30 Ağustos Zafer Bayramı Kanunu, İlk Zafer Kutlaması ve Büyük Taarruz İle İlgili Bazı Bilgiler

30 Ağustos Zafer Bayramı

Türk İstiklal Harbi’nin dönüm noktası olan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Muharebesi, yok edilmek ve vatanından kovulmak istenen bir halkın millet olmasın- da, ülkesini işgalcilerden elbirliği ile kurtarması ve özgür ve bağımsız yaşama isteği- nin tezahürüdür. Milli ordunun işgalci güçlere son ve kesin darbeyi vurmasını sağlamak ve Anadolu’dan atmak için düşünülüp planlanan harekât hazırlıkları büyük bir özen ve gizlilik içinde yürütülmüştür.

Büyük taarruz işgalciler tarafından beklenilmeyen ve dolayısıyla kamuoyu dikkatinin başka konularla meşgul edildiği bir zamanda gerçek- leştirilmiş bu yönüyle de dünyada büyük bir şaşkınlıkla karşılanmıştır.1 Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 20 Temmuz 1922’deki oturumunda Mustafa Kemal Paşa’ya dördüncü kez olmak üzere Başkomutanlık yetkisi verilmiştir. Ancak bu sefer önceki Başkomutanlık yetkilerinden farklı olarak Mustafa Kemal Paşa mec- liste yaptığı konuşmada, “… Bugün ordumuzun manevi kuvveti en yüksek derecede- dir. Ordumuzun maddi kuvveti de fevkalade bir önleme gerek hissettirmeksizin milli emelleri tam bir güvenle elde edecek düzeye ulaşmıştır. Bu nedenle böyle bir yetkiyi devam ettirmeye gerek kalmadığı görüşündeyim..” şeklinde ifade ederek bu sefer ken- disine geniş yetkiler verilmesine gerek olmadığı söylemiştir.

Mustafa Kemal Paşa Büyük Taarruz için lojistik hazırlıkları bütün hızıyla devam ettirirken bir taraftan da harekât planları üzerinde çalışmalarını sürdürüyordu. Her ne kadar Başkomutanlık yetkisi ile ilgili görüşme mecliste 20 Temmuz’da yapıldıysa da Mustafa Kemal Paşa taarruz kararını haziran ayında almış ve hazırlıkları gizli ola- rak yürütmüştür. Bu karardan haberi olanlar ise yalnız cephe komutanı İsmet Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ile Milli Savunma Bakanı Kazım Paşa idi. Mustafa Kemal Paşa gezi adı altında bir seyahat gerçekleştirerek gittiği Sarıköy İstasyonu’nda İsmet Paşa, Fevzi Paşa ve Kazım Paşa ile bir durum değerlendirmesi yaparak büyük taarruzun Ağustos ayı sonlarında yapılması kararlaştırıldı.

Hazırlıkları oldukça hassas ve büyük bir özen içinde yapılan Büyük Taarruz için 26 Ağustos’ta saat 03:00’te karargâhtan ayrılan Mustafa Kemal Paşa beraberinde Ge- nelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa olduğu halde Birinci Ordu’nun gözetleme yeri olan Kocatepe’ye geldi. Sabah saat 05:00’te gün ağa- rırken Türk topçu ateşiyle taarruz başlamıştır.4 Tarafların ordu mevcutları şu şekilde idi: Yunan kuvvetleri, 6.564 subay, 218.000 er, 83 tüfek, 1.300 kılıç, 3.113 makineli tüfek, 1.280 ağır makineli tüfek, 418 top ve 50 uçak.

Türk kuvvetleri, 8.659 subay, 199.283 er, 100.352 tüfek, 2.025 hafif makineli tüfek, 839 ağır makineli tüfek, 5.000 kılıç, 340 top ve 8 uçak.5 Topçu ateşini müteakip piyadeler ileri harekâta başlamıştır. Bütün cephede bir- likler düşmanla temas haline gelmiş, süngü hücumuna kalkan bazı Türk birlikleri ilk olarak Tınaztepe, kısa süre sonrada Belentepe’yi ele geçirmişlerdir. Buraları, Türk- mentepe, Sivritepe ve Kırcaarslan’ın ele geçirilmesi takip etmiştir. Türk birliklerinin çökertmeye çalıştıkları Yunan cephesi yirmi kilometrelik bir alandı. Bu Türk ilerleyişi karşısında Yunan Komutan Trikopis Afyon’daki Yunan hastanelerinin boşaltılmasını Uşak’a nakledilmesini emretti.

Batı Cephesi’nin Kuzey kanadındaki Seyitgazi’de de Türk ordusu Yunan birliklerini oyalamak amacıyla taarruza başlamıştır.6 Ağustos’un 26’sını 27’sine bağlayan gece Afyon’da Büyük Taarruz’un başladı- ğı bilgisini alan Ankara halkı oldukça endişeli ve bunalımlı bir gece geçirmiştir. 27 Ağustos’ta Türk birlikleri sabahın erken saatlerinden başlayarak kitleler halinde Yu- nan mevzilerine girmeye başlamış ve Yunanlıların bir yıldan bu yana tahkim ettikleri mevziler bir bir Türklerin eline geçmeye başlamıştır. Türklerin ilerleyişi Afyon’daki Gayrimüslim halk üzerinde ciddi endişe yaratmıştır.

Özellikle Yunanlılarla işbirliği halinde olan ve onlara lojistik destek sağlayan Rumlar ve Ermeniler endişeli zaman- lar geçirmişlerdir. 3-4 bin Rum ve Ermeni Afyonu terk etmek üzere istasyona akın etmişler, kısa süre içinde Yunanlılar da Afyonu terk ederek geri çekilmişlerdir. Türk birlikleri Yunanlılardan boşalan mevzilere girerek kısa sürede Afyona ulaşmıştır. Nurettin Paşa, Mustafa Kemal Paşa’ya gönderdiği telgrafla Afyon’un ele geçirildiğini bildirmiştir.7 Afyon’un Türkler tarafından ele geçirildiği haberi Ankara’da ve ülkenin diğer ta- raflarında büyük bir sevinç ile karşılandı. Ali Fuat Cebesoy bu durumu şu sözlerle anlatmıştır: “…tarifi mümkün olmayan bir sevinç ve tatlı bir heyecan içindeki halk yedisinden yetmişine sokaklara döküldü. Havasa silahlar atıldı. Her adım başında ‘Yaşasın Millet! Yaşasın milli ordu! Yaşasın Gazimiz! Sesleri yükseldi…”8

Büyük taarruzun başlamasından üç gün sonra da çarpışmalar bütün cephede hız kesmeden devam etmiştir. Afyonu boşalttıktan sonra Yunan ordusunun çekildiği Sincanlı Ovası, Türk birlikleri tarafından ele geçirilmiştir. 28 Ağustos’ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa Afyon’a gitti. Afyonlular Başkomutanlarına büyük sevgi göste- rilerinde bulundu. Yunan makamları Türkiyeli Rumları silahaltına alma yönünde bir karar aldı. Yeni alınanlarla birlikte Yunan ordusunda 35.000 Türkiyeli Rum’un silahal- tında olduğu tahmin edilmekteydi.9 29 Ağustos’ta Türk ordusunun başarılı ilerleyişi devam ederken Yunan ordusun- da umutsuzluk had safhaya çıkmıştı. Bir yıl önce işgal edilmiş olan birçok yerleşim yeri bir bir Türk ordusu tarafından ele geçirilmiştir. Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa Afyon’da bir durum değerlendirme toplantısı yapmış ve değerlendirme sonucunda saldırının şiddetle devam ettirilmesine ve düşmanın devamlı surette taki- bine kararı vermişlerdir.

30 Ağustos’ta Aslıhanlar civarında kuşatılmış düşman birlikleri Mustafa Kemal Paşa’nın bizzat idare ettiği Dumlupınar Muharebesi’nde külliyetle imha edilmiş ve çok sayıda Yunan askeri esir alınmıştır. Kısa süre sonra da Yunan Ordusu Başkomu- tanı Trikopis de esir edilmiştir. Yunan ordusu 4-5 günlük bir süre zarfında bozulup dağıldı. Bunların bıraktıkları, top, tüfek ve savaş araç gereçleri terk edilmiş bir şekilde savaş meydanında duruyordu. Düşmanın toparlanmasına fırsat vermemek amacıyla Başkomutan 1 Eylül 1922’de önemli ve tarihe geçen “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, İleri!” sözünü söylemiş, düşmanın Anadolu’dan atılacağını açıkça beyan etmiştir.11 Büyük Taarruz’un zaferle sonuçlanmasının ardından, TBMM’deki muhalifler de fikir değiştirip zaferi öven sözler sarfetmeye başladılar.

Mecliste en hararetli muha- lefeti yapan Erzurum mebusu Hüseyin Avni Bey bu sefer Başkomutan Mustafa Ke- mal lehine hararetli bir konuşma yaparak zaferle ilgili düşüncelerini dile getirmiştir: “Milli mefkurenin rehberi olan Gazi Hazretleri bugün bu ordunun kumandanlığını kabul ettiği gibi milli mefkurenin rehberliğini de kabul etmiştir. Ne büyük, ne azametli bir ruh! Bugün bu zafere bizi tebşir eden Başkumandandan rica ederim ki, çiftçinin başında yine o zekaları sayesinde bu cihan iktisadiyatında tezkar etmelerini Cenab-ı Hak’tan temenni ederim.” Bolu mebusu Tunalı Hilmi Bey ise yaptığı konuşmada bü- yük zafer kazanan Türk ordusunun muzaffer komutanını tarif edecek bir unvan bir sıfatı bulamadığını dile getirmiştir.

Türk ve dünya basınında da Türk ordusunun zafer kazanması büyük yankı bul- muştur. Dönemin etkin gazetelerinden Hakimiyet-i Milliye, Peyam-ı Sabah, Açık- söz gibi gazeteler Büyük Taarruz süresince okurlarına olaylar hakkında olumlu veya olumsuz bilgiler vermişlerdir. Yabancı basın da Türk basınından, Yunan basınında veya kendi muhabirleri aracılığıyla olaylar ile ilgili bilgileri kendi okurlarına ulaştır- mışlardır.13 Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Muharebesi sonucunda Türk ordusu- nun 2.543’ü şehit, 9977’si yaralı ve 101’i esir olmak üzere 12.621 kişi zayiatı mevcut- tu.

Büyük Zaferi Anmak Amacıyla Yapılan İlk Tören

Büyük Zafer’den iki yıl sonra 30 Ağustos 1924 cumartesi günü Dumlupınar’da Çal Köyü yakınlarında Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın da katılımıyla Büyük Zafer için ilk kutlama töreni yapıldı. Zaferi kutlamak için iki yıl beklemenin en önemli nedeni 1923 yılının yeni Türkiye açısından hem ulusal hem de uluslararası alanda yoğunlu- ğun had safhada olmasıydı.17 Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi 12 Ağustos 1924 tarihli nüshasının birinci sayfa- sından “Dumlupınar Meydan Muharebesi Tes’idi” başlıklı haberiyle bu sene ilk kez kutlama töreni yapılacağını duyurmuştur. Haberde Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’nın da bir konuşma yapacağı bildirilmiştir. Tören programı ile ilgili olarak, Ge- nelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Milli Savunma Bakanı Kazım Paşa, Milli Eğitim Ba- kanı Vasıf Bey’in 9 Ağustos 1924’te bir toplantı yaptıkları ve bu toplantıda törenin programını belirledikleri ve Bakanlar Kurulu’na onay için sundukları belirtilmiştir.18 İlk haberden altı gün sonra 18 Ağustos 1924 tarihli Hâkimiyet-i Milliye gazetesi ilk sayfadan törenin programını yayınlamış, İzmir, Ankara ve İstanbul’dan gelecekler için yüzde elli indirimli özel trenlerin kalkacağını duyurmuştur. Gazetenin okuyucu- larına duyurduğu program akışı şu şekildeydi:

1) Açılış Konuşması Fevzi [ÇAKMAK] Paşa (Genel Kurmay Başkanı)

2) Meçhul Asker Abidesi ve heykelinin temel atma töreni

3) Protokol Konuşmaları İstanbul Üniversitesi temsilcisi20 Basın temsilcisi21 Türk Ocakları temsilcisi22 Türkiye Öğretmenler Birliği temsilcisi23 Türkiye Spor Kulüpleri Birliği temsilcisi24 Kızılay temsilcisi25 Barolar temsilcisi26 Türk halkını temsilen Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Fethi [OKYAR] Bey Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal [ATATÜRK] Paşa

4) Resmi Geçit Dumlupınar’daki Büyük Zafer kutlamaları için Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaş- kanı Gazi Mustafa Kemal [ATATÜRK] Paşa eşleri Latife Hanım ile birlikte 29 Ağustos1924 Cuma günü öğleden sonra saat 13:07’de Ankara’dan özel özel bir trenle hareket etmek üzere beklerken, Ankara garında kalabalık bir halk kitlesi onu uğurlamak için toplanmıştı. Yedi vagonlu trende Başbakan ve Dışişleri Bakanı İsmet [İNÖNÜ] Paşa ve eşi, Genelkurmay Başkanı Fevzi [ÇAKMAK] Paşa, Bakanlar, Milletvekilleri, ga- zeteciler bulunuyordu. Polatlı ve Eskişehir’e doğru ilerleyen tren Polatlı ve Eskişehir istasyonlarında toplanan halkın, bayram havasındaki yoğun sevgi gösteriyle karşılan- mıştı. Eskişehir’e ulaşan tren gece saat 03:00’e doğru Eskişehir’den Afyonkarahisar’a hareket etmişti. Sabah saatlerine doğru zaferin kazanıldığı Afyonkarahisar’a ulaşıl- mıştı. Afyonkarahisarlılar Başkomutanlarını ve beraberindeki heyeti coşkulu bir şe- kilde karşılamışlardır.2

İstanbul’dan gelen Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Ali Fethi [OKYAR] Bey ve gazeteciler, İzmir’den gelen Ali Fuat ve Kazım [KARABEKİR] Paşalar, İzzettin Fahri, Ali Hikmet, Şükrü Naili Paşalar, Eskişehir’den gelen Kemalet- tin Sami Paşa da Ankara heyetinden sonra Afyonkarahisar’a ulaşmışlardı.28 30 Ağustos 1924 günü Çaltepe’de yapılacak törenler için bütün hazırlıklar yapıl- mıştı. Tören alanına giden güzergâhta iki tak dikkat çekmişti. Bunlardan birisi Çal Köyü’ne giden yolun üzerindeydi ve şu ibare yazılmıştı: “Yaşasın Büyük Reis-i Cum- hurumuz”. Yine yol üzerinde başka bir takın üzerinde daha uzun cümleler yazılmıştı: “Beşbin senelik mefahiri ile ayakaltında kalan haysiyet-i milliyeyi bir hamlede kurta- ran bu yerlerin halaskarını iki sene evvel bugün şuracıkta sihirli kılıcı ile ve bir yıldı- rım şiddetiyle Türk tarihini yazarken görmüştük.

Bugün bir sayfası okunan o tarihin muhteşem timsaline Kütahya halkı tarafından yüzbinlerce selam ve ta’zim!” 29 Öğleden sonra saat 13:00’e doğru Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal [ATATÜRK] Paşa Silkisaray’dan Başkomutanlık sancağını taşıyan üstü açık otomobiliyle hareket etmiş, Keyiftepe’de kurulan çadırlardan birinde Latife Hanım beraberinde olduğu halde kısa süre istirahat etmiş, saat 13:30’da beraberindekilerle birlikte Çaltepe’deki tören yerine çıkmıştı.30 Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 30 Ağustos 1924 yılında Dumlupınar’da yaptı- ğı konuşmada, Büyük Zaferin önemini şu şekilde anlatmıştır: “30 Ağustos zaferi, Türk tarihinin en önemli dönüm noktasıdır. Ulusal tarihimiz çok büyük, parlak zaferlerle doludur. Ama Türk ulusunun burada kazandığı za- fer kadar kesin sonuçlu, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yeni bir akım vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum. Besbelli ki genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırıldı, ölümsüz yaşayışsı bu- rada taçlandırıldı.”

Daha önce belirlenen program doğrultusunda saat 14:00’te alkışlar arasında gü- nün anlam ve önemini belirten konuşmalarını yapmak üzere Genelkurmay Başkanı Fevzi [ÇAKMAK] Paşa kürsüye çıkmış ve Büyük Zafer ile ilgili teknik bilgiler ver- mişti. 32 Cumhurbaşkanı ve Başkomutan Gazi Mustafa Kemal [ATATÜRK] Paşa, eşleri Latife Hanım ile birlikte “Meçhul Şehit” abidesinin temelini atmışlardır. Gazi Musta- fa Kemal Paşa abidenin temel taşını kendi elleri ile koyduktan sonra, Afyon Milletve- kili İzzet Ulvi Beyin oğlu Dumlupınar adlı şiiri okumuştur.33 Programa göre kürsüye ikinci konuşmacı olarak İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı [BALTACIOĞLU] Bey çıkmış ve konuşmasını “…Milli bir ya- zarımız daha iki üç gün önce ‘Meçhul Asker’den söz ederken demişti ki, ‘Meçhul olan Türk yoktur. Malum olan Mehmetçik vardır” diyerek konuşmasını şu sözlerle tamam- ladı. “Selam dünyadan ahirete malum askerden meçhul askere! Selam, hürmet Türk istiklalini vücuda getiren insanların dehasına! Hürmet, iman, Türkün bitmez tüken- mez olan ebedi hayat kudretine!”34 ifadeleriyle tamamlamıştır. Konuşmalar sırasıyla önce Türk basınını temsilen Kars Milletvekili Ağaoğlu Ah- met [AĞAOĞLU] Bey’in35, Türk Ocaklarını temsilen Hamdullah Suphi [TANRIÖ- VER] Bey’in36, Türkiye Öğretmenler Birliğini temsilen Nüzhet Haşim [SİNANOĞ- LU] Bey’in37, Türkiye Spor Kulüplerini temsilen Ali Sami [YEN] Bey’in38, Kızılay’ı temsilen Akil Muhtar [ÖZDEN] Bey’in39, Baroları temsilen Muhiddin Baha [PARS]

Bey’in40 son olarak da Türk milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Ali Fethi [CEBESOY] Bey’in41 kürsüye çıkmalarıyla devam etti.42 Konuşmaları yapmak üzere Büyük Zafer’in en büyük mimarı, Türkiye Cumhuri- yeti Cumhurbaşkanı ve Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal [ATATÜRK] Paşa alkışlar arasında kürsüye çıktı. Mustafa Kemal Paşa’nın yaptığı konuşmanın tam metni ekte verilmiştir.43

Büyük Zafer Resmi Bayram İlan Edildi

1924 zaferin en önemli mimarı Gazi Mustafa Kemal [ATATÜRK] Paşa’nın katılı- mıyla kutlanılan Büyük Zafer ve Başkomutanlık Muharebesi, iki yıl sonra 1926 yılın- da çıkarılan bir kanunla Türk ordusunun bayramı olarak ilan edildi. Ancak 1930’ların ortalarına kadar 30 Ağustos Zafer Bayramı görkemli kutlama ve anmalardan uzak bir şekilde törenlerle kutlanmıştı Özellikle 1960’lardan itibaren daha kapsamlı ve ka- tılımlı bir şekilde kutlamalar yapılmaya başlanmıştır. Bu kutlamaların Büyük Zafer kutlamalarını da aşıp içeriye ve dışarıya ordunun bir mesajı niteliği de taşıdığı görül- mektedir. 1926 yılında çıkarılan kanunun metni şu şekildedir:44 “Kanun Numarası: 795 Birinci Madde: İstiklal Muhaberatında zafer-i katiyi temin eden 30 Ağustos Baş- kumandan Muharebesi günü cumhuriyet ordu ve donanmasının zafer bayramı- dır. İkinci Madde: Her yıl dönümünde bu bayram günü kuvva-yı berriye, bahriye ve havayiye tarafından tes’id olunur ve müdafaa-i milliye vekâletinin tanzim edece- ği programa göre Dumlupınar’da ayrıca merasim-i askeriye icra edilir. Bugünde bilumum devair ile mektepler tatil olunur. Üçüncü Madde: Bu kanun neşr tarihinden muteberdir. Dördüncü Madde: Bu kanun ahkâmını icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur. 1 Nisan 1926”

Aynı yıl Milli Savunma Bakanı Recep [PEKER] Bey tarafından yayımlanan ge- nelgede 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın kutlanması ile ilgili olarak ayrıntılı bilgiler ve- rilmiştir. Kutlama yapacak askeri ve idari birimler bu genelge uyarınca kutlama ve anma programlarını düzenleyeceklerdi. Söz konusu genelge şu şekildeydi: “Kanun-ı mahsus mucibince 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın tarz-ı tes’idi hakkın- da heyet-i vekilece kabul edilmiş olan talimat sureti atidedir. Müstacelen tebligat ve ihzarat yapılarak yev-i mahsusunda muhteviyatının icrası mercu’dur. 26 Ağustos 1926 Müdafaa-i Milliye Vekili Recep [PEKER] 1 Nisan 1926 tarih ve 795 numaralı Zafer bayramı Kanunu mucibince her sene 30 Ağustos günü yapılacak merasim-i askeriye ve tes’idiyenin esasatı bervech-i zirdir:

1) Merasim mahalli şehid asker abidesinin bulunduğu mevkidir.

a) Bu merasime her sene için tensib edilen kıtat iştirak eder.

b) Merasime usulen abide mıntıkasında bulunan ordu müfettişi riyaset eder. İşbu riyaset vazifesi Müdafaa-i Milliye Vekaleti’nin tensib ve iş’arıyla diğer rüasa-yı askeriyeye dahi tavsiye edilebilir. Mıntıkadaki kolordu kumandanı hazır bulu- nur. Vaziyet ve icabatına göre mıntıka civarındaki kumandanlardan hazır bulu- nacaklar da tesbit edilir.

c) Arzu-yu zatiyeleri ile merasime iştirak edecek zabitan ve memurin ile cemiyet- ler ahaliye mümkün olan veait ve teshilat mezkur kolordu kumandanlığı tarafın- dan gösterilir.

d) Zevaş vakti mahal-i mezkurda yirmi bir pare top atılır ve hitamında merasim başlar.

e) Reis tarafından Zafer bayramı ve Başkumandan Muharebesi tes’id edilir ve bu zaferin timsal-i mübeccili olan Başkumandanımız ve Reis-i Cumhurumuz Hazretleri için temenniyat ve tebcilatta bulunulur ve daha evvelce tesbit edilen hitabeler sırasıyla irad olunur.

f) Ervah-ı şüheda tekrim edilir.

g) Gecid-i resmi icra edilir.

h) Bu merasime mütaalik teferruat-ı saire daha evvel vazife-i riyaseti ifa eden zat tarafından tanzim ve oradakilere edilmiş olmalıdır.

2) Mevaki-i sairede:

a) Zafer Bayramı günü öğleden evvel mahallin en büyük askeri makam sahibi, garnizondaki zabitan ve mensubin-i askeriye tarafından ziyaret edilir. Alelumumbu büyük makamat-ı askeriye ve yukarıdan fırkaya kadar kumandanlar kıtala- rını tahriren tebrik eder. Halkın ve askerden maada memurin ve teşkilatın ordu namına vuku bulacak ihtiyari tebrik ziyaretleri mahallin en büyük amir-i aske- riyesi tarafından kabul edilir.

b) Tebrik ziyaretlerini müteakib bilumum garnizon heyet-i zabitanı askerin mu- ayene nizamında içtima etmiş bulunacağı mahal veya meydana giderler.[İctima mahallinin eğer varsa şehitlik ve askeri abide mevki civarında bulunması mer- cuhdur. Mamafih maksada muvafık bir yer intihabı mahalli kumandanlara aid- dir.] mahallin en büyük kumandanı yüksek sesle muayene nizamındaki askeri tebrik eder. Ba’de içtima mahallinde zabitan ve efrad evvel emirde bir halka teşkil ederler. Mahallin en büyük kumandanının emir ve tensibiyle garnizonun en kı- demsiz zabiti tarafından bu büyük günün ulviyeti ve ordumuzun İstiklal Muha- rebatındaki menekıb-ı kahramanesi ve düşman ordusunun imhasıyla neticelenen Başkumandan Muharebesi’nin tarihçesi yüksek sesle kısa, veciz ve kuvvetli olarak anlatılır. Mezkur izahattan sonra mahallin en büyük kumandanı büyük milli za- ferin mübeccel timsali olan Başkumandan Reis-i Cumhur Hazretleri hakkında tebcilat ve temenniyatda bulunur. Şüheda ervahı için takdisatda bulunulur.

c) Bunu müteakib [varsa askeri ve iştirak etmişlerse mülki mektebler] resmi gecid yapılır ve kıtaat ordugahlarına dağılır.

d) Zeval vakti kolordu ve fırka merkezleriyle mevaki-i müstahkemeden, kuvva-ı hevaiye müfettişliği karargahı civarında ve sefain-i harbiyeden yirmi bir pare top endaht olunur.

e) Zevalden sonra bir müddet asker istirahat eder. Saat on beşten sonra asker için eğlenceler ve oyunlar ve gece şenlikler ve fener alayları tertib olunur.

f) Zafer Bayramı günü askerin yemeklerinde tenv’i temin edilir.

g) Öğleden evvelki merasime her garnizondaki berri, bahri, hevai ve hidmetten kabil-i tefrik jandarmalar birlikte iştirak ederler.

h) Zafer bayramı günü aynı zamanda tayyare cemiyetinin de yevm-i mahsusi olduğundan tevhid hareket olunur.

i) Kanun-ı mahsus mucibince Zafer Bayramı günü bilcümle devair ve mektebler tatil edileceği gibi milli ve resmi devair ve mektebler güdüz bayraklarla gece fe- nerlerle donatılır.

3) Mesarif-i mecbure için Müdafa-i Milliyece müteferrika tertibinden kıtaat ve müessesata mezuniyet verilir

Kaynak: Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı Yıl: 12, Bahar 2014, Sayı: 16, ss. 89-114 / Burhan Sayılır

30 Ağustos Zafer Bayramı

Seninde bize katılmanı isteriz. Sende BU FORMU eksiksiz doldurarak bize katılıp, yazarlar kadromuzda yer alabilirsin.
.

Kültür, Sanat ve Araştırma Bloku.

Döküntü Net

30 Ağustos Zafer Bayramı Kanunu, İlk Zafer Kutlaması ve Büyük Taarruz İle İlgili Bazı Bilgiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön