HAZ

UYARI: Bu senaryonun telif hakkı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) kapsamında korunmaktadır. Kullanım için iletisim@dokuntu.net adresinden iletişime geçiniz.

SENARYO

SAHNE 1- İÇ/GÜN- KÖY EVİ

HATİCE ile AHMET mutfakta sevişiyorlardır. SERCAN, GALİP VE SAMİ yerde oyuncaklarla oynuyordur. SERCAN tahtadan arabaya her vurduğunda annesi ve babasının inlemesi artar. SERCAN olanların farkındadır. Kamera SERCAN’ın arabayı parçalamasını, dişlerini sıkışını, HATİCE ile AHMET’in sevişmesini ve konuşmalarını parça parça göstermektedir. Psi-trance müzik ritmine göre sahneler değişmektedir

HATİCE – Dur len, içerde çocuklar var.

AHMET – Yemişim çocukları, sen anlat bakalım tadın niye bu kadar güzel?

HATİCE – Ayıp duyan, gören olacak şimdi. Geceyi bekleyemedin gavur yine.

Sahne bitişi AHMET’in orgazm sesi, HATİCE’nin kahkahası ve SERCAN’ın arabayı duvarda kırışı ile aynı zamandadır. Arabanın kırıldığı yerde AHMET’in gölgesi vardır.

SAHNE 2- İÇ-DIŞ/GÜN- EV- EV ÖNÜ

Hafif bir müzik girer. Ekranın ortasında “HAZ” yazısı yazdığı zaman bebek ağlaması girer. Görüntü de annenin doğumu vardır. AHMET’in kapı önünde sigara içişi ve evden çıkan YAŞLI TEYZEYE HATİCe’yi sorar.

AHMET – HATİCE iyi mi, nasıl durumu.

YAŞLI TEYZE –Aslan gibi bir oğlun oldu evladım.

AHMET – Ya şimdi bırak onu, HATİCE nasıl?

YAŞLI TEYZE, AHMET’e ters ters bakar ve kafasını sağa sola çevirir, sinirle cevap verir.

YAŞLI TEYZE – İyi.

AHMET hızlı biçimde kapıdan içeri girer. Çocuklara bağırır. Kamera dış kapıyı çeker.

AHMET – Siktirin gidin ayak altında duruyonuz, ananız burda canıyla cebelleşiyor siz neyin derdindesiniz.

Üç çocuk dışarı çıkar. Sercan yumruğunu sıkar. Arkasından flu biçimde evdeki kadınlar çıkar.

SAHNE 3- DIŞ/GÜN- EV BAHÇESİ

HASAN’ın okulunun ilk günüdür. HATİCE, HASAN’ın beyaz yakasını kapı önünde düzeltirken AHMET elinde odunlarla gelir. O sıra HATİCE, HASAN’ın başından öper. AHMET elindeki odunları atar ve yanlarına doğru gelir. SAMİ ve SERCAN içeri girer. AHMET bağırır.

AHMET – Bir tek beni öpeceksin, bu piçleri değil!

AHMET, HASAN’a tokat atar. HASAN o sıra yere düşer. SERCAN elinde tüfekle babasına bağırır ve tüfeği ateşler.

SERCAN – Sus… Sus… Sus… Sus…

SERCAN’ın sürekli “sus” kelimesini tekrarlar. SERCAN cebinden çıkarıp HASAN’a oyuncak araba verir. O sıra HATİCE çığlaklarla ağlayarak AHMET’e sarılır ve öper.

SAHNE 4- İÇ/GÜN- MUHTARLIK

Ekranda “11 YIL SONRA” yazısı yazar. OSMAN masasında tütün sarar. Kibriti tek seferde çakar. Bir duman alır, küllüğe sigarayı yerleştirmesi ile kapı açılır. HASAN gelmiştir.

HASAN – Selamunaleyküm Muhtarım.

OSMAN – Oooo ve Aleykümselam HASAN’ım. Bende seni bekliyordum. Gel otur bakalım buraya.

HASAN sandalyeye oturur. Sigara dumanından rahatsız olur ama ayıp olmasın diye belli etmek istemez.

HASAN – Beni çağırtmışsın muhtarım. Abim söyledi.

OSMAN – He, abine ben söyledim gel diye. Senin bu üniversite imtihanın ne oldu bakayım. İyi bir yer geldi inşallah. Ne attin?

HASAN – Şehri yazdım zaten tüm tercihlere muhtarım. İlk tercihim geldi ama. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünü kazandım, istediğim bölüm.

OSMAN – Bu ananın gittiği ruh doktorlarından mı olacan şimdik. Aman oku oku evladım. Belki ananı rahmetli baban gibi olmaktan kurtarırsın. Neyse… Ben lafı pek uzatmayacağım HASAN’ım. Kazanacağını tahmin ediyordum zaten. Abilerinin kazandığı anca sizin evi doyurur. Sercan’da zaten mapusta, kendi derdinde. Sen Başı yumşaksın oğlum. Oğlum diyom çünkü bazen kan bağı gerekmez der atalarımız. Bende senin amcan,baban, deden sayılırım. Üniversitede ben seni okutmak istiyom. Yalnız tek diyeceğim var sana. Aferin delisi olma. Senin şu zamana kadar hep mekteplerde birinci geldiğini bilirim. Efendi çocuksun. Yolun açık olsun evladım. Kur’an “Ikra” ile başlar, bize de okuyana destek düşer.

HASAN sevinçten ne yapacağını bilemez. Sandalyeden kalkar muhtarın eline sarılır. Utanır kızarır. Gözleri sevinçten dolar. OSMAN iki eliyle HASAN’ın başından tutar ve başından öper.

HASAN – Allah razı olsun muhtarım. Bende emeğin çok, ben nefes aldıkça da emeğin artıyor. Hepsinin hakkını verecem Allah’ın izniyle. Senden Allah bin kere razı olsun.

HASAN yavaşça kapıdan çıkar. OSMAN mutludur. Kamera gözlerine yaklaşır. OSMAN öksürür, kamera elini ağzından küllüğe doğru gitmesini çeker. Sigara sona gelmiştir. Sigarayı söndürür. Sahne kararır.

SAHNE 5- DIŞ/GÜN- OTOBÜS

HASAN cam kenarında yolculuk etmektedir. Kamera HASAN’ın dudaklarını, ellerini, nefes alıp verirken göğsünün şişme hareketini çeker. Pencereden dışarıya bakarken evden çıkış sahnesi ekrana gelir. Kamera HASAN’ın yutkunması ile Âdem elmasının hareket etmesini çeker.

SAHNE 6- İÇ/GECE- YURT

Işığın kapanması ve loş bir odanın görünmesi ile sahne başlar. İki ranzadan oluşan yurt odasını kamera çeker. ”Tüm ışıkları kapatın” anons sesi gelir. HASAN’IN gözleri açıktır, ranzanın üst katında yatıyordur. Birden inleme sesi duyar. Ranzanın altında yatan 1. ODA ARKADAŞININ porno sesi geliyordur. 1. ODA ARKADAŞI yorgan altında mastürbasyon yapar. Kamera yorganın hareketini çeker. Diğer yatakta olan 2. ODA ARKADAŞI bağırır.

2.ODA ARKADAŞI – Yeter amına koduğumun çocuğu yeter. Sikiş sesi duymaktan kulaklarımız piç oldu boşalda yat artık. Bizde uyuyalım artık ya.

1.ODA ARKADAŞI – Rakı mevzuyu geciktiriyor. Az kaldı karıcım.

(Kahkaha atarken yarıda kesilir ve boşalma sesi gelir.)

2.ODA ARKADAŞI – Çıkacam bu odadan amına koyim. Yeter ya. Bir bizi sikmediğin kaldı.

Hasan şaşırır. Yavaşça yorganın içine girer kafası dışındadır. HASAN yüzünü kaşırken elini yavaşça göğsünden penisine götürür. Kamera HASAN’ın yüz ifadesini çeker. Zevk almaktadır.

SAHNE 7- İÇ/GÜN- KANTİN

Kamera HASAN’ın Üniversiteye ilk girişini ve şaşkınlığını çeker, elindeki kâğıtta yazan yeri sorması ve çekingen davranışlarını çeker. İki defa farklı kıyafetle fakülteye girişini, üçüncü defada isse ders dinleyişini çeker ve kamera açısı sürekli döner. Dönerken sıra ile ders dinleyiş, kantinde tek oturuş ve yurtta yatakta kitap okuyuşunu sıra ile farklı farklı hallerde çeker. Günler geçmiş efekti verilir. Açı belirli bir süre sonra kantinde durur.

Kıyafetleri evsizleri andıran BABÜR ÖZ masanın üzerine çıkmış insanlara sesleniyordur. HASAN da masaların birindedir. BABÜR ÖZ’ün üslubu ve Türkçesi çok düzgündür.

BABÜR ÖZ – Sevgili arkadaşlar.

Öncelikle kendimi tanıtayım. Ben Felsefe son sınıf öğrencisi BABÜR ÖZ. Biz kendi aramızda öğrencilere hatta tüm insanlığa nasıl yarar sağlayabiliriz diye 4 yıl boyunca uzun uzadıya düşündük, tartıştık ve kendimizi bu yolda feda ettik. Ve kurtuluşu daha kolay sağlamak için tek çatı altında toplandık. Neyin mi kurtuluşu? Sahte olan her şeyden kurtuluş! Topluluğumuzun ismi Neokireneliler ve sloganımız “Mutluluğa Koş!” Bazı konularda farkındalık yaratmak ve doğru düşünmek konusunda toplantılar yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz üyelerimizle. Sorarım sizlere, mutlu olduğunuzu iddia ettiğiniz şeylerden ne kadar mutlusunuz? Ahlak adı altında sizlere yüklenen değerlerin verdiği ağırlıklar yeteri kadar belinizi bükmedi mi?  Hayattan gerçekten keyif alıyor musunuz? Buradaki hedef “gerçek”, Kontrolünüzde mi mutluluklarınız, seçimleriniz, davranışlarınız?. Ancak gerçekten kontrolünüzde olabilir! Şu üzerime başıma bakın, evsiz gibiyim değil mi? Evet tamda üstüne bastınız, ben mutlu, kendi kararlarını tamamen kendi veren ve kendi kararlarımın hazzını doyasıya yaşayan bir evsizim. Evet, bilgelik yolunda ilerleyen, herkesten farklı ve idealist bir evsiz. Size evsiz olmanız konusunda dayatmalar yapamam çünkü bu benim seçimim. Böyle yapın dersem şu anki yaşadığınız durumdan pek bir farkınız kalmaz. Başkalarının dediklerinden, benim dediğime dönmüş olursunuz. O zaman hiçbir şeyin anlamı kalmaz. Siz ne istiyorsunuz önemli olan bu? Yemek yemek mi zevk veriyor size? Patlayana kadar yiyin, insanlar şişmanlayınca nasıl bakacak, birbirine sizin hakkınızda ne fısıldayacak diye düşünmeyin. Seks mi hedefiniz? Sabahlara kadar boşalın. Sınırınız sizin istekleriniz olsun. Uyumak mı? Aylarca yatın ama hep istediğinizi yapın. Özünüzü hakkını vererek doyurun, mutluluğa koşun! İmkansızın hazzını yaşayın. Hepinize beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. Başvuru formunu arkadaşlar dağıtacak, isteyen herkes bizlere katılabilir.

HASAN hızlıca masasını toplar. Kalkmaya hazırlanır. BABÜR ÖZ, masadan inince direk HASAN’ın kalkışını görür ve hızla yanına doğru gelir.

BABÜR ÖZ – Hep böyle mi olacak?

HASAN – Nasıl?

BABÜR ÖZ – Hep kaçacak mısın gerçeklerden?

HASAN – Sana göre gerçeklik. Gerçeklik kendinin kontrol edememek mi?

BABÜR ÖZ – Sen hiç kendini kontrol ettin mi? Daha doğrusu kendi isteklerinin farkına vardın mı? Yoksa kontrolü hep senin adına biri mi sağladı? Şöyle iyi olursun, böyle daha şöyle olursun mu dedi hep biri yoksa? Hayatında sana hiç sıra geldi mi? Hala izin verecek misin başkalarının ve başka şeylerin koyduğu sınırlara?

HASAN soruya cevap veremez. Başıyla hızlıca onaylar, gözleriyle yere bakar ve çıkar.

SAHNE 8- DIŞ/GÜN- ÜNİVERSİTE

HASAN dersten çıkmış üniversitenin çıkışına doğru gitmektedir. Birden VERA önüne atlar ve HASAN durur.

VERA – Merhaba ve merhabalar ben Vera. Sosyoloji 2. Sınıf öğrencisiyim. Yarışmaya Denizli’den katılıyorum. Yarışmacı arkadaşlara başarılar diliyorum.

HASAN – Yarışmacı arkadaşlar derken?

VERA – Bak yanlış yere takılıyorsun. Şimdi senin burada Merhaba demen gerekiyor. Hani birini görürsün, yalandan gülümseyip, ağzını sıka sıka “Merhaba” dersin ya. Onun gibi.

HASAN – Merhaba. (der ve gülümser.)

VERA – Başlamak bitirmenin yarısıdır. Şimdi seni nereden tanıdığımı soracaksın değil mi? Dur sorma çünkü cevap veriyorum. BABÜR ÖZ ile konuşmuştun kantinde hatırladın mı? Bende NeoKirenelilerdenim. Biliyorum ismi çok uzun.

HASAN – Biliyorum seni, onun çıktığı masada oturuyordun. Memnun oldum. III… Benim yurda gitmem lazım yalnız. Tanıştığıma…

VERA – Kahve içelim mi?

HASAN – Olur.

HASAN ile VERA’nın okulu hava kararıncaya kadar gezmesini ve eğlenmeleri ekranda görünür. Tam HASAN görüşürüz demek için elini uzattığında VERA onu dudağından öper. Müzik durur. 3 saniye sessizlikten sonra sahne biter.

SAHNE 9- İÇ/GÜN-KANTİN

HASAN kantinde notlar ile uğraşırken birden VERA gelir. Hasan masadan ayağa kalkar.

HASAN – Merhaba.

VERA – Ooo hızlı öğreniyoruz. Merhaba ve merhabalar.

HASAN – Bugün ne yapıyorsun.

VERA – Neo’nun toplantısı var bugün. Kantinde buluşacağız. BABÜR ÖZ’de gelir birazdan.

HASAN – Neden BABÜR ÖZ diyorsunuz. Soyadı öz değil mi? Yoksa ismi mi Babür Öz? O zaman soyadı ne?

VERA – Heh. işte kendine sorabilirsin o da geldi. Hoş geldin Neoların başkanı.

BABÜR ÖZ – Neyi bana soracakmış. Yine ne dedin de insanların aklını karıştırdın sevgili üyemiz. Dur tahmin…

VERA – Hiç etme bu sefer ben hiçbir şey demedim. O seninin adını soyadını merak etmiş.

HASAN – Adını soyadını değil ya, insanlar neden sana BABÜR ÖZ diyor.

BABÜR ÖZ – Bir varmış, bir yokmuş…

VERA – Yaa… Anlatsana şunu doğru düzgün, HASAN soruyu sordu benim meraktan karnım ağrıyor.

Hep beraber kahkahalar atarlar. Kantinde uzun süren sohbetler ve HASAN’ın masada tek kalıp kendini gülerken yakalaması ile sahne biter.

SAHNE 10- DIŞ/GECE- YOL

HASAN gece sokaklarda yürürken kamera çeker. Yürümeye ara vermeden devam eder. Kulaklığını takar. Orhan Atasoy – Gemiler şarkısı çalmaya başlar. Şarkıya göre kamera açıları değişir.  Parkın yanından geçerken sevişen çiftler, şarapçı amcalar, elinde viski ile gezen jartiyer giymiş kadınlar, makarnayı başlarından aşağı döken yol kenarı yemek yiyenler. Yolun ortasına yatmış olan evsizler ve ona korna çalan arabalar. Lezbiyenler, geyler. Sonra birden şarkı durur, telefon çalar.

SAHNE 11- İÇ/GECE- YURT

HASAN rüyadan boşalarak uyanır. Ve birden penisini tutar. Telefonu çalar. Ter içinde yatağında oturur. Arayan OSMAN’dır. Afallar.

OSMAN – HASAN’ım.

HASAN – Efendim muhtarım, hayrola.

OSMAN – HASAN’ım. Köye hemen dönmen lazım.

HASAN – Hayrolsun Muhtarım, ters bir şey mi oldu? Bu saatte aradığına göre önemli bir şey var. Bir sorun mu var muhtarım?

OSMAN – Abin mapustan çıkmış dün. Tam sevindik gelmesine. Anan kursağımıza koydu acıyı. Dayanamamış acıyla yüzleşmeye… Başın sağolsun evladım.

Hasan telefonu kapatır. Telefonu kaptır. Ellerini açar kendinin duyabileceği kadar Fatiha Suresi okur. Ve yatar. Sahne göz kapaması ile biter.

SAHNE 12- DIŞ/GÜN- ÜNİVERSİTE BAHÇESİ

HASAN bankta oturan BABÜR ÖZ’ün yanında oturuyordur.   Yanlarına VERA eski bir arabayla gelmiştir. Arabaya üçü de binmiştir. Arabayı VERA sürüyordur.

VERA – Ben oraya doğru sürüyorum, sen tarif edersin.

HASAN – Teşekkür ederim, tamam.

BABÜR ÖZ – Biz yanındayız, merak etme. Ama seni bıraktıktan sonra hemen dönmemiz lazım.

HASAN – Cenazeye yetişeyim yeter.

Hasan derin bir nefes çeker ve devam eder.

HASAN – Aylardır hiç arkadaşım olmadı biliyor musun? Kimse kimsenin pekte umurunda değil çünkü buralarda. Gerçek anlamda nasılım, emin ol kimse merak etmiyor bile. Sözde kalıplar, sözde cümleleri doğuruyor. Sen haklıydın ama. Mesela ben başkası için buradaydım, gerek kalmadı mı artık çabalamaya?

BABÜR ÖZ – “İnsanın kendisiyle ilgili açıklamalar yapabilmesinin çok zor olduğu durumlar vardır.” der Dostoyevski. O yüzden şimdi sadece dur, bırak her şeyi.

SAHNE 13- DIŞ/GÜN- KÖY

VERA – Geldik.

HASAN – Sana da zahmet oldu VERA, tekrar teşekkür ederim.

VERA – Lafı olmaz, biz dönelim hemen. Teslim edeceğim bu hurdayı bugün. Başın sağolsun.

BABÜR ÖZ – Hadi görüşürüz kardeşim, tekrar başın sağolsun.

HASAN, VERA’ya sarılır ve BABÜR ÖZ’e de eliyle görüşürüz yapar. İndiği yerde OSMAN’a rastlar. Araba stop eder. Çalıştırmak için marşa basarlar ve araba çalışmaz.

OSMAN – Başın sağolsun evladım.

HASAN – Dostlar sağolsun muhtarım.

SERCAN koşarak gelir HASAN’a yumruk atar, HASAN yere düşer.

SERCAN –Ulan şerefsiz, ben size anamı emanet ettim. Emanete böyle mi sahip çıktınız. Babamın size attığı tokatları hakkediyormuşsunuz siz. Olan bana oldu, mapuslarda ben gün saydım.

HASAN hiçbir şey demez. Yerden kalkar ve arabaya geri biner. O sıra araba çalışır. Kamera kahkahalarla yolculuklarını çeker. Babür yolculuk esnasında direksiyona geçer o sıra HASAN ve VERA arka koltukta sevişir. Hasan’ın tam orgazm sesi olduğunda kamera HASAN’ın elindeki oyuncak arabayı çeker.

SON


Youtube
Seninde bize katılmanı isteriz. Sende BU FORMU eksiksiz doldurarak bize katılıp, yazarlar kadromuzda kadromuzda yer alabilirsin.

Kültür, Sanat ve Araştırma Bloku.



Yayım tarihi
Edebiyat olarak sınıflandırılmış ile etiketlenmiş

Alper Murat KİRPİK tarafından

Doğum ve ölüm arasında koşuşturup kendimi dünyaya astım. Üç çivi çaktım. Akıl, Kalp ve Ruh. Bilgelikte ise yaşa takılanlardanım. Gidip bir şeyler yazmalıyım.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir