Astral Mebrure Yollarda – İtalya

Mebrure’nin gözlerini açmasıyla sonsuz tatilin ilk günü başlamıştı. Yollara düşme kararının sebebi de buydu zaten. Üniversitesi bitmiş, bilge bir işsizdi. Ancak gerçek yollara dahi düşememişti, yola düşme deneme çabalarının annesinin füze terliklerine ve babasının üzgün, sarkık pos bıyıklarına sebep olacağını iyi biliyordu. O da çözüm olarak astral bir yolculuk seçti. Uykudan ziyade uyanıklığı esas alan, şarkılarla ruhunu gezintiye çıkaran bir seyahat… Seyahat Ya ResulAllah! . Ama tüm bu kararlardan daha önemli bir görev vardı. Ekmek almak.

Annesinin mutfakta açtığı radyonun sesine uyandı Mebrure. L’italiano çalıyordu radyoda. Bartın’da bir radyoda bu müziğin çalmasından daha garip olan şey, annesinin sigara eşliğinde bu müziği arabesk bir şekilde dinlemesiydi. Gözlerini ovuşturduktan sonra baş ucundaki akvaryumda bulunan Çapkın ve Şükela’ya günün aydın olduğunu haber verdi. Balıklar kafalarıyla sağ sol yaparak bu bilgi için teşekkür etti.

Sigara kokusu için “Anne camı aç!” diye bağırdı. Annesi ise “Sana da günaydın!” diyerek, “da” harfinin ayrı yazıldığını konuşmada baskıladı. Ve ardından “Yüzünü yıka da hadi ekmek al. Sucuklu yumurta yapacağım sana.” dedi. Sucuklu yumurta Mebrure’nin kırmızı çizgisiydi. O yüzden hızlıca yüzünü yıkadı. Uyku pijamalarını çıkarıp, yolculuk pijamalarını giydi. Şarjı %84’tü ve kulaklığı olması gereken yerdeydi. Bugün astral yolculuğunun ilk günüydü. Yolculuk için şarkı seçiminde il duyduğu şarkıyı esas aldı. Yol boyu o şarkıyla ruhun gezintiye çıkarıp hayallere dalacaktı ve kendince klipler çekecekti Mebrure. Kapıyı açtı, hedef dört pideydi. Dört pide için astral yolculuk başladı.

Kapı önündeki merdivenler ışıkları yüzüne vurdu ve sürekli renkleri değişiyordu. Apartman kapısından çıktığında Bartın, İtalya sınırını keşfetmiş gibi hissetti. Şarkı başlamıştı. Kamera kendi etrafında dönüyor ve şarkı içindeki tiz notaları elleri, bas notaları ise ayakları sağlıyordu. İki apartman ötede balkonda oturup gazete kamuflajında bir yaşlı amca gördü. Önüne hemen bir bateri ekledi. Ancak sakallı ve meraklı amcamız bateriyi beklenmedik bir performansta iyi çalıyordu. Yolun sonundaki meydana geldiğinde köpekler ile karşı karşıya kaldı. Şarkıya göre dans eden sokak köpekleri tüm İtalya’yı inletiyordu. Spagetticideki sıcak pide kokusu önünde kuyruk olmaması onun için büyük bir şanstı. İçeri hızlıca girdi, mikrofon kendi için ayrılmıştı. Una bulanmış eller Mebrure’yi alkışlamak için hazırdı. Mebrure mikrofona yaklaştı ve; “Abi günaydın, dört tane pide verebilir misin?” dedi. 6 lirayı uzattı. Adam gülümsedi ama pek konuşmadı ekmeği verdi parayı aldı. Dönme vakti gelmişti. Ayağı yolcunun bittiğini anlatmak için kapı dışına yöneldi.

Dışarıya çıktığında köpekler hala dans ediyor, çöpçü amcalar süpürgeleri ile dans ediyor ve ilerideki baterici amca bateri çalmaya devam ediyordu. Evleri uzaktan görünüyordu. Yürürken adımlarını ve el sallayışlarını şarkının ritmine göre atmakta dikkat ediyordu Mebrure. Apartmanın kapısında duran kedi Mebrure’ye bakıp İtalyanca miyavladı. İtalyancası pek iyi olmadığı için Mebrure ne dediğini anlamadı, sadece gülümsedi ve geçti.

Işıklı merdivenleri geçen Mebrure sonunda kapıya ulaştı, ritime göre kapıyı dört defa tıklattı. Zorlu ancak keyifli bir yolculuk olmuştu. Kapı açıldı ve annesi ile yüz yüze geldi. Kulaklığı çıkardı, merdivenin ışıkları söndü, müzik durdu.

Annesi:”Nerde kaldın kız, sucuklu yumurta hazır.” dedi.Mebrure yüzündeki yorgunluk ve soğukluk kızarıklığı ile cevabı yapıştırdı: “Lasciatemi cantare, sono un italiano!”

#1207


Seninde bize katılmanı isteriz. Sende BU FORMU eksiksiz doldurarak bize katılıp, yazarlar kadromuzda kadromuzda yer alabilirsin.
YOUTUBE

Kültür, Sanat ve Araştırma Bloku.

Döküntü Net

Alper Murat KİRPİK

Doğum ve ölüm arasında koşuşturup kendimi dünyaya astım. Üç çivi çaktım. Akıl, Kalp ve Ruh. Bilgelikte ise yaşa takılanlardanım. Gidip bir şeyler yazmalıyım.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir