Bir Gece Tutulması 2


“Rahmi Bey, Rahmi Bey, Rahmi. Allah Allah öldü mü ne yaptı bu adam böyle yerde ya.”

Konuşan kişi; karşı komşusu Nebahat’ın ortanca kızı  evde kalmış Ayten’di. Sabahın köründe işe giderken karşı kapıyı açık görüp, bu adam kapıyı neden açık bırakmış diye paldır küldür içeri dalıp Rahmi Beyi yerde uyuyor halde gördü ve bu sözleri sarfetti.

Rahmi Bey gözünü açtı. Karşısında direk Ayten’i görünce Rahmi Bey hemen kendisinin çıplak olup olmadığını kontrol etti ve derin bir oh çekti. Geceden kalma değildi, zaten kendisine de yakışmazdı. Ayten: “Rahmi Bey amca, sonunda açtınız gözünüzü kapı açıktı, merak ettim girdim içeri, bir baktım yerdesiniz, dedim Rahmi Bey amcacım öldü mü ne oldu, valla çok korktum, iyi ki hemen uyandınız, neden yerde yatıyorsunuz?” dedi tam 4.2 saniyede. Rahmi Bey’in zihni sadece Ayten’in konuştuğunu algıladı kelimelerden bihaberdi.


Birden gece iki tane ay görüp, bir coğrafya öğretmeni olarak deliye döndüğünü hatırladı, bir hışımla ayağa kalktı, perdeyi hızla açtı ama sabah olmuştu. İki tane ayı bırak, bir tanesini bile göremedi.  Döndü Ayten’e: “Gece olanları gördün mü sen?” dedi Rahmi Bey. Ayten ise “Ne gecesi?” diye cevap verdi. Bu soru Rahmi Beyin kalp krizi şıkkını seçmesi için yeterliydi. Ama Rahmi Bey dün geceden sonra bu soruyu boş bırakmayı seçti. Hiç bir şey demeden apar topar çıktı. Ayten Rahmi Beyin evinde kalmıştı ama. Gerçi onun ve diğer kardeşlerinin  huyu oydu, evde kalmak.


Rahmi Bey arabaya atladığı gibi iskeleye sürdü. Kimse yoktu, her yer sessizdi. Ruhu bilmem kaç parçaya bölünmüş gibi ağrıyordu. Kendinin hangi paralel hangi meridyende olduğunu bilmiyormuş gibiydi artık. Saatini önüne alıp bekledi. Artık bu iki ay olma durumunu çözmeliydi. Kimseyede bu durumu anlatamazdı çünkü büyük bir delilik olarak algılıyordu bu yaşadıklarını. Geceyi bekleyip sorunu çözecekti.


Rahmi Bey 08:37 de beklemeye başladı. Saatine bakarken uyuya kalmış olan Rahmi Bey uyandığında saat 23:42 di. Bütün kemikleri tutulmuştu. Ama sıkıntı kemiklerinden daha büyüktü. Gece olmamıştı. Ya biri saatiyle oynamıştı ya da tüm dünya kuralları Rahmi Beyi rezil etmek için el birliğiyle kendini imha etmişti.
Tüm gücüyle bağırdı Rahmi Bey. Kısa bir süre ağladı, göz yaşlarını sildi, kimse ağladığını gördü mü diye sağı solu kontrol etti. Yavaş yavaş arabaya yöneldi. Arabanın içinde on saniyeye yakın boş boş bekledi. Bir sigara yaktı bir fırt çekti ve tüm olarak küllüğünde söndürdü. Eve gitmeliydi.


Eve geldiğinde kapı hala açıktı. İçeri girip kapısını üç defa kitledi. Elini yüzünü yıkayıp tansiyon hapından iki tane attı. Dayak yemiş gibiydi. Artık deli olduğunu düşünüyordu. Bu durumu nasıl çözecektiden daha önemli bir soru vardı çözmek istiyor muydu?

Balkona çıktı. Gece ve gündüzün artık hiçbir yerindeydi Rahmi Bey. Hayatı gerçek kişiliğini sıkıştırmıştı köşede. Birden titremeye başladı. Rahmi Bey korkuyordu. Gece artık hiç olmayacak artık hiç saklanamayacaktı. Öğretmen doğruyu öğreten olmalıydı ancak onun doğruları erimiş ve kül olmuştu. Titremesinin yanı sıra yok olduğunu hisetti ve bir çocuk gibi korkuyordu. Ama onu korkutan ve köşeye sıkıştıran köpek değil onun gerçekliğiydi. Değişmez doğrularına ilk defa pranga vurulmuştu. Birden her şeyi bırakıp gökteki gece saati parıldayan güneşe baktı.

Olduğu yere yığıldı.

Rahmi Beyin yıkılışı geceyi doğurmak için yeterli bir sebepti. Güneş yerine geceyi ve iki dolunayı bıraktı. Rahmi Bey’in zihni prangalı bedeni ise gerçekler için yetersizdi.

Ertesi gün güneş batıdan doğdu ve geceyi de iki tane ay aydınlattı. Tüm düzen Rahmi Bey kendini kendinden özgürleştirene kadar böyle devam etti.

#2156



Seninde bize katılmanı isteriz. Sende BU FORMU eksiksiz doldurarak bize katılıp, yazarlar kadromuzda kadromuzda yer alabilirsin.

Kültür, Sanat ve Araştırma Bloku.

Döküntü Net
Bir Gece Tutulması 2

Bir Gece Tutulması 2” için bir görüş

  1. Geri bildirim: Bir Gece Tutulması -

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön