığınız hedeflerinizi belirlemek kadar, gelecekteki beklentileriniz konusuna zihninizi çalıştırırken yeni hedefler  de tasarlayabilirsiniz.

Elde Ettiğiniz Sonuçları Temsil Etmek

Etrafımızdaki dünyayı nasıl “temsil ettiğimizi” tanımlayan! NLP modeliyle tanıştık ve her bir duyumsal uyarıcının nasıl bir “anlayışa” dönüştüğünü gösteren bu benzersiz zihinsel tasvirler hedeflerimizi nasıl etkilerler?

Onlar gerçekten içimize ait hedefler oluştururlar. Aslında değerlerimiz ve inançlarımız gerçekleştirmek istediğimiz şeyi bilinçaltımıza iletirler. Diğer bir ifadeyle, inşa edilmemiş hedefi gerçekleştirme mekanizmanız için baskın düşünceniz hedefi şekillendirir. Örneğin, güçlü bir değer, belirli bir hedefi yansıtmamasına rağmen, belli tarzdaki hedefleri takip etme eğiliminde olacaktır. Örneğin, dürüstlük, amaçların takip edilmesi dürüst bir davranışı yansıtmaktadır. Hürriyet, hürriyeti getirebilecek olan hedefleri tercih eder ve örnekleri çoğaltabiliriz.

Değerler ve inançlar bize kılavuzluk yaparlar ve bizi yönelttikleri yön açıkça bizim nihai hedefimizi gösterir.

Onlar, örneğin, bilinçli olarak oluşturduğunuz hedefinizi gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceğinizi belirlerler. Mesela, “Başka insanları organize edemem.” gibi bir inanç; insanları yönetmekle ilgili herhangi bir hedefinizi gerçekleştirmenize engel olabilir.

Böylece, inançlar ve değerler, başarı veya başarısızlık sarmalına yol açarlar. Öyleyse, herhangi bir sonucu destekleyebilecek olan değerlerinizi ve inançlarınızı tekrar ifade ederek ve onları belirleyerek çok şey elde edebilirsiniz.

Daha genel olarak söyleyecek olursak, (değerleriniz, inançlarınız, filtreleriniz, haritalarınız vasıtasıyla) dünyayı nasıl bu şekilde kendinize has algılayabildiğinizi ve bunun hem ne istediğinizi  hem de onu nasıl gerçekleştirdiğinizi nasıl etkilediğini bilmeye ihtiyacınız var.

Kendi tarzınızdaki düşünme ve değerleriniz üzerinde iyice düşünerek; kendinizi daha iyi tanıyabilir ve bunu yaptığınız için de elde etmek istediğiniz şeyler konusunda daha iyi olabilirsiniz. Ve kişisel zihin “haritanızı” daha iyi anlayarak bir birey olarak sizin için önemli olan hedefleri daha net görebilirsiniz.

Enerji ve zaman ayıracağınız için hayatınızda daha büyük hedefler belirleyin. Sadece bir insan olma kimliğinizle gerçekleştirmek istediğiniz şeyleri belli bir sıraya koyun.

Cartesian (Descartes Tarzı) Sorular

Farklı teknikler, hedefinizin sizce pek net olmayan taraflarını ortaya çıkarmanıza yardım edebilir. Örneğin, Descartes tarzı sorular faydalı olabilir:

Özel hedeflerinizden birinde, matristeki dört soruyu sorun: Karşıt Önerme

~AB

(…) yapmış olsaydınız ne olmayabilirdi? Ters Döndürme

~A~B

.) yapmamış olsaydınız ne olmayabilirdi? Önerme

AB

(…) yapmış olsaydınız ne olabilirdi?

Düz Döndürme A~B

(…) yapmamış olsaydınız ne olabilirdi?

Şekil 3.1 Cartesian Soruları

“Yaptıysam ne oldu?” (Elde etmek istediğim şeyi tamamen gerçekleştirdiysem?) 5- unsuru uyguladığınız zaman, 2. Gün görülen metotta bunu zaten incelemiştiniz. Özellikle de,  hedefinizi gerçekleştirdiğinizi zihninizde canlandırdığınız zaman bunu görmüştünüz.

“Yaptıysam ne olmadı?” Bu “ikinci dereceden kazançların”  yüzeye çıkmasını sağlar. Eğer yeni bir sonuç elde ederseniz ceza olarak kaybedebileceğiniz şu andaki davranışınızın faydalarını belirlemenize yardım edecektir. Onları normalinde saptamamış olmanıza rağmen, daha önceden biraz tadını çıkarabilirsiniz (Ve yapmış olsanız bile, onlara değer verdiğinizi kolaylıkla itiraf edemeyebilirsiniz.).

Karar verin. Süreç seçenek oluşturur. Bu tür bir ekolojik sonuç testi, dinlenmek için zaman ve aceleye getirilmeyen bir iç gözlem gerektirdiği kadar dürüstlük de ister.

“Yapmadıysam ne oldu? (Hedefimi gerçekleştirmediysem?) Bu aynı yolda olmanın acılarına veya bedeline vurgu’, yapacaktır. İlerleme konusundaki bilinçli seçiminiz değişim için gerekli olan motivasyonu sağlayabilir.

Ne yapmadıysam ne olmadı? Bu soru sol beyninizi karıştırıcı bir etkiye sahiptir. İdrak ettiğiniz zihninizin ötesine geçer ve farklı sinirsel kanallarda çalışan beyninize ulaşır ve size her şeyi yeni bir tarzda düşündürtür. Daha önce onlar üzerinde düşünmemiş olduğunuz değerleriniz ve iç dinamikleriniz konusunda duyarlı olmanızı sağlayabilir. Bu soruyu mantıklı bir şekilde cevaplamaktan ziyade sezginize dayanarak cevaplamaya çalışın.

Problem Çözme ve Diğer Uygulamalar

Bu soru sorma tekniğini şimdi de basit bir örnek üzerinde uygulayalım:

“Bu terfiyi gerçekten istiyorum.”

Descartes tarzı sorularımızı kullanarak soralım: Bu terfi gerçekleşmiş olsa ne olacaktı?

Bu terfi gerçekleşmiş olsa ne olmayacaktı? Bu terfi gerçekleşmemiş olsa ne olacaktı?

Bu terfi gerçekleşmemiş olsa ne olmayacaktı?

Bu çeşit sorulardan sonra her türlü ikinci dereceden problem gün yüzüne çıkabilir. Daha önce gördüğümüz gibi, bazen kafa karıştırıcı sorular, hedefteki daha önce tanımlanamayan yönleri açığa çıkarabilir. Bu soruları bilinciniz ve bilinçaltınız arasında bir diyalog oluşturmak için kullanın. Bu şekilde, elde ettiğiniz sonucun sizin için gerçekten ne anlama geldiğini anlama şansınız daha da artacaktır.

Aynı zamanda Descartes tarzındaki bu tür soruları işinize ve organizasyon gerektirecek hedeflerinize uygulayabilirsiniz. En azından; belirsiz, kesin olmayan hedeflerinizi netleştirmenize yardım edecektir. Ve daha fazlası, hedefleriniz konusunda kavrayışınız daha da gelişecek ve bu sizi onları gerçekleştirmek gibi uzun bir yola taşıyacak.

Değerler ve Sonuçlar

Hedeflerimizi oluşturma bağlamında defalarca değerlerimizle karşılaştık. Şimdi onları nasıl belirleyebileceğinizi ve tanımlayabileceğinizi ve onların hedeflerinizi veya sonuçlarınızı nasıl etkileyebileceğini düşünmeye ihtiyacınız var. Daha sonra, elde ettiğiniz sonuçları; değerleriniz, inançlarınız ve diğer düşünme modelleriniz ışığında görmeye başlayacaksınız.

Bu size ekstra bir kavrama gücü verebilir ve önemli bir ekoloji kontrolü gibi davranabilirsiniz. Aynı zamanda, kendinizi daha iyi anlamanın ilave daha başka faydaları olduğunu da görebilirsiniz. Nereden geldiklerini ve sizi nasıl etkilediklerini anlamanın  yanında bu bölümde özel değerlerinizi nasıl belirleyeceğinizi, onları nasıl önem sırasına koyacağınızı ve eğer isterseniz nasıl değiştirebileceğinizi öğreneceksiniz.

Değerleri Anlamak

Bir değerin önemi vardır. Kendi kendinize şu soruyu sorun:’ “Neyin önemli olduğunu düşünüyorum?” Cevabınız, doğru olduğunu düşündüğünüz (veya bildiğiniz) inandığınız değer ve inançları içerecek şekilde olacaktır.  Genellikle  “değer”  ve “inanç” terimlerini birbirleri yerine kullanabilme eğilimindeyizdir. Örneğin, “Dürüstlüğün önemli olduğunu düşünüyorum.” bir değerken; “Dürüstlüğe inanıyorum.” bir inançtır.

Bazen doğrudan bağlantıyı daha zor kurarız: “Patronlar sadece kendilerine dikkat ederler.” (bir inanç); “Önce kendi menfaatlerinizi gözetmelisiniz.” (Dolaylı, imalı bir değer); “Bu şirkette ırk ayrımına son vermeliyiz.” (Eşitlik değerine dayalı bir inanç).

Yaşadığımız sürece bu tür değer ve inançlar oluştururuz.. Bunlar, anbean dünyada yaptığımız her bir şeyi zihinsel filtreleri olarak etkilerler. Sonuç olarak, kendimiz için oluşturduğumuz! tüm sonuçları ve kararları etkilerler. Kısacası, hayatımızı tamamen yönlendirirler, aksiyonlarımızda bizi motive ederler, gerçekleştirdiğimiz şeyi belirlerler, kendimizi (kimliğimizi) nasıl algıladığımızı ve bireyler olarak nasıl geliştiğimizi onlar belirlerler. Kişisel dünya ve gerçeklik (hakikat) haritamızı oluşturmamıza’ yardım ederler.

Değerleri Belirlemek

Değerleriniz ve 2. gün oluşturduğunuz özel hedefleriniz arasında bağlantı kurabilirsiniz. Sadece şu soruyu sorun: “Bu sonucu elde etmenin benim için önemi ne? Ve hangi bağlamlarda ve durumlarda önemli?” Bu tarz bir yaklaşım hayatınızın değişik alanlarına bu soruları uygulamanıza yardım edebilir ve böylece çok net olmayan hedeflerinizi kaçırmış olmazsınız. Bu süreç, iş ve ev hayatı arasındaki gibi çatışan değerleri daha iyi yansıtabilir. Bütün bu süreç boyunca hissetmiş olduğunuz şeyleri genellikle yüzeye çıkaracaktır. Örneğin, sizinle alâkalı aşağıdaki konuları düşünün:

İş ve kariyer Aile

Sosyal hayat Hobiler İlgiler

Kişisel gelişim

Ruhsal konular ve amaç

Ve belirleyebileceğiniz hayatınızdaki diğer alanlar.

İş soruları, örneğin, şunları içerebilir: “Bir hemşire olarak (muhasebeci, tesisatçı vs.) mesleğim konusunda önemli olan şey nedir?” veya “ABC şirketinde çalışıyor olmanın önemi nedir?” Cevaplar da şöyle olabilir:

“Güvenlik”, “Saygı”,”insanlarla tanışma” “Başkalarına yardım etme” “Para kazanma” ve buna benzer şeyler. Cevaplarınız değerlerinizi yansıtacaktır. Cevaplarınızı tek kelimeyle veya çok kısa cümlelerle ifade etmeye çalışın. Sadece uygun bir kelime bulmaya çalışmanız bile “değerinizi” etraflıca yeniden düşünmek zorunda kalmanız anlamına gelebilir. Bazı kelimeler tekrar  edecek ve hemen bir değerler listesine karar vereceksiniz.

Değerlerin Hiyerarşisi

Ortaya çıkan her bir değeriniz için sonra şunu sorun: “Niçin bunun önemli olduğunu düşünüyorum?” Cevaplarınız belki de o ana kadar düşünememiş olduğunuz başka değerleri ortaya çıkaracak. Aynı zamanda, zaten belirlemiş olduğunuz değerlerinizin inanışını sürdürecek ve siz daha sonra neyin en önemli neyin en az önemli olduğunu bildiğiniz bir değerler hiyerarşisi oluşturduğunuzu hissedeceksiniz.

Sadece şu soruyla değerlerinizi derecelendirebilirsiniz: “Bu değerlerden hangisinin en önemli olduğunu düşünüyorum?” Sonra geriye kalanlar için aynı soruyu sor ve böylece devam et. Sonunda listenizi önem sırasına göre derecelendirmiş olacaksınız. Değerlerinizin öneme göre hiyerarşisini daha sonra şu soruyu sorarak test edebilirsiniz: “Şu, önemine göre sununla nasıl karşılaştırılır?” Örneğin, “Sadakat” ve “dürüstlüğü” öncelik ve sonralığa göre nasıl sıralayacağız? Bunlardan sonra son şekil ortaya çıkmış olacak.

“Hürriyet”, “güvenlik” gibi göreceli kavramlardan bir sıraya göre liste oluşturmayı kolay bulmayabilirsiniz. Onların göreceli önemlerini netleştirmek için onların gerçek hayattaki yerlerini sorgulayacağınız sorular sormaya çalışın. Örneğin: “Eğer daha bağımsız olabileceğim bir iş ile daha güvenli olabileceğim bir iş arasında tercih yapmak zorunda kalırsam, hangisini seçmeliyim?” İki durumu da hayal edin. Sonra, sezgilerinize dayanarak verdiğiniz cevap değerlerinizi onaylar nitelikte olacaktır. Bu zihni toparlar.

Aynı tarz sorular bir hobinize veya hayatınızın diğer herhangi bir alanına uygulanabilir. Değerler genellikle bir kişinin hayatı üzerinde uygulandığında bir örnek ortaya çıkacaktır. Uzun bir listeniz olmasına rağmen, listenin en başındaki birkaç değer hedeflerinizi gerçekleştirip gerçekleştiremediğinizi veya  ne şekilde gerçekleştirdiğinizi etkileyecektir. “Bu hedef benim değerlerimi teyit eder nitelikte mi?” şeklinde bir soru sorarak değer listenizi 2. günde oluşturduğunuz iyi tasarlanmış sonuçlara uygulayabilirsiniz.

Değerlerinizin Kaynağı Neresidir?

Değerlerinizi belirledikten sonra, onların kaynaklarını da belirleyerek daha ileri bir anlayış seviyesine ulaşacaksınız. Örneğin, onları arkadaşlarınızdan veya ailenizden, dininizden, okulunuzdan, coğrafi veya ekonomik pozisyonunuzdan, medyadan veya saygı duyduğunuz bir kişi ya da kılavuzdan mı aldınız?

Değerlerinizin diğer kaynaklarını da düşünebilirsiniz. Bazı durumlarda onu özel bir insana (Onun sözünü asla unutmayacağım-) veya zaman ve mekana (o olduğu anda karar verdim…)

yalayabilirsiniz. Değişim için hayati bir şey olmamasına rağmen, değerlerin kaynaklarını belirlemek, onların tesadüfi kaynaklarını ve bazen şu andaki hedefinizle bağlantısızlığını ortaya çıkarmak açısından önemlidir. Aksini söylersek, değerin dayandığı “soy” şu andaki durumunuzla bağlantısını doğrulayabilir.  Kısacası, değerler size tamamen tartışılabilir seçenekler sunar. Onları istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Hedeflerinizi ve elde edeceğiniz sonuçları değerler çerçevesinde ne kadar sıraya koyabilirseniz, onları gerçekleştirme şansınız da o* kadar artar.

Değerleri Değiştirmek

Sonuçlarınız gibi değerlerinizi de tartışabilirsiniz. NLP, seçimin önemini vurgular. Tarihsel olarak elde ettiğiniz değerler ve inançlar geçmişte elde ettiğiniz şeyler için iyi bir şekilde işinize yaramış veya yaramamış olabilir. Fakat, değerlerinizi yeniden gözden geçirerek, şu andaki hedeflerinize ve değerlerinize bağlı yeni seçenekler oluşturabilirsiniz.

İnsanlar ve eşyalar değişir. Zaman zaman seçenekler üzerinde çalışmanın anlamı; kendinizin değişip değişmediğini veya nasıl değiştiğini kontrol etmektedir. Diğer insanların zihinsel haritalarına saygı göstererek, aynı zamanda onların tercihlerine de saygı göstermiş olursunuz.

Hedeflerinizi değiştirebildiğiniz gibi değerlerinizi de değiştirebilirsiniz: “Artık bu önemli görünmüyor fakat şu şimdi önemli “veya onların listedeki sıralarını değiştirebilirsiniz: “Şu anda bu, şundan daha önemli görünüyor.” Değerlerimizde ve inançlarımızda değişiklik yapabiliriz ve yapmalıyız da. Bununla birlikte onların zamanla kazandığı esneklik onları kolayca değiştirebileceğimiz anlamına gelmez.

Onları değiştirmek için çok güçlü sebeplerimiz olmak zorundadır. Bu bazen, olaylardaki ve hayat tarzındaki büyük değişikliklerden kaynaklanır. Yeni bir eş, iş, ev taşımak, kaza veya hastalık gibi şeyler bu tarz değişikliklerden sayılabilir. Fakat, sonuç oluşturma sürecinin bir parçası olarak bilinçli bir yeni değerlendirmeyle, değerleri değiştirebilirsiniz.

Belirlemiş olduğunuz ve çok az kullandığınıza karar verdiğiniz bir değeri muhtemelen kısa sürede değiştireceksiniz ve yerine bir başkasını koyacaksınız. Bu daha kullanışlı ve güçlü bir değer olacak.

İnsanlar göründükleri gibi değildir.


Kesin bir şekilde davranışlarımızla anıldığımızdan kısa süre içinde onlarla özdeşleşiriz (Bu benim). Yaptığımız şeyler bizim gerçek kimliğimizi ve değerlerimizi yansıtıyor bile olsa bu uygulanabilir. Bununla birlikte bazen davranışlarımız ile kimliğimizi ayırt etmek zorunda kalırız. “Kaybettim.” Belki de bir  gerçeği çok  güzel  ifade ediyor olabilir. “Ben bir kaybediciyim.” dersek şüphesiz yalan yere kişiyi karikatürize ediyoruz demektir.

Bugünün sözünü “Sev insanı, değiştir davranışı” atasözüyle bağlantılandırabiliriz. Bizim doğal olarak çeşitli ve farklı davranışımız, herhangi bir zamanda çevremizi algılamamızı ve nasıl hissettiğimizi olduğu kadar her çeşitten olayı da yansıtır. Hepimiz, bazen karakterimize uymayan davranışlar sergileriz.

Oldukça karmaşık ve çok yönlü olmasına rağmen kimliğiniz artık davranışların geçici özelliklerine sahip değildir. Böylece, kendinizi davranışlarınızdan ayırabilirsiniz. Davranışlarınızdan sorumlu olmanıza rağmen, onları kimliğinizle eşleştirmeniz  gerekmiyor. Ve, hem kendinizi hem insan olarak nasıl gördüğünüzü hem de yaptığınız şeyleri değiştirebilirsiniz.

Günün uygulamaları

Bugünün sözünü ezberleyin. Karakterinize uymuyor gibi gözüken şeylerin -yani sözlerinizin ve yaptıklarınızın- örneklerini düşünün. Tek bir davranışından dolayı birisini “damgalamış”olduğunuz zamanları hatırlayın.

2. günden, iyi tasarlanmış sonuçlarınızdan üçünü seçin ve Descartes tarzı soruları uygulayın. Süreçte, sonuç hakkında farklı hissedip hissetmediğinize ve onu değiştirmek isteyip istemediğinize dikkat edin. Aynı zamanda sonuçlarınız hakkında yeni açılımlar ve alternatifler kazanmayı bekleyin.

Hayatınızdan bir alanı seçin, çerçevesini oluşturduğunuz metodu kullanın, belirli bir sıraya göre temel değerlerinizin listesini yapın.

Hayatınızın aynı alanından bir hedef seçin ve her değerin onu nasıl etkilediğine, onun hakkında neler hissettiğinize ve onu nasıl gerçekleştirmeyi düşündüğünüze dikkat edin.

Hedeflerinizi tekrar inceleyin. Böylece, onlardan herhangi biri hakkında farklı hissedip hissetmediğinizi ve onu değiştirmek isteyip istemediğinizi göreceksiniz. Sonra onları, önceliklerine göre sıraya koymaya çalışın, istediğiniz kadar sıklıkla listenize tekrar dönebilir ve özellikle önemli olanlar üzerinde yoğunlaşabilirsiniz. Hayatınıza kontrol hissinin eklenmesinden ve amaç sahibi olmaktan hoşlanın.

Hedeflerinizi veya elde edeceğiniz sonuçları hayal etmek için kendinize biraz zaman ayırın; gerçekleşmiş gibi onları görün,  işitin ve hissedin. Onların getirdiği her türlü zevk ve faydadan hoşlanın. Kendi geleceğinizi oluşturmaya başladınız.

Kaynak21 Günde NLP – Harry Alder


Seninde bize katılmanı isteriz. Sende BU FORMU eksiksiz doldurarak bize katılıp, yazarlar kadromuzda yer alabilirsin.

Kültür, Sanat ve Araştırma Bloku.

Döküntü Net
21 Günde NLP / 3.Gün

21 Günde NLP / 3.Gün” için bir görüş

  1. Geri bildirim: 21 Günde NLP -

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön