21 Günde NLP / 9.Gün

9. GÜN

Dilde Belirsiz Kullanımların Önemi Bu ünitenin içerdiği konular:

  • Milton Dil Örnekleri
    • Diyalog ve Yararlanma

> Örnekleri (Yöntemleri) Kullanmak

“Zamanınız var mı?” sorusu gramatik olarak sadece “Evet” veya “Hayır” kelimeleriyle cevaplanabilecek kapalı bir sorudur. Pratikte zaman, şüphesiz bir sonuca veya amaca neden olur ve bu yanlış kelimenin kullanıldığı bir sorudur. İlginç bir şekilde “Lütfen, bana saati söyleyebilir misiniz?” kadar kesin bir sorudan çok daha iyi cevaplar alır.

Bunun gibi “Birazcık sola kayabilir misiniz?” sorusunda, gerÇek bir ricaya cevap verir gibi “evet” veya “hayır” demek yerine istenen şey yapılarak cevap verilir. Ve bir satıcı kaç kez  şu şekilde sorarak randevu ayarlamıştır: “Perşembe  günü görüşebilir miyiz yoksa hafta başına daha yakın bir günü mü tercih edersiniz?” Müşteriler, gerçekten herhangi bir zamanı bağlamayı istemediklerinde görülen seçenek üzerinde odaklanmaya eğilimlidirler.

Bu genel örnekler, dilin belirsiz veya genel kullanımlarının-, kesin ve somut kullanımların belki de başaramayacağı durumlarda çok başarılı sonuçlar elde edebildiğini gösterir. Çoğu zaman bu  tarz dil örneklerini onların linguistik belirsizliklerini fark etmeden fakat elde edeceğimiz cevabın içgüdüsel olarak farkına vararak kullanırız. Bugün, belirli bir amaç için, düşünerek ve iletişim hedeflerimizi gerçekleştirmek amacıyla bu tarz dil örnekleri üzerinde çalışacağız.

Milton Modeli, NLP’nin kurucuları olan Richard Bandler ve John Grinder tarafından bütün zamanların muhtemelen en başarılı hipnoterapisti olan Milton Erickson örnek alınarak hazırlanan dil örneklerinden oluşur. Erickson, daha etkili iletişim kurmak için “kurnazca belirsiz” olarak adlandırdığı dil örneklerini kullandı.

Daha önce görmüş olduğumuz gibi, bir iletişim sonucu elde etmek için dili çok farklı şekillerde kullanırız. Bazen detaylı ve  özel manalarla bir şeyleri anlatmak zorunda kalırız. Diğer zamanlarda genel veya soyut bir dil kullanımı ihtiyaçlarımızı karşılayabilir. Eğer doğrudan özel olarak onlara eğilmek yerine kendi hayal gücünü kullanan bir kişi istiyorsanız onun düşüncelerine ne kadar az yönelirseniz o kadar iyi olur.

Belki de onun aklından çok duygularına hitap etmek istiyor olabilirsiniz. Diğer durumlarda özel şeyler üzerinde durmayarak veya istediği sonucun bir parçası olmayan şeyleri kasten dışarıda bırakarak itirazları baypas etmek isteyebilirsiniz. Aynı zamanda 5. günde olduğu gibi, bu çeşit bir dili bir kişinin gerçekliğine örnek ve rehber olmak için kullanmak isteyebilirsiniz. Milton dili, bilinçli zihni birbirine geçirir veya dikkatini dağıtır; bilinçaltına ve diğer kaynaklara girişi mümkün kılar.

Bu örnekler her zaman günlük dilde gördüğümüz şeyler olmasına rağmen, Milton Erickson bunları hastalarında transa sebep olmak için kullandı. Fakat hepimiz vaktimizin çoğunu trans halinde geçiririz, yani “pasif zamanda” ve trans hipnoterapinin çok ötesinde kullanılan bir şeydir.

Örneğin, 3. günde anlatılmış olan bilinçaltına erişilmesi yanında yaratıcılık, problem çözme, hafıza geliştirme ve bu gibi konularda “sağ-beyin” yaklaşımını şekillendirir. Dil örneklerinin kaynağı sebebiyle bugünkü örneklerden birkaçı terapik durumlardaki transa geçme haliyle ilgilidir. Fakat bu örnekleri, özellikle itirazları uzaklaştırmak; zihnimize birdirbir oynatmak ve arzu edilen iletişim sonuçlarını elde etmek için günlük iletişiminizde kullanabilirsiniz.

Milton Dil Örnekleri

Anlamak için hangi dil örneklerine ihtiyacınız var? Aşağıda onları nasıl kullanacağınızı gösteren örneklerle birlikte bazı dil yöntemlerinin listesini verdik. Bazıları çok teknik görülebilecek olan başlıklar sakın sizin gözünüzü korkutmasın. Size sıkıntı verecek olanlar için kendiniz istediğiniz adları koyabilirsiniz. 

Kendi mesleğinizde veya günlük hayatınızda  şüphesiz benzerlerini işitecek olduğunuz örnekler üzerine daha fazla yoğunlaşın. Dil örneklerini hem konuyla ilgili hem de faydalı bulacaksınız. Bazı “to be” fiillerini gerçek örneklerde, onlar  gerçek  hayattaki  konuşma  dilinin  kullanımını  yansıttıkları  için aynen bıraktık. Aynı zamanda bu kullanım ifadelere “belirsizlik”  de kattı.

Böylece bu olayda onlar pozitif bir rolde oynamış oluyorlar.
  1. günde, bu örneklerin sorularının nasıl olduğunu öğreneceksiniz ve özel bilgiler elde edeceksiniz. Böylece, amacınıza veya elde etmek istediğiniz iletişim sonucuna bağlı olarak hem belirsiz anlatımlarda hem de özel anlatımlarda kullanabileceğiniz dil araçlarına sahip olacaksınız.

Zihin Okuma

“Endişelendiğinizi biliyorum…” gibi cümleler kullanarak, olayı özele indirgemeksizin karşınızdaki insanın duygularını ve düşüncelerini bildiğinizi iddia etmek.

Gizli Özne

Değer yargıları olup onu yapan kişinin dışarıda tutulmasıdır. Örneğin, “Ve onu hatırlamak güzel…”

Sebep ve Sonuç

Bir şeyin diğer bir şeye sebep olduğunun ima edilmesidir. Genellikle bu şekildeki imalı sebep sonuç ifadelerini kullanırız. “Örneğin: “Eğer… sonra…”, “dığı zaman, … den sonra.” Diğer sebep sonuç kelimeleri “çünkü” ve “yapmaktır.” Çoğu zaman mantıki bağlantıyı sorgulamaksızın sebep sonuç ifadelerini kabul ederiz.

Karmaşık Eşitlik

İki şey eş anlamlı olduğu zaman. Mesela “Sen yaşlısın. Küçük çocuklarla bağlantı kuramazsın.” Veya “Saatlerce yürümüşsünüz. Yorgun olmalısınız.” Bir şey, başka bir şey anlamına gelir.

Sözler

Varsayımın linguistik karşılığıdır. “Çok …. öğreniyorsun.”  Bu sözün doğru olduğunu varsayıyorsunuz. Bunu ileride daha ayrıntılı göreceğiz.

Evrensel ölçüler

Evrensel veya kesin özelliğe sahip kelime grubu. “Ve tüm iş verenler…” veya “Siz asla…” gibi.

İmkan, Gereklilik ve Zorunluluk Operatörleri

Bir şeyin mümkün olup olmadığını veya gerekliliğini vurgulayan kelimeler ve onlar hayattaki kurallarımızı şekillendirir. “Öğrenebilirsin..” (İmkan) “Gelmelisin…” (Gereklilik) “Öğrenmelisin…” (İma edilen gereklilik) Ailevi veya eğitimle ilgili durumlar gereklilik kullanımlarını kuvvetlendirme eğilimindedirler. Örneğin, yapman gerekir, yapmalısın gibi.

İsim Fiiller

Bazen, zamanla donan işlem kelimeleri, isimlere dönüşür. Örneğin, “…. size yeni bir anlayış kazandırır.” (Anlamı: Siz anlayacaksınız (fiil)). Eğitim, hürriyet, saygı, bağlantı, kavrayış gibi güvenilir ve saygın kelimeler bu genel kategoriye girebilir. İsim fiilleri tarif etmeye uğraşırken onların belirsizlik konusundaki potansiyelini göstermesi açısından  sözlüğe  müracaat edebilirsiniz. Burada söz konusu olan belirsizlik bir iletişimde bile bile, belli bir amaç için kullanılır.

Özel Olmayan Fiiller

“… ve yapabilirsiniz…” işlem kelimesi (fiil) tam bir tarifi eksik bırakır. Ne, nasıl ve ne zaman özel olmadan kalabilirsiniz.

Onay Soruları

Bir ifadeden sonra eklenen soru, direncin yerini değiştirmek için kullanılır. Örneğin, “Yapamaz mısın?”

Referans İndeksinin Eksikliği

Konuşmacının kimi veya neyi kastettiğinin belirlenmediği kullanım. Örneğin, “Birisi, biliyorsun.”

Karşılaştırmalı Çıkarmalar (Özel Olmayan Karşılaştırma)

Karşılaştırmanın atıfta bulunduğu bir yer yoktur. Onun kiminle veya neyle bağlantılı olduğunu bilmezsin. Örneğin, “O daha az veya daha fazla doğru şey.” Veya “Bu çok kötü değil.”

İçinde Bulunulan Durumda Örnek Almak

İnkar edilemez bir şekilde birisinin deneyimini tarif ettiğiniz yer. Örneğin: “Burada oturuyorsun, beni dinliyorsun,bana bakıyorsun.” Bu basit yöntem, diyalog kurmaya yardım edebilir.

Çifte Bağlantılar

Bu örnek, “seçenek illizyonu” oluşturur. Örneğin, “Bu değişikliği şu anda mı yapmayı tercih edersiniz yoksa konuşurken olmasını mı istersiniz?” veya “Bilinçaltınız bir şeyler öğreniyor ve ben öğrenmiş olduğunuz şeyleri keşfedip keşfedemeyeceğinizi bilmiyorum… Şimdi, şu andan itibaren veya biraz daha geç…” Birinci örnekte dikkatiniz varsayılan seçeneğe odaklandı (şimdi veya daha geç) ve bu varsayımı sorgulamadınız.

Konuşma Dilinde Varsayım

İletişim, “evet” veya “hayır” cevabını gerektiren sorular şeklini alır. Size cevaplayıp cevaplamama seçeneğini bırakır ve oto- riterliği uzaklaştırır. Örneğin, “Bir an için yukarıya bakabilir misin?” veya “Biraz sola kayabilir misiniz?” Bu sorulara cevap vermek yerine yukarı bakma veya sola kayma eğilimindeyizdir.

Dağınık Alıntılar

“Geçen hafta Tony ile konuştum, o bana Birmingham’daki sergiden bahsetti; ona da konuştuğu bir başka insan söylemiş…” “Zincirleme” olarak adlandırılan bu tarz konuşma serileri zihnimizi fazlasıyla yorar ve konuşmacıyı söylediği şeyden uzaklaştırır.

Bir konuşmayı kişisellikten uzaklaştırdığı kadar, bir alıntı içinde bulunduğu kendi bağlamında olamayacağı kadar büyük bir etkiye sahiptir ve bunu büyük kalabalıklara karşı konuşanlar çok iyi bilirler ve “zincirleme” alıntılar ve anekdotlar bu etkiyi arttırabilir.

Seçmeli Sınırlamayı Çiğnemek

Çok kötü tasarlanmış mantıksız bir ifadedir ve anlamlı değildir. Örneğin: “Bir sandalyenin de duyguları olabilir.” (Sadece hayvanların ve insanların duyguları olabilir.)

Belirsizlikler Fonolojik oturak

Birbirine yakın eşsesliler karşılıklığa ve dikkatin bilinçsiz bir şekilde konudaki anlamdan başka bir yere yönelmesine sebep olabilir. (Örneğin, bir konuşmada “hear” (işitmek) ve here (burada) kelimeleri ard arda kullanıldığı zaman).

Kelimenin fonksiyonu

Birbirine çok yakın bağlamda olan cümlede, kelimenin fonksiyonunun (syntactic) belirlenmediği zamanlarda görülür. Örneğin: “Onlar akrabalarını ziyaret ediyorlar.” gibi buradaki ziyaret ediyorlar” (visiting) ifadesi İngilizce’de fiil de olabilir sıfat

da olabilir. Sıfat olursa “Onlar, ziyaretleşen akrabalardır.” olur.) veya “Onlar danışman yetiştiriyorlar.” (Buradaki ‘yetiştiriyorlar’ kelimesi sıfat olursa cümle ‘Onlar yetişmiş danışmanlardır.’ olur.) Hangisi anlamı altüst ediyor?”

Kavrama Gücü

Linguistik açıdan cümlenin bir parçasının diğer parçayı ne kadar ilgilendirdiğine karar veremediğiniz zamanlarda görülür. Örneğin: “Sana çocuk gibi konuşmak…” (Burada çocuk kelimesi kimi karşılıyor? Konuşmacıyı mı dinleyiciyi mi?) veya “Rahatsız edici gürültüler ve düşünceler…” (Burada rahatsız edici hangi durumla bağlantılı?)

Noktalama

  • Devam eden cümleler.

“… senden bardağa/ver elime, dikkat etmeni istiyor. “Saatine dikkat et/ne yapıyorsun.

  • Duraklamak: “Bu sebeple şu anda daha iyi… hissediyorsun?
  • Tamamlanmamış cümleler: “Yani siz… eğer bunu değiştirirseniz, sonra belki…”

Kullanım

Konuşma  kelimelerini  veya  o  anda  konuşma  esnasında  olan

şeyleri kullanmak. Örneğin, “… ve dışarıdaki trafiğin sesi…”

Milton örneklerinin kendi kendilerini açıkladığını göreceksiniz. Diğerlerinin daha fazla açıklamaya ve örneğe ihtiyaçları vardır. Bazıları gramer kurallarına uygun değildir fakat bu genellikle konuşma esnasında dikkat çekmez ve iletişimin etkisini de azaltmaz.

Aşağıda birkaç örneği daha inceledik ve onları sizin kolayca anlayabileceğiniz olaylarda uyguladık. Öncelikle kendimize bazı temel iletişim prensiplerini hatırlatmamız gerekiyor ve bu modelleri (örnekleri) kullanırken bize yardım edecek olan bazı pratik ipuçlarını da bunlara eklememiz lâzım.

Diyalog ve Yararlanma

Milton dil örneklerini kullanarak bir insanı transa veya “pasif zamana” geçirmek, iyi bir iletişimin kurulmasına yardım eder. Şu ana kadar iletişim hakkında öğrendiğiniz her şey uygulanabilir. Bu süreç bir insanın gerçekliğini örnek almanızı gerektirir. Bu, anlamak,  saygı duymak  ve  eşleştirmek  manasına  gelir. Zaten,

iletişim kurmak için eşleştirme yapma fikrini 4. günde görmüştünüz. “Kasıtlı olarak belirsiz” dil örnekleri, bir insanı aynı görüşü paylaşması yönünde cesaretlendirir. Hatırlayacağınız gibi, genel ve soyut düşüncelere doğru “parçalanma” da, bir görüşmede benzer bir iş görür.

Bir kere rahatladığında ve bir diyalog içindeyken o kişi sizin rehberliğinizi takip etme eğiliminde olacaktır. Bazı durumlarda örnekler diyalogun gerçekleşmesine kendiliklerinden yardım ederler. Diğer hallerdeyse, şu ana kadar öğrenmiş olduğunuz teknikleri kullanarak diyalog kurmanız ve onu devam ettirmeniz gerekecek.

Örneğin, birisinin “gerçekliğini” örnek almak için örnek alma yeteneklerinizi kullanabilirsiniz (5. gün). Etrafınızda olup biten her şeyi kullanın. Örneğin, normalinde sizi rahatsız edecek olan bir sese yeni bir anlam yükleyebilirsiniz. Mesela, alt katta bir kapı çarpıldığında şunu söyleyebilirsiniz: “Uzaklardan kapı sesleri duyduğunda veya trafiğin gürültüsü sana ulaştığında düşün…” Bu transa geçmeye veya onu derinleştirmeye yardım ediyor.

Aynı yöntemle, bir insan kullandığı zaman onun “hakikatini” yansıtan ve benzer şekilde trans halini derinleştiren kelimeleri sık sık kullanabilirsiniz. “Tamam… hakkında düşündüğünüz zaman zihniniz tüm bağlarından sıyrılıyor gibi görünüyor.” Veya bir iş toplantısında, “(Arabanın sesini veya kapının kapatıldığını duyarak”) sanırım, John geri gelecek. O saat 2’de bize  katılmadan önce bu konuda anlaşabiliriz.” İşte biz bu tekniğe, o anda olan herhangi bir şeyi iletişiminize kattığınız için, “yararlanmak” diyoruz.

Yukarıda bahsedilen dil örnekleri, değişmiş bir ruh hali olup bir insanın normalinde yapabileceğinden çok daha fazlasını yapabildiği trans veya “pasif zamana” geçişe sebep olma eğilimindedirler. Bu örnekler, bilinçlilik halimizi baypas etme ve insanların daha “içeriye” gitmelerini sağlama işini üstlenir. Mantıklı bir incelemeye dayanmayan bir varsayım böylece ani bir kabulle karşılaşabilir.

Bazı durumlarda, güçlü bir hafıza deneyimine ve bunun getireceği herhangi bir öğrenme  durumuna erişebilirsiniz. Bilinçaltına müracaat ederek, dil, iletişimdeki mantıki itirazların veya engellerin üzerinden atlayabilir. Böylece, bazı olaylarda, kesin, “aktif zaman” diliyle asla olmayacak sonuçlara ulaşabilirsiniz.

Daha önce gördüğümüz gibi, dil belli bir sürekliliği  içerir  ve Milton dil anlayışının pek çok uygulamasını, transla genellikle ilgisiz günlük olaylarda da göreceksiniz. Zaten daha önce görüldüğü üzere, bir görüşmede yukarıya doğru, parçalanma genele ve bazen de belirsizliğe doğru gider. Hepimiz zihnimiz meşgulken veya hayal kurarken her gün veya her an hafif bir tarns hali yaşarız. Bunun, iletişimin bazı şekillerinde yeni düşüncelere açık olma hali olduğunu göreceksiniz.

Çocuklar, onlara “Oturduğunuz yer rahat mı? Tamam öyleyse, evvel zaman içinde…” diye başlayan bir kitapla kolay ve hızlı bir şekilde transa benzer bir hale geçebilirler. Yetişkinler de, benzer şekilde, anekdotlara, mecazlara, alıntılara, vecizelere ve dilde en belirsiz kullanımlara kolaylıkla cevap verirler. Zaten bildiğimiz bir şeyi tekrarlarsak, iletişimin verdiği cevap veya sonuç dil konusunda başta gelir. Hipnoz daha derin bir trans haline bağlıdır fakat zihnin doğal olarak işleyiş tarzını takip eder.

Milton ifadesi özel detayları dışarıda bıraktığından bilincimiz bu ifadeyi mantıklı kılmak için bilinçaltımızda depolanmış kaynaklardan bilgi çekmek zorundadır. Anlam araştırmasında bilinçaltımız hafızayı tarar ve bilinç halinde bulunamayan seçeneklere erişebilir. Düşünme eylemimizin çoğunlukla bilinçaltı boyutunda olduğunu hatırlayın. Bir insan özel bir problemine  yeni ve oldukça yaratıcı çözümler bulduğu zaman bazen değişiklik sadece bu yolla gelecektir. Dil sadece var olan zihinsel kaynakları harekete geçirir.

Milton dil örneklerine aşina olduğunuz zaman, onları her yerde fark etmeye başlayacaksınız. Örneğin reklam firmaları sık sık sloganlarında bu çeşit dil yöntemlerini kullanırlar. Politikacılar, vaizler veya telkin yapanlar hepsi dinleyicilerinde bilerek trans benzeri bir hal oluşturmamalarına rağmen, hipnotik veya “kurnazca belirsizleştirilmiş bir lisanı” kendi tarzlarına göre kullanırlar.

Gerçekte bu dil yeteneği, bir iletişimci olarak onların başarılarının çoğunun sebebi olabilir. Onların mesajları doğrudan bilinçaltına ulaşır ve mantık (bilinç) bariyerine takılmaksızın insanların davranışlarını etkiler.

Örnekleri (Yöntemleri) Kullanmak

Daha iyi bir iletişim için, onları nasıl kullanacağınızı örneklerle de destekleyerek bu yöntemlerin en popüler olanlarından bazılarını aşağıda inceleyeceğiz.

Sebep-Sonuç ve Karmaşık Eşitlik

Bazen bunlar üst üste gelirler. Sebep ve sonuçta bir zaman vurgusu vardır. Yani, zaman içerisinde sonuç sebebi izler. Karmaşık eşitlik durumunda eşitlik, paralel veya aynı zamanda var olur.

Örneğin: “O beni güldürdü.” “O beni içmeye götürdü.” “Şiir bana ilham eder.” Bütün bu ifadeler sebep-sonuç ile ilgilidir. Diğer bir deyişle; A, B’ye sebep olur; B, A’yı takip eder.

Bununla birlikte, “O geç gelir, bu yüzden düzeni bozmuş olmak zorundadır.”, “O sigara içer, bu sebeple sağlıklı bir bilinci olamaz.”, “O zeki olmak zorundadır. O “A” aldı. “Bütün bu ifadeler, bir eşitlik durumuyla veya farklı bir anlamla ilgilidir. “Be” (olmak) veya “is” (yardımcı fiil) kullanımlarının bütün bir kimliği ifade ettiğine dikkat edin. Eğer iletişim sonucunuz için faydalıysa bu kurnazca belirsiz kılınmış dil örneklerini kullanarak eşitlik ilkesi gereği iletişim kurabilirsiniz.

Evrensel Ölçüler

“Evrensel” kelimeler tüm alanlarda şu kullanımları önerir:  “hepsi”, “her”, “hiçbiri” “hiç kimse”, “asla”, “hiç”. Bu kelimeler zaman zaman yanlış şeyleri ima etmekle birlikte istisnalara yer vermez. Mesela: “Her zaman bunu söylersin.” “Yaptığım hiçbir şeyi takdir etmedin.” Genellikle bu yöntem yukarıdaki kısa listede belirtilen “evrensel” kelimelerle sınırlı kaldığından onları kolayca farkedeceksiniz.

Bununla birlikte, bazen gerçek kelimeler kullanmasak bile evrensel ölçüler evrenselliği ima edebilir. Örneğin: “O ergenler tembeldir.” Burada kastedilen “tüm” ergenlerdir ve çoğul kullanım da zaten bunu ima eder. (Burada “to be” (are-çoğul)  fiili “belirleyicidir.”) “Hızlı araba kullanmak öldürür.”

Diğer bir örnektir. Bu da tüm dünyada doğru olan bir ifadeyi belirtir. Böylece, kasten belirsiz kullanılan dil, bütün bu çabalara değecek bir sonuca ulaşmamıza sebep olabilir (Yukarıdaki örnekte, hızlı araba kullanmamaya.).

Bu imalı evrensel kullanımlar çok farklı şekillerde ve büyüklüklerde karşımıza çıkabilirler. Gerçek evrensel kelimeleri içermeyebilir bu yüzden onları tanımak için daha fazla beceriye ihtiyacınız var. Aynı şekilde ele alarak, onları “kasten belirsiz”olarak kullandığınız zaman, dil örneğini ne kadar gizleyebilirseniz o kadar iyi olur. Amacınızı gerçekleştirebilmeniz için ifadenizi mantıklı bir analize dayanıyor gibi göstermeniz gerekir.

Örneğin: “Başarılı bir bütçe; reklam anlamına gelir.” ifadesi işe yeni başlayan bir satış elemanını çok iyi motive edebilir. (Aynı zamanda karmaşık eşitliği farkettiniz mi? Uygulamada bir ifade birkaç tane milton örneğini kapsayabilir.) Diğer yandan, “Başarılı bir bütçe; her zaman reklam anlamına gelir.” ifadesi mantıklı bir analize dayanmıyor olabilir. Bu sebeple alarm zilleri çalabilir ve ikna ve motive etmek başarılamayabilir..

Genelde, bir varsayımı veya imajı da içeren bir ifade kullanarak karşılaşabileceğiniz negatif tepkileri ve diyalogu kaybetmek tehlikesini uzaklaştırabilirsiniz. Böylece, itirazlar olmaksızın istediğiniz iletişim sonucunu elde edebilirsiniz.

Aslında, hem açıkça ifade ettiğiniz hem de ima ettiğiniz evrensellik ifadelerini güçlü bir iletişim taktiği olarak kullanabilirsiniz. Örneğin:

“Biz tamamıyla kazanırız.” “Kimse kaybetmez.”

“Her zaman işe yarar.” “Her zaman gerçekleşir.”

“(“Hiç” kelimesini ima ederek) Başarısız olamazsın.” “Bunu herkes yapabilir.”

“Japon arabaları (“hepsi” kelimesini vurgulayarak) sağlamdır.”

Kasıtlı bir genelleme veya belirsizleştirme, yani Milton örnekleri, istediğiniz iletişim sonucunu verebilir. Sonucu, tabii ki, kullanılan dilden (veya teknikten) ziyade etkililik belirler. Veya iletişim varsayımları vasıtasıyla zaten şunu biliyorsunuz (günün sözlerinden): “İletişimin anlamı elde ettiği cevaptır.”

Varsayımlar (Sözler)

Dil, varsayımlarla doludur ve pratikte de sıradan  bir iletişimimizde bile her çeşit şey hakkında ortaya bir görüş atmaksızın neredeyse iletişim kuramayız. Onları daha pozitif ve daha etkili bir iletişim için kullanabiliriz. Genellikle günlük konuşmamıza yetecek ve bir şeylerin yapılmasını sağlayacak kadar yüzeysel bir dil kullanırız.

Benzer şekilde bu varsayımlar veya sözler de, gramer olarak ekonomik oldukları kadar bir şeylerin yapılması konusunda; yani sonuçların gerçekleştirilmesinde de bize yardım ederler.

Öncelikle onları belirlemeniz ve sonra ne anlama geldiklerini yani yazarın veya konuşmacının ne kastettiğini bilmeniz gerekir. Örneğin:

“Bunu daha iyi düşündüğünde sen de aynı fikirde olacaksın.” (Onu zaten iyice düşündüğünü varsayar.). “Jean bana her hafta telefon eder.” (Demek ki sizin yeterince telefon etmediğinizi varsayıyor.).

“Fiona kadar inatçısınız.” (Fiona’nın inatçı olduğunu varsayıyor.).

“En azından yapabileceğinin en iyisini yaptı.” (Fakat yeterince iyi olmadığını düşünüyor.).

“Eli kanatlarını çırptı.” (Elinin bir kuş veya kanatlı bir nesne ya da varlık olduğunu varsayıyor.).

Tek bir ifadenin çeşitli varsayımlar içerebildiğine dikkat edin. Son ifadede, örneğin.

Elinin çırpacak kanadı vardır; o onların sahibidir, iki veya daha fazla kanadı vardır; cinsiyeti erkektir ve bunun gibi. İletişiminize ne kadar çok varsayım katabilirseniz, kasıtlı olarak yapılmış bu belirsizlik sayesinde sonucunuza ulaşma ihtimaliniz o kadar çok olur. Aynı ifadeye diğer milton örneklerini de katabilirsiniz (veya siz alıcı konumundaysanız diğer örneklere de dikkat edebilirsiniz.) ,

Örneğin, o kimin kanatlarını çırptı? İfade, insan yapımı bir uçucu alete mi, bir böceğe mi yoksa bir meleğe mi gönderme yapıyor? Bir kere mi kanadını çırptı yoksa sürekli çırpıyor mu? O bir firmanın terasında mı yoksa gökyüzünde mi (eğer belirsizlikler önceden farzedilmemişse)?

Bunu 10.günde daha ayrıntılı işleyeceğiz. Şu anda, bir dergi veya gazeteden bir makaleyi kontrol edin ve ne kadar çok varsayımı farkedebildiğinizi görün. Bir kere onların dildeki evrensel gücüne alıştığınız zaman, varsayımları (sözleri) iletişim stratejinizin bir parçası olarak bilinçli bir şekilde kullanmaya başlayabilirsiniz.

Bunun gibi, siz iletişimde alıcı konumunda olduğunuz zaman da daha özel bir anlamı sorgulamanızı mümkün kılan varsayımı farkedebilirsiniz. Bunu 10. gün işleyeceğimiz Meta Model’de göreceğiz.

Varsayımlarınızı ustaca kullandığınız zaman, okuyucularınız veya dinleyicileriniz cümleyi anlamlı kılmak için varsayımınızı kabul etme eğiliminde olur. Direnci bu şekilde ortadan kaldırmak, ulaşmak istediğiniz hedefe doğru birkaç basamak atlamanızı sağlar.

Genellikle özel şeyler ve derin anlam her halükarda iletişimin amacına bir şey eklemez, aslında daha belirsiz kılabilir. Böylece, paradoksal olarak, sizin belirsiz lisanınız daha büyük bir etkiye sahip olur. Milton dili bu etkiyi özellikle elde etmek istediğiniz sonuç davranışlarınızda bir değişikliği veya uzun süreli bir davranışı kapsıyorsa daha arttırır.

Bir satış bölümü yöneticisi pratisyenlik eğitimlerimizin birinde, aylık satış toplantılarının onu sıkıntıya düşürdüğünü itiraf etti. Satış takımı toplantıdan hoşlanmıyordu ve bunu nasıl düzeltebileceğini bilmiyordu. NLP eğitim programında Milton Modelini öğrendikten sonra, işine geri döndü ve şimdiye kadar hiç yapmadığı kadar güzel bir toplantı yaptı ve takımından da aynı mükemmellikte geribildirim aldı.

Arkadaşlarımız bu toplantıya katıldılar ve satış bölümü yöneticisinin saf Milton dili kullandığını belirttiler.

Yukarıdaki örnekleri içeren bu tarz bir dil dinleyiciyi rahatlatma, yaratıcı düşünceyi cesaretlendirme ve mantıktan daha derin seviyelerin özel dilini etkileme eğilimindedir. İnsanlar çoğunlukla trans haline biraz şüpheli yaklaşırlar. “Kontrolü kaybedeceklerine” ve başka birinin onlara bir şeyler empoze edeceğine inanırlar. Bununla birlikte, hipnozun gerçek anlamı kendi kendini hipnoz etmektir, yani insanlar sadece bunu  yapmak istedikleri zaman transa geçebilirler.

Dil tarafından etkilenmiş olmasına rağmen, onlar sadece karar verecekler ve kendi arzu ve değerleri paralelinde hareket edecekler. Milton dili kullanılarak hedefler gerçekleştirildiği zaman, ekolojiye ihtiyaç olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Eğer gerekliyse geriye dönüp bu konuyu tekrar edin. Yarı yarıya kazanılan veya kaybedilen iletişimler, örneğin görüşmelerde veya satışlarda olabilecek olan bu şey, kısa süreli avantajlar sağlayabilir ve zaten bozuk olan ilişkileri bitirebilir.


İnsan mekanizmasının işleyişi mükemmeldir.


İnsanın nöro-fizyolojik sistemi, müthiş bir kaynaktır. Yani işleyişi mükemmeldir. Durum böyle olunca, bu sibernetik, hedefleri gerçekleştirici sisteme hangi hedefleri programlayacağımız konusunda bir seçimle karşı karşıyayız. Fakat girdiler ne olursa olsun sistem mükemmel işliyor. Hatta sosyal ve ahlâki yönden kusurlu davranışlara şahit olsak bile, bir insanın davranışı  şeklinde ortaya çıkarılan içindeki bazı pozitif amaçlarını görebiliriz.

Sistem, bilinçli veya bilinçsiz niyetler arasında herhangi bir ayrım yapmaz; onun sadece bir hedefe veya amaca ihtiyacı vardır. Vücud ısı veya nefes kontrolü gibi vücut fonksiyonlarını nasıl yerine getiriyorsa bilinçli amaçlarımızda da aynı etkileyicilikle çalışır. Siz veya ben başka bir insanın dünya haritasını anlamayabiliriz.

Fakat yine de o bu insanın en iyi algılarını kendisinde  toplar   ve   onların  bilgi   ve   deneyim kaynaklarınıyansıtır. Beklenen sonuçları vererek, onlara en iyi şekilde hizmet eder. Her halükarda insan mekanizmasının işleyişi mükemmeldir.

Günün Uygulamaları

  • Bugün Milton dil modellerinin örneklerini dinlediniz. Başlamak için, onları doğru kategoriye koymaya ve etiketleri hatırlamaya ihtiyacınız yok. Sadece, yukarıda verilen örneklere benzer  olanları belirlemeye başlayın. Öncelikle birkaç örnekle (modelle) başlamanızı öneriyoruz. Böylece öğreneceğiniz şeye daha iyi odaklanabilirsiniz. Ve kolay olanlarla başlayın, kendinizi çok fazla ve çok hızlı şeyler için sıkmak yerine var olan yetenekleriniz ve bilginiz üzerine bir şeyler bina edin.
Örneğin, “asla”, “her zaman”, “her”, “hepsi” gibi kelimeler vasıtasıyla evrensel ölçüleri tanıyacaksınız. Sebep-sonuç veya karmaşık eşitlik örneklerini dinleyebilirsiniz.

Bu durumlarda şu soruları sorabilirsiniz: “Bunun gerçek anlamı bu mudur?” veya “Bundan sonra bu mu gelir?” Hoşlandığınız veya iş arkadaşlarınızın bilmeden benimseyecekleri diğer örnekleri seçin. Daha bu ilk seviyede modellerden bahsetmeyin. Onları tanımak için az da olsa bir şeyler yaptın’ız.

  • Milton dil örnekleri için dergilerdeki reklamlara bakın. Bunu bir makalenin iki paragrafına veya düz yazının geri kalan kısmına yayın, ilk gözden geçirişinizde bazı örnekleri gözden kaçırabilirsiniz. Böylece, dikkatle kontrol etmeniz gerekecek.
  • Diyalog çalışmanızda daha fazla rehber olmayı deneyin. 5. Gün görmüş olduğunuz Örnek ve Rehber Olma konusunu tekrar gözden geçirin (Eğer ihtiyacınız varsa).
  • Eğer bunu daha önce yapmamışsanız, bir dergi veya gazeteden birkaç paragraflık bir makale bulun ve varsayımların ne kadarını belirleyebildiğinizi görün. Birinci okuyuşunuzda hepsi dikkatinizi çekmeyecek. Onun için bu parçanın üzerinden bir kereden daha çok geçmelisiniz. Yukarıda da açıklandığı gibi, bir tek ifade de birkaç varsayımın olabileceğini hatırlayın. Tekrar, varsayımlar konusunda özellikle ağır veya hafif görünen herhangi bir yazılı metni seçin ve aynı konuya çalışın.
  • Bugünün sözünü düşünün ve tüm kaynaklarınızın, içinizdeki niteliklerin, değerlerin ve görülebilenler kadar görülemeyen yeteneklerinizin de bir listesini çıkarın. Sonra hayatınızda yapmak istediğiniz değişiklikleri ve onları gerçekleştirmek için kişisel kaynaklarınızı nasıl kullanabileceğinizi düşünün.

Kaynak21 Günde NLP – Harry Alder


Seninde bize katılmanı isteriz. Sende BU FORMU eksiksiz doldurarak bize katılıp, yazarlar kadromuzda yer alabilirsin.

Kültür, Sanat ve Araştırma Bloku.

Döküntü Net
21 Günde NLP / 9.Gün

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön