Kurtlar Vadisi Ansiklopedisi / Polat Alemdar

Kurtlar Vadisi Ansiklopedisi / Polat Alemdar

Polat Alemdar Kimdir?

Efe Yakup KarahanlıAli Candan ya da bilinen adıyla Polat Alemdar Kurtlar Vadisi serisinin ana karakteridir. Necati Şaşmaz tarafından canlandırılmıştır. Kurtlar Vadisi’nin ilk sezonunda Arda Esen tarafından seslendirilmiştir. Arda Esen’in askere gitmesi üzerine ikinci sezondan itibaren Umut Tabak tarafından seslendirilmiştir.

Geçmişi

Polat Alemdar, Mehmet Karahanlı ile Nergis Karahanlı’nın öz oğludur. Mehmet Karahanlı, devlete birçok hizmette bulunmuş bir istihbaratçıydı. Özellikle Aslan Akbey’le birçok başarılı operasyon yapmıştı. Ancak en son ki görevlerinde gözünü para ve güç bürümüş olan Karahanlı; İsrail’e, Filistinlilerin kaldığı bir mülteci kampında silahların saklandığını ihbar ederek ihanet etmiştir. Bunun üzerine İsrail kampı bombalanmıştır.

O sırada kampta olan Aslan Akbey’in kardeşi ve kardeşinin nişanlısı ölmüştür. Aslan Bey ya da kod adıyla Amca, bunun öcünü almak için Karahanlı’nın oğlu Efe Yakup Karahanlıyı kaçırmış ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na vermiştir. Babası Mehmet Karahanlı gibi hapşırdığı zaman art arda 3 kere hapşırır. Bu sırrı da bir tek Aslan Akbey bilir. Ömer Candan ve Nazife Candan isimli bir çift, Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan bir evlatlık almak istiyordu.

Amca, Efe Yakup’un bu çifte evlatlık olarak verilmesini sağlamıştır. Amca’nın amacı; Efe Yakup’un tanınmayan bir ailede saklanarak tekrar öz annesi ve babası tarafından bulunmasını engellemekti. Ömer ve Nazife Candan çiftiyse, Efe Yakup’a Ali ismini verdi. Böylece Mehmet Karahanlı’nın oğlu Efe Yakup Karahanlı, Ali Candan oldu. Ali Candan büyüyünce Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirerek bir diplomat oldu. Ali Candan, diplomat gibi görünse de bir istihbaratçıydı ve Aslan Akbey’e hizmet ediyordu. Ali Candan, birçok Avrupa ülkesinde başarılı operasyonlarda bulunmuştur. Birçok yurt dışı operasyonunda Hikmet kod adını kullanmıştır.

Kurtlar Vadisi’nde Polat Alemdar

En son Kosova’da iken Aslan Akbey, onu yurda çağırmıştır ve en zor görev olan Kurtlar Vadisi Operasyonu görevini vermiştir. Ali Candan bunun için ailesi ve sevgilisi Elif Eylül ile vedalaştıktan sonra estetik bir ameliyat olmuştur ve yüzü değiştirilmiştir. Kendisine yeni kimlik olarak Polat Alemdar kimliği verilmiştir ve Ali Candan, trafik kazasında öldü olarak gösterilmiştir. Böylece Ali Candan, Polat Alemdar olmuştur.

Kurtlar Vadisi Operasyonu’nda amaç, mafyanın en tepesindeki güç olan Kurtlar Konseyi’nin çökertilmesiydi. Bu görev çok zordu ve Kurtlar Konseyi çok güçlüydü. Öyle ki konsey Türkiye Cumhuriyeti’nin yıllık millî gelirinin yarısı kadar bir parayı kontrol ediyordu. Polat Alemdar, Duran Şatıroğlu’nun yeğeni olarak gösterilmişti. Aslan Akbey, durumu Duran Emmi’ye anlatmıştır. Bunun üzerine Duran Emmi, kendilerine yardımcı olmayı kabul etmiştir.

Böylece Polat Alemdar, Duran Emmi’nin kıraathanesinde durmaya başlamıştır. Buradayken ileride en çok sevdiği insanlardan olan Seyfo Dayı ve Süleyman Çakır ile tanışacaktır. Seyfo Dayı, Duran Emmi’nin sağ koluydu ve Emmi’nin ölümünden sonra her zaman Polat’a yardımcı olmuştur.

Süleyman Çakır geçmişte hapisteyken, kendisine Duran Emmi’yi öldürmesi karşılığında çok büyük para verileceği söylenmesi üzerine Duran Emmi’yi abdest alırken öldürecekti ki kendi babasının da kendisine abdest alırken öldürüldüğünü hatırlayınca onu öldürememiştir. Bu olaydan sonra Süleyman Çakır ile Duran Emmi’nin yolu hiç ayrılmamıştır. Duran Emmi, Çakır’a birçok yardımda bulunmuş hatta Çakır’ın kardeşi Derya Çakırı okutarak onun bir mimar olmasını sağlamıştır.

Süleyman Çakır, aynı zamanda Kurtlar Konseyi’ne bağlıydı ve Testere Necmi’nin hiyerarşisindeydi. Çakır, bir gün Duran Emmi’yi ziyarete geldiğinde Polat ile tanışmıştır. Bu tanışmadan sonra, Çakırla arası açık olan Kurtlar Konseyi’nin İstanbul Sefiri Şevko, bir suikast ile Emmi ile Çakır’ı öldürmek istemiştir. Emmi ile Çakır kıraathaneden çıkarken, Şevko’nun adamları arabadan çıkarak onları öldürmeye çalışmış fakat Polat, Emmi ile Çakır’ı yeri yatırarak canlarını kurtarmıştır.

Bundan sonra Polat ile Çakır can dostu oldular. Çakır ile Şevko arasındaki husumetin sebebi, kumarhane açma hakkının Şevko yerine Çakır’a verilmesiydi. Çakır’ın Şevko ile arası açılınca Konsey araya girerek bir barış sağlamış fakat bu barış çok kısa sürmüştür. Şevko’nun Duran Emmi ile de arası açıktı çünkü Şevko, Kanlıca Sırtların’daki evleri zorla zapt ederek oraya yeni binalar dikmek istiyordu ama Kanlıca sakinleri bunu reddediyordu.

Evi Kanlıca’da bulunan Polat’ın çok sevdiği ve sonra dan üvey babası olduğunu öğrendiği Ömer Candan, bu yüzden Duran Emmi’den yardım istemiştir. Bunun üzerine Emmi, Şevko’nun yazanesine gitmiş ve ona Kanlıca işinden vazgeçmesine söylemiştir. Şevko bundan dolayı Duran Emmi’ye düşman olmuştu. Şevko, Konsey’in üyesi olan Tombalacı Mehmet’in liderliğinde kurulan sehemde yer almış ve Tombalacı’dan başka sınır kapılarını kontrolü altında tutan Tuncay Kantarcı ve çok büyük miktarda parası olan İplikçi Nedim ile işbirliği yapmıştır.

Bu sehemde amaç, İsrail’den gelecek olan uçaksavar mermilerini Irak’a ulaştırmaktır. Ancak bunu öğrenen Aslan Akbey, uçaksavar mermilerini taşıyan tırları Cizre’de durdurdu ve bu mermilerin ileride kullanılmak üzere gömülmesini emretti. Bu işte de başarısız olan Şevko, bir gazeteciye mektup yazarak her şeyi anlatacağını, amacının sadece kendisini aklamak olduğunu söylemiştir.

Bundan haberdar olan Tombalacı, Şevko’yu öldürtmek için Şevko’nun saklandığı hastaneye adamlarını göndermiş ayrıca Çakır ile Polat’da, Şevko’yu sehem konusunda konuşturmak için hastaneye gitmişlerdir. Ancak Aslan Akbey, herkesten erken davranarak Şevko’yu konuşturdu ve sehemi Tombalacı’nın kurduğunu öğrendi ve Şevko’yu pencereden atarak öldürdü.

Daha sonra Tombalacı Mehmet, Çakır’ın açtığı kumarhaneyi kendisine vermesini istedi ancak Çakır bunu kabul etmeyince kumarhaneyi tarattı ve birçok kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebep oldu. Ölenlerden biri de Çakır’ın kızkardeşi Derya idi. Gene Polat ile Elif’te yaralanmıştı hatta Elif, omuriliğine mermi isabet etmesinden dolayı felç olmuştu ancak ileride fizik tedavi ile iyileşmiştir.

Tombalacı, Çakır’ı öldüremeyince, birçok kez daha Çakır’ı öldürmek istemiş fakat hepsinde başarısız olmuştur. Çakır, iyileşince mahkemede yargılandı ve kumarhane işletmekten dolayı mahkûm edilerek hapse gönderildi. Daha sonra, Elif, Polat, Memati ve Seyfo Dayı’nın çabalarıyla kurtuldu. Karahanlı, Tombalacı ile Çakır arasındaki meseleyi sona erdirmek için Tombalacı’yı yurtdışını göndermeye karar verdi.

Karahanlı’nın sağ kolu ve Konsey üyesi Kılıç, Çakır ile görüşürken bunu Çakır’a bildirmiş ve Tombalacı’nın nereden hangi yatla gideceğini de Çakır’a söylemiştir. Çakır ve Polat, Tombalacı gelmeden önce yata baskın yaptılar ve kaptanla mürettebatın elini kolunu bağladılar. Böylece Tombalacı gelince onu pusuya düşürdüler ve yakaladılar. Tombalacı’yı, tarattığı kumarhaneyi getirdiler ve onu bir masaya bağladılar. Çakır, beyzbol sopasıyla Tombalacı’nın bütün kemiklerini kırdı ve Polat, Tombalacı’nın kafasına sıktı. Böylece Tombalacı’dan hesap sorulmuş oldu.

Süleyman Çakır, Şevko’nun ölümümden sonra bir süre boş kalan İstanbul Sefirliği’ne getirildi. Çakır, sefir olunca İstanbul’daki tüm küçük mafyaları mekanına davet etti. Ancak Cerrahpaşalılar sorun çıkarsalar da Cerrahpaşalı Metin, Çakır’ın mekanına geldi. Çakır, bu mafyalardan kendisine biat etmelerini istedi. Cerrahpaşalı Metin, sorun çıkarınca Polat, ona biat etmesini söyledi. Polat, Metin’den “Sen kimsin lan racon kesiyorsun?” şeklinde bir cevap aldı. Bunun üzerine Polat, “Racon kesmiyorum, kafa kesiyorum”diyerek Cerrahpaşalı Metin’in kafasını kesti. Diğer mafyalarda biat ettiler.

Ancak Cerrahpaşalı meselesi burada bitmedi. Konsey’in bir üyesi olan ve Konsey’in suikast işlerini yürüten Testere Necmi, Cerrahpaşalılar’dan yana oldu. Cerrahpaşalı Metin’in abisi Cerrahpaşalı Halit, intikam için yanıp tutuşuyordu. Çakır’a biat eden mafyalarda biatlarından döndüler ve Halit’den yana oldular. Testere Necmi, Çakır’ın karısı Nesrin’in kızkardeşi olan Meral’i kaçırdı ve bir eve hapsetti. Halit’de o eve saklandı. Çakır, evi bulunca eve girdi ve Meral’in yanına giderken Halit tarafından pusuya düşürüldü. Bunun sonucunda ağır yaralandı. Polat, Çakır’dan sonra eve gelince Meral’in ellerini ve ayaklarını bağlayan iplerini çözdü.

Daha sonra Çakır’ı alarak hastaneye götürdüler. Fakat Çakır tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve öldü. Polat Alemdar, biatlarından dönen mafya babalarının hepsini Çakır’ın ölümüyle aynı gece öldürdü. Gene aynı gece, Cerrahpaşalı Halit’in evini bastı ve Memati, Halit’i boğarak öldürdü. Böylece Polat, Çakır’ın hesabını sordu ve başta Memati Baş olmak üzere Çakır’ın tüm adamları Polat’ın adamı oldular.

Aslan Akbey, başına buyruk istihbaratçılardan olan Pala ve ekibi tarafından öldürüldü. Daha sonra da Seyfo Dayı’yı da aynı şekilde öldürdüler. Bunun üzerine Polat, Pala’yı yakaladı ve Aslan Akbey’i kimin emriyle öldürdüğünü sordu ve Kirve cevabını aldı. Daha sonra Pala, Polat tarafından öldürüldü ve bir çukura atılarak üstüne beton döküldü. Seyfullah Yördem’in namı diğer Seyfo Dayı’nın cenazesi sırasında Kirve, Polat ve Laz Ziya ile Kılıç’a, mezarı göstererek hepinizin geleceği yer burasıdır dedi.

Bundan sonra Polat, Konsey üyelerinden Laz Ziya ile bir olarak Kirve’yi yakaladılar. Daha sonra Kirve’yi, Halo Dayı’ya teslim ettiler. Halo, Kirve’nin vaktiyle zulüm edip delirttiği Deli Mesut’u akıl hastanesinden aldı ve bir odaya aldı. Daha sonra Kirve’yi de o odaya attı. Mesut, bir gözlük camıyla Kirve’yi paramparça etti. Polat’ın öz babası Mehmet Karahanlı’nın amacı, dizide pek çok insanın bildiğinin aksine bizzat Dünya’nın düzenini değiştirmeyi planlayan bir amacı olan Tapınak Şövalyeleri’ni bertaraf edip dünyada hâkim bir güç haline gelmekti ancak zaafı onu ele verdi.

Tek zaafı yıllar önce Aslan Akbey tarafından kaçırılan oğlu Efe Yakup Karahanlı, (Polat Alemdar veya Ali Candan)’dır. Oğluna karşı olan zaafı onu bitirmiştir. Mehmet Karahanlı, Tapınakçılar tarafından öldürüldü. Karahanlı’nın ölümünden sonra KGT’nin (Kamu Güvenliği Teşkilatı) kurucusu olan Doğu Eşrefoğlu, Polat’a gerçekleri anlatarak kendisinin Mehmet Karahanlı’nın oğlu olduğunu söylemiştir. Böylece Polat geçmişini öğrenmiştir. Polat, kendisinin aslında Ali Candan olduğunu, görev amacıyla Polat olduğunu ailesine anlatmıştır ve ailesine büyük bir sevinç vermiştir.

Mehmet Karahanlı’nın ölümüyle iyice güç kaybeden Kurtlar Konseyi’ne rakip olarak, İbrahim Ahıskalı’nın lideri olduğu Rus Konseyi Türkiye’ye gelmiştir. Ancak bu Konsey’in üyelerinin tamamı, gene bu Konsey’in üyesi olan Akrep Bekir’in ihanetiyle Memati tarafından helikopterden taranarak öldürüldü. Kongrenski adlı örgütün lideri ve eski bir KGB ajanı olan Tilki Andrei, Rus Konseyi’ni denetlemeye, inisiyatifine bağlı olarak da öldürmek için Türkiye’ye gelmişti.

Fakat Polat’ın bu konseyi ortadan kaldırması üzerine Tilki, ilk önce Konsey’e ihanet eden Akrep Bekir’in yatağına bir akrep koyarak Akrep Bekir’i öldürdü. Tilki Andrei, daha sonra Polat’ın beş adamını kaçırdı ve Polat’tan Samuel Vanunu’nun kellesini istedi. Fakat verdiği süre dolmadan Polat’ın 3 adamını öldürdü ve Rusya’ya geri döndü.

Polat Alemdar, bizzat Mehmet Karahanlı tarafından yazılan Kripteks adındaki belgeleri ele geçirmiştir. Fakat Kripteks’i açamamıştır. Çünkü Kripteks’in anahtarı Karahanlı’nın sağkolu Kılıç’ın çakısıydı. Kurtlar Konseyi’nin üyesi ve Karahanlı’nın avukatı olan Nizamettin Güvenç, tek başına Türkiye’ye hakim olmak istedi. Bunun sonucunda Konsey’in son kalan üyelerinden Laz Ziyayı hapishanede şişletti ve Kılıçı, çakısını kalbine saplayarak öldürdü. Böylece Kripteks’in anahtarı Nizamettin’in eline geçti.

Ancak Nizamettin çok geçmeden Polat Alemdar tarafından yakalandı ve asılarak öldürüldü. Kılıç’ın çakısıyla Kripteks’i açan Polat, bundaki bilgileri aldı. Kripteks, daha sonra Polat’ın adamı Nevzat tarafından, Elif Eylül’ün defni sırasında Elif’in mezarına atıldı ve böylece burada gizlendi. Elif Eylül, Nazife Candan’ın ona Polat’ın Ali olduğunu söyleyince şoka girmiş ve bitkisel hayata girmişti. Polat Alemdar Suriye’den döndükten sonra ona veda edememiş. Son defa onu gördükten sonra da Elif Eylül’ün bağlı olduğu bilgisayardan fişi çekilmiş ve ölmüştür.

Polat Alemdar, tüm bu olaylardan sonra, Los Angeles’a giderek Tapınakçılar’ın Dünya Baronu Amon ile görüştü. Amon, Polat’tan, Kripteks’i istedi. Polat Kripteks’i vermedi ve Amon ile bir anlaşma yaparak Türkiye’ye geri döndü. Türkiye’de, faaliyetlerinden dolayı mahkemede yargılanan Polat, serbest bırakıldı.

Polat Alemdar, Dünya Baronu tarafından Baronluğa kadar yükseltilmiş, hatta masonik bir örgüt tarafından Lübnan başbakanı Fuad Sinyora’ya zorla suikast düzenlemesi için Suriye’ye dahi gönderilmiştir.

Kurtlar Vadisi Pusu’da Polat Alemdar

En yakın dostu Süleyman Çakır’dan kalan adamlarıyla birlikte ülkeyi ele geçirmeye çalışan İskender Büyük adındaki emekli bir generalle savaştı. İskender Büyük’ün ortaya çıkması, İhtiyarlar adı verilen Türk derin devletinin Polat Alemdar ile temasa geçmesini sağlamıştır. Bu yüzleşmenin gerçekleşmesini istemeyen İskender Büyük’ün tüm engellemelerine karşın, Polat Alemdar buluşmayı gerçekleştirmiştir. Bu buluşma neticesinde ülke hakkındaki en net bilgileri edinmiş ve İhtiyarların desteği ile hareket rotasını belirlemiştir.

Annesinin kalp krizi geçirmesi yüzünden Ebru Duru ile evlenmiştir. Kayınpederi Ercüment Duru’nun İskender Büyük’ün adamı olduğu ortaya çıkarmıştır. İskender Büyük ve yapılanması ile savaşmıştır. Başbakana yapılması planlanan suikastı engellemeye çalışırken başbakanın koruması tarafından vurulmuş ve ağır yaralanmıştır.

En nihayetinde İskender Büyük, Davut Tataroğlu, İstihbaratlar ve Müsteşarlar gibi birçok üst düzey kişi ve makamı belirli bir amaç doğrultusunda, belirli sürelerde kullanan en büyük ve derin yapılanmayı, yani Gladio’yu keşfetmiş. Bu oluşumun Türkiye sorumlusu Aron Feller ile yüzleşmiş ve onunla mücadeleye girişmiştir.

Gladio, Polat Alemdar’ın en yakın adamlarından birisi olan Abdülhey Çoban’ı kaçırıp konuşturmayı denemiş fakat kullandıkları yöntemler sonucu Abdülhey’in hafızasının son 10 yılı silinmiştir. Polat Alemdar Abdülhey’in kayıp hafızasını geri getirmeyi başarmıştır. Peşindeki Gladio yapılanmasını atlatmaya çabalamaktadır. 2 kez Türkiye başbakanını suikasttan kurtarmıştır. İstanbul’da bir nükleer bombanın patlamasına engel olmuştur.

İskender Büyük, en büyük düşmanı Polat Alemdar’ı yok etmek için karısını ve çocuğunu kaçırmış. Ebru’nun içinde olan araba patlamış fakat son anda Aron Feller’in hamlesiyle arabadaki kızı arabadan çıkartılmış ve Polat Alemdar uzun süre kızının ölü olduğunu sanmıştır. İskender Büyük ise bu davranışının bedelini canıyla ödemiştir.

Polat Alemdar ilerleyen bölümlerde yaptığı operasyonda başarısız olduğundan KGT başkanlığı görevinden alınmış, yerine Ünsal Kemal Alnıaçık getirilmiştir. Devlet ile yolları artık ayrılmış olan Polat Alemdar, amacına ulaşmak için yöntem değiştirmiş; Şeref Zazaoğlu, Zülfikar Ağa, Baba Memduh ile iş birliği içine girip, mafya yapılanmasına tekrar dönmüştür. Sonraki bölümlerde bunun İhtiyarlar tarafından oynanmış bir oyun olduğu ortaya çıkmış ve Polat Alemdar KGT başkanlığı görevine tekrar dönmüştür.

İlerleyen zamanlarda sağ kolu olan Memati Baş suikasta uğramış ve ölmüştür. Bu Polat Alemdar’ı psikolojik travma sürecine sokmuştur. Eski İhtiyarlar Başkanı ise suikast sonucu öldürülmüştür, yerine gelen yeni İhtiyarlar Başkanı Adil Eşrefoğlu (Doğu Eşrefoğlu’nun kardeşi), Polat Alemdar’ı KGT görevinden alıp yerine Mete Aymar ve Mete Ağır getirilmiştir.

İhtiyarlar Başkanı Adil Bey, Polat Alemdar’a sonu ölüm olan bir görev vermiştir. Burada Polat’ın görevi örgütü çökertmek ve başkanı öldürmektir. Bunu başaramaz. Çıkan çatışmada ağır yaralanır ama bir müddet öldü zannedilir ve kayıtlara öldü olarak geçirilir. Artık Polat Alemdar’ın kimliği yoktur. Polat, belli bir süre yaşadığını herkesten saklamış, maske takarak görevine devam etmiştir.

İlerleyen bölümlerde İhtiyarlar Heyetinin yeni başkanı olan Aksaçlı Adil Bey, kötü bir oyun ile makamından edilmiş ve yerine yeni gelen Sencer Bey, devletin bölgesel güç olma stratejisinden çıkararak NATO’nun emrine sokmaya çalışmaktadır. Memati’nin ölümü, Polat’ın Suriye’de zarar görmesi Sencer Bey’in oyunudur. Birçok devlet kurumu, Mete Ağır ve başta KGT, bu oluşumu ve değişime erken uyanıp Maskeli daha sonra dan öğrendikleri Polat Alemdar’la birlikte hareket etmiştir.

Sencer ise Poyraz adında hainlik etmiş eski bir istihbaratçıyı operasyonal işleri yapması için Özbekistan’dan çağırır. Poyraz, Polat Alemdar ve ekibini yok etmek için uğraşacaktır. Alemdar’ın ailesine de zarar verir. Polat Alemdar Poyraz’ın en yakın adamını yakalayıp öldürmüştür. Poyraz, Kara ve Abdülhey’i tam öldürecekken onu engellemiştir.

Polat, Sencer Bey’i deşifre ederek heyeti kurtarır. Ancak kendisi tehlikeye düşer. Poyraz’a esir olan Polat, Poyraz’ı Tapınakçılar’a gönderir. Poyraz, Tapınakçı olur. İlk görevi İhtiyarlar Heyeti’ni yıkmaktır. Bunu başarır, heyet deşifre olur.

Polat, deşifre olan eski heyeti yok ederek yeni heyeti oluşturmak için “Soy Kitabı” na ulaşarak yeni heyet üyelerini göreve çağırır. Heyet eskisi gibi güvenli ve tehlikesiz bir biçimde yeni üyeleriyle hükmüne devam eder. Yeni ak saçlı ise “Hoca” dır. Sırrı bilen tek kişi olan Polat Alemdar kendisi hakkında infaz kararı çıkarır ancak KGT Lideri Akif tarafından boğulurken İhtiyarlar Heyeti tarafından ölümü engellenir ve Aksaçlı seçilir.

Polat Alemdar, dağılan ekibini toparlamak ister. Polat, Aksaçlı olduktan sonra naip görevine getirdiği Abdülhey ile temas kurmuş ancak Abdülhey, Polat yaşadığını sakladığı için kırgınlık duyduğundan Polat’ın tekliflerini kabul etmemiştir.

Polat’ın öldüğünü sanan Cahit’in intikam almak için içine sızdığı Tapınakçılar adında oluşum ile mücadeleye giren Polat, Kara’ya bir görev verir. Tapınakçılar’ın İhtiyarlar Heyeti’ne zarar vermek amacıyla Türkiye’ye getirdiği Armageddon Timi’ne karşı tüm dünyada mücadele edecek olan Siyah Sancak Timi kurulacaktır.

Abdülhey Çoban’ın ölümüyle Memati Baş’ın ölümünde yaşadıklarının bir benzerini yaşayacaktır. “Ben bu oyunu bitirmeye ant içtim, Dünyanızı başınıza yıkacağım.” diyerek sahalara geri dönmüştür. Polat Alemdar, 2005 yılında Elif Eylül’ün defni sırasından eski adamı Nevzat tarafından Elif’in mezarına atılan ve orada saklanan Kripteks’deki belgeleri kopyalayarak CIA, MOSSAD, Beyaz Saray gibi önemli kurumlara gönderdi.

Böylece Tapınakçılar’ın tüm pislikleri ortaya döküldü ve Tapınakçılar’a karşı tüm dünyada Piramit Operasyonu başlatıldı. Böylece Tapınakçılar birçok zarara uğrayarak ağır kayıplar verdiler. Polat, anlaşmanın bozulmasından dolayı Amon’u Türkiye’ye davet etmiştir. Bunun üzerine Amon, İstanbul’a gelmiş ve Polat ile Ayasofya’da görüşmüştür. Amon bundan sonra Armageddon Timi’ni Türkiye’den çekmiştir.

Fakat kısa bir süre sonra Kara, Irak’ta ŞEDİD’e esir düşmüştür. ŞEDİD Komutanı Sagir ve Mr. Key, Kara’ya ebola enjekte eder. Bunun sonucu Kara: “Onların pisliğiyle öleceğimi kendi askerimin kurşunuyla ölürüm.” diyerek kendisini Siyah Sancak elemanlarına öldürtmüştür ve Polat için ağır bir kayıp olmuştur. Abdülhey ve Kara’nın intikamını ise KGT’den Akif, İrlanda’da Armageddon Timi komutanı Mr. Key’i öldürerek almıştır. 2014 yılında üvey babası Ömer Candan’nın sabah namazınında secdedeyken ölmesi Polat Alemdar için en büyük kayıplarından biri oldu.

Türkiye’den çekilen Amon ve Armageddon Timi yerine bu sefer de RA’nin Türkiye’ye gönderdiği İngiliz-İsrail ortaklığıyla Brandon tarafından kurulan Lion Timi Türkiye’ye geldi ve Siyah Sancak ile çatışmaya başladı. Polat Alemdar, Brandon’un kendisiyle ilgili yalan videolar yayınlaması üzerine INTERPOL, Polat hakkında yakalama kararı çıkarmıştır.

Polat, uzun bir kovalamaca sonrası yeni KGT Ofisi’nin bulunduğu dağdaki sığınağa kaçmıştır. Bu sığınağa Aksaçlı olan Hoca ve Siyah Sancak tarafından Lion Timi’nin elinden kurtarılan Süha Tarık’nda gelmesiyle Ömer Baba’nın gizli vasiyeti açıklanmıştır. Polat, Süha Tarık sayesinde öğrendiği bu vasiyette Ömer Baba’nın isteği üzerine Ocaklar’ın başına geçmeyi kabul etmiştir. Brandon’un Polat Alemdar tarafından öldürülmesi üzerine bu sefer de John Smith adli komutan Türkiye’ye gelmiş ve Lion Timi zararlı faaliyetlerine devam etmeye çalışmıştır.

Cahit ile beraber Romanya’da Yüce Majeste’ye yaptıkları operasyon başarılı geçmiş ve Yüce Majeste öldürülmüş, Asa da Yüce Majeste’den alınmıştır. Bunun üzerine Türkiye’ye gelen Gölge operasyonlarla Polat Alemdar karşısında atağa geçmiştir. İlk hedefi balayında olan Polat ve Leyla’nın olduğu yata bomba düzeneği koyarak ikisini birden öldürmekti. Bundan habersiz olan Polat o sırada denizde olduğu için kurtulmuş fakat Leyla ise ölmüştür. Gölge’nin yaptığı tek operasyon bununla sınırlı kalmamış ve Marcus timi ile birlikte eş zamanlı olarak KGT ofisi ile Polat’ın eski ofisine Yüce Majeste’den alınan Asa’yı bulmak için baskın düzenlemiştir.

Polat Alemdar, bu üç saldırıda; eşi Leyla olmak üzere KGT’den KGT lideri Akif ile Aynura, Talha, Alptekin ve Siber Güvenlik Teşkilatı kurucusu Erdem’i kaybederken eski ofise yapılan baskında Siyah Sancak ikinci başkanı Timur ve o sırada ofiste olan Zülfikar Ağa gibi dostunu da kaybetmiştir.

Polat Alemdar ilk başta yatı patlatan ve eşi Leyla’nın ölümüne sebebiyet veren Yurin’i ve Polat’ın ofisine baskın düzenledikten sonra Marcus timi ile birlikte KGT’ya saldırıp tüm KGT ekibini yok eden Marcus’u ele geçiren Polat bu işin arkasında Gölge diye birinin olduğunu öğrenir. Kendisini bulmaya çalışırken karşısına yıllar önce yardım ettiği Asya Tuna çıkar ve Gölge ile giriştiği mücadelede ara ara Asya Tuna kendisine destek olur. Son ekibi kendisiyle birlikte Cahit, Erhan ve ekibe en son katılan Siyah Sancak timi başkanı olan Yasin’den oluşmuştur.

Bir süre Polat Alemdar ile uğraşmayan Lion Timi komutanı John Smith, mezarlıkta akli dengesini kaybetmiş ve 2003-2005 yılları arasında olduğunu sanan Polat’a denk gelmiş ve kendisini öldürmeye çalışmış fakat Polat Alemdar kendisini fark edip öldürmüştür.

Son olarak Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin final bölümü olan 300. bölümde Polat Alemdar, yüce seçilmişlerin arasına sızmış ve Gölge ile birlikte diğer Tapınakçıları öldürmüş ve ayrı bir ofiste olan Karun, Ariel ve Rose’u da öldürerek intikamını hem Gölge hem Karun’un ölmesiyle Ra’dan almıştır. Amon’dan sonra RA’da Polat Alemdar tarafından bozguna uğramıştır.

Polat Alemdar, 2005 yılında Doğu Eşrefoğlu’nun “Gölgeler” olarak bahsettiği ve asıl hedefinin onlar olmasını söylemesinden geçen 11 yıllık süreçte çıktığı yolda hem ailesinden hem dostlarından hem ekibinden birçok kişiyi kaybetmiştir. Bu süreçte Erhan Ufak ve Cahit Kaya ile ekibe en son katılan Yasin, Polat ile sağ kalan diğer üç kişidir ve ailesinden de kız kardeşi Safiye ve kızı Elif de yaşayan aile mensuplarıdır.

İlişkileri ve Partnerleri

Elif Eylül

Polat Alemdar’ın kadınlarla arası hep iyi olmuştur. Ali Candan iken lise yıllarında Elif Eylül’ü sevmiş, yüzünü değiştirmeden önce ona evlenme teklifi etmiştir. Daha sonra Polat olarak onunla yakınlaşmıştır. Ancak Elif, trafik kazası geçirince yatağa mahkûm olmuştur. Polat’ın üvey annesi Nazife Candan, Elif’i isterken Elif, şoka girmiş ve bitkisel hayata geçmiştir. Daha fazla acı çekmemesi için fişi çekilmiş ve ölmüştür. Polat, Elif’i hiçbir zaman unutamamış, hayatının her noktasında Elif’i hatırlamıştır. Her zaman Elif ile Ali olarak olsun Polat olarak olsun buluştuğu Kız Kulesinin önündeki banka giderek onu anmıştır. Ebru’dan olma kızının adını da Elif koyarak onun hatırasını yaşatmıştır.

Lübnanlı Leyla

Kurtlar Vadisi Irak filminde Polat’ın ve ekibinin hayatını kurtarmış ve Amerikalılardan onları saklamıştır. Sam Marshall tarafından vurulmuştur ve Polatın kollarında ölmüştür. Her ne kadar Polat’la ciddi bir ilişkileri olmasa da Polat onun ölümünde gözyaşlarını tutamamıştır.

Ahu Toros

Çağrı Toros’un ölümünü araştırırken onun kızı ve Toros İnşaat’ın varisi Ahu Toros ile tanışmıştır. İkili birbirini sevse de Polat, Elif’i unutamadığı için Ahu ile evlenmemiştir. Muro, Polat Alemdar’ı öldürmek için Ahu’nun üzerine bomba koymuş, Polat’ın gelmesini beklemiştir. Polat gelmiş ancak Ahu bombayı patlatıp kendini feda ederek Polat’ın hayatını kurtarmıştır.

Ebru Duru

Ahu’dan sonra bir süre aşk meşkten uzak duran Polat, annesinin isteği ile Ebru Duru ile tanışmış, sonra yine annesinin isteğiyle Ebru’yla evlenmiştir. Ebru hamile kalmış, “Elif” adında bir kız evladı olmuştur. İskender Büyük tarafından kaçırılmış, daha sonra arabasına konan bomba patlayınca ölmüştür. Daha sonra patlamadan önce bebeğin alındığı ve Jozef Beile-Margaret Teodora çiftine verildiği ve onlar tarafından yetiştirildiği ortaya çıkmıştır.

İnci Tataroğlu

İnci Tataroğlu ile uzun zamandır tanışan ve daha önce onu reddeden Polat, İskender Büyük’ün ölümünden sonra İnci ile yakınlaşmıştır. İnci, Polat’a âşıktır. Bir akşam yemeğinden sonra Polat ve İnci beraber olur. İnci, Polat’tan hamile kalır. Polat, bunu öğrenince İnci ile evlenir. Ancak bebek doğmadan önce İnci, İzzet tarafından kaçırılır ve bebek ameliyatla İnci’nin karnından alınır. Bütün bunlar olurken İnci’nin bilinci açıktır. İnci, büyük bir şok geçirir. Bebeği daha sonra ölünce buna inanmaz. Bebeği Polat’ın sakladığını düşünür. Daha sonra akıl hastanesine kapatılır. İyileşir ve yakında dışarı çıkacağı bilgisi verilir. İnci, dışarı çıkınca Kemal Yıldız’dan olma oğlu Süleyman’a bakacağını söyler. Ancak İnci o sahneden sonra görülmez. Uzun zaman sonra ölüm haberi gelir.

Leyla Türkmen

Leyla Türkmen, Elif Eylül’ün üniversite arkadaşı olan Cumhuriyet Savcısı. Polat’ı Ali Candan olarak tanımıştır. Polat olarak ise ilk kez Memati ve Abdülhey’i ifadeye çağırınca karşılaşmıştır. İkisi de birbirini sevmiştir. İnci hamile kalınca Leyla aksini istese de Polat İnci ile evlenmiş ama bu sırada Leyla ile birlikte olmaya devam etmiştir. İnci öldükten sonra ilişkilerine devam etmiş ve Polat’ın iki kere ölüm haberiyle sarsılmıştır fakat asla Polat’ın öldüğüne inanmamıştır.

Leyla bu süreçte Polat’ın annesi, babası ve kızı Elif ile de arası çok iyi olmuştur ve uzun zaman sonra İstanbul’a dönen Polat’ın kız kardeşi Safiye’ye de destek olmuştur. Polat’ın Devlet meseleleriyle ilgilenmesine hiçbir zaman karşı çıkmamış ve arkadaşlarını bir bir kaybeden Polat’a hep destek olmuştur.

Uzun zaman sonra beklediği evlilik teklifini Polat’tan duymak için buluşma yerine giden Leyla bu sefer de Tapınakçılar tarafından kaçırılan Polat’ın haberiyle sarsılır ve Yüce Majeste tarafından bir süre alıkoyulan Polat onların elinden kaçmış ve İstanbul’a geri döndükten sonra Leyla’ya evlilik teklifinde bulunmuş, Leyla hastalığından dolayı reddetse de sonradan Polat’ın evlilik teklifine evet der. Polat ve Leyla çok sayıda davetlinin katıldığı bir düğünle evlenmiş ve çift balayına çıkmıştır. Yat ile açıldıktan bir süre sonra Polat denizin altına dalmıştır. Bu sırada Gölge’nin emriyle Yurin tarafından yatın patlatılması sonucu Leyla ölmüştür. İlk aşkı Elif’ten sonra Leyla’yı da çok sevmiş ve onu da asla unutmamıştır.

Asya Tuna

Ali Candan iken hayatını kurtardığı Zeynep Oğuz ile Polat Alemdar olarak yeniden bir araya gelir. O da ismini Asya Tuna olarak değiştirmiştir. Zaman zaman yakınlaşsalar da ciddi bir ilişkileri olmamıştır.

Diğer

Polat Alemdar İngilizce, Fransızca, Arapça, Rusça ve Kürtçe’yi çok iyi konuşur. Her tür silah ve dövüş konusunda uzmanlaşmıştır.

Polat Alemdar Irak’ta girdiği operasyonda Türk askerlerinin kafasına çuval geçiren Amerikalı komutan Sam William Marshall’ı başa baş bir kavganın sonunda bıçaklayarak öldürmüştür.

Kurtlar Vadisi dizisinin popülerleşmesiyle birlikte toplumda özellikle gençler arasında Polat Alemdar rol modeli olarak görülmeye başlanmıştır. Uluslararası Politik ve Strateji Araştırmalar Merkezi’nin 17 ilde 2010 lise öğrencisi arasında yaptığı ankette “Kendinize yetişkin olarak kimi örnek alırsınız?” sorusunda Polat Alemdar birinci sıraya oturmuştur.[4]

Polat Alemdar’ın temsil ettiği kişi kimdir? / Abdullah Çatlı

Abdullah Çatlı (1 Haziran 1956, Nevşehir – 3 Kasım 1996; Susurluk, Balıkesir), Türk organize suç örgütü lideri, derin devlet ajanı ve kontrgerilla mensubu. Türkiye’de çeşitli cinayetlerden yargılandı. 12 Eylül Darbesi’nden sonra yurt dışına kaçtı, uyuşturucu kaçakçılığı nedeniyle yargılandı. Kaldığı hapishaneden kaçtı. 1996’da Susurluk Kazası’nda öldü.

Yaşamı

1977’de Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanlığına, 25 Mayıs 1978’de de Ülkücü Gençlik Derneği Genel Başkan Yardımcılığına seçildi. 11 Temmuz 1978’de Ankara’da Hacettepe Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Bedrettin Cömert’in öldürülmesi olayının faili olarak Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesince hakkında gıyabi tevkif kararı verildi. 23 Ağustos 1978’de Sakarya ilinde yakalandı ve gözaltına alındı.

Abdullah Çatlı’nın, 9 Ekim 1978’de de Ankara ili Bahçelievler semtindeki 7 TİP’linin öldürülmesi olayının planlayıcısı ve baş sorumlusu olduğu iddialarına ilişkin tutuklama kararı olayın üzerinden 4 yıl, 4 ay geçmesinden sonra gerçekleştirilebildi.

Çatlı, 12 Eylül Darbesi’ni izleyen aylarda yurt dışına çıktı. Bulgaristan ve Viyana’da bir süre kaldı. 22 Şubat 1982’de, İsviçre’de Mehmet Özbay adına düzenlenmiş pasaport ile yakalandı, ancak serbest bırakıldı. 22 Ekim 1983’te Paris’te Millî İstihbarat Teşkilatı ile ilişkiye geçtiği ve ASALA’ya karşı 5 eylemde kullanıldığı MİT resmî belgelerinde yer aldı.

İstihbaratçı Korkut Eken de Abdullah Çatlı’nın 1980’li yılların başlarında MİT ile ilişkisi olduğu ifade etmiştir.[12] 22 Ekim 1984’te Paris’te yakalandığında üzerinde Hasan Kurtoğlu adına düzenlenmiş bir pasaport vardı. Çatlı, Fransa’da 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 16 Eylül 1985’te Papa Suikasti davasında tanık olarak konuştu. Oral Çelik’in suikast ile ilgisi olmadığını, Mehmet Ali Ağca’nın Bulgar ajanı olabileceğini iddia etti. Çatlı, kısa bir süre sonra Fransa tarafından 7 yıl ceza aldığı İsviçre’ye iade edildi. 21 Mart 1990’da Bostadel Cezaevi’nden kaçtı.

1993’te Türkiye’ye gelen ve taşıdığı Şahin Ekli adına düzenlenmiş pasaport ile gözaltına alınan Çatlı, aynı tarihte serbest bırakıldı. Çatlı’nın 26 Nisan 1996’da Ömer Lütfü Topal ile aynı uçakta Kıbrıs’a gittiği ve aynı otelde kaldıktan sonra 1 Mayıs 1996’da geri döndüğü de kayıtlardan ortaya çıktı.

1980 Sonrası Bazı Bilinen Faaliyetleri

  • 1982 yılında Ermeni asıllı TKP/ML üyesi Nubar Yalımyan’ın Hollanda’da öldürülmesi.
  • Fransa’da Ermeni aktivist Ara Toranian’ın öldürülme teşebbüsü.
  • 3 Mayıs 1984 yılında Paris’te Ermeni anıtının bombalanması.
  • 24 Ocak 1984 Paris’te uyuşturucu ticaretinden dolayı polis tarafından aranma çıkarılması.
  • Kürt asıllı yazar Kendal Nezan’e göre Kürt-Ermeni uyuşturucu kaçakcısı Behçet Cantürk’ün Sapanca’da öldürülmesi.
  • Gazinocular kralı olarak bilinen Ömer Lütfi Topal cinayeti.
  • Kürt asıllı İranlı kaçakcılar Lazım Esmaeili ve Askar Simitko’nun öldürülmesi.

Ölümü

3 Kasım 1996’da Balıkesir’in Susurluk ilçesi yakınlarında tarihe Susurluk kazası olarak geçen trafik kazasında öldü. Kaza sırasında Çatlı’nın yanında, arka sol tarafta oturan Gonca Us ve arabayı kullanan İstanbul eski emniyet müdür yardımcısı Hüseyin Kocadağ da ölmüştür. Aracın içindeki dört kişiden yalnızca dönemin DYP milletvekili Sedat Edip Bucak kurtulabilmiştir.

Nevşehir’de yapılan cenaze töreninden sonra Nevşehir’deki Kaldırım Mezarlığı’na defnedildi.

Ölümü hakkında komplo teorileri mevcuttur. Kaza yapan aracın fren sisteminin bozulması ve kazadan sonra boynu kırılarak öldürüldüğü bunların başında gelmektedir.

Hakkında

Kitaplar

  • Gökçen Çatlı, Babam Çatlı 2 – Çatlı Reis, Panama Yayıncılık, 2016 ISBN 6059127882
  • Gökçen Çatlı, Babam Çatlı, Timaş Yayınları, İstanbul, 2000
  • Ahmet Haldun Terzioğlu, Reisim Çatlı (Bozkurtların Kanunu), Kripto Basın Yayın ISBN 9786054125678
  • Çınar Özkan, Bir Vatan İki Reis, Güz Yayınları ISBN 9786053921981
  • Çınar Özkan, Çatlı Reis, Kum Saati Yayıncılık ISBN 9786053922544
  • Çınar Özkan, Reis, Kamer Yayınları ISBN 9789758035557
  • Doğan Yurdakul, Soner Yalçın, Reis Gladio’nun Türk Tetikçisi, Su Yayınları ISBN 9789759914929
  • Necdet Pekmezci, Derin Abiler, Kripto Basım Yayın ISBN 9786054125692
  • Necdet Pekmezci, 5-6-2 Tamam Değil Reis (Ben de Vardım), Kripto Basım Yayın ISBN 9786054125517
  • Hakan Türk, Abdullah Çatlı Kimdir?, Akademi TV Programcılık Yayın ISBN 9799758208004
  • Cemal Anadol, Teşkilat-ı Mahsusa’dan MİT’e Susurluk Dosyası, Bilge Karınca Yayınları ISBN 9786055642068

Şarkılar

  • Ali Kınık – Kuralsız
  • Ali Kınık – Alayına İsyan Reis
  • Ali Kınık – Kurtlar Sofrası
  • Ali Kınık – Yıkılma
  • Ahmet Şafak – Reisler de Sever
  • Ahmet Yılmaz – Saçlarına Aklar Düşmüş Be Reis
  • Atilla Yılmaz – Çatlı’nın Anısına
  • Ozan Ünsal – Koca Başkan
  • Ozan Gürsel – Ağlamaktan Gözlerimde Yaş Kalmadı Yaş Abdullah
  • Haluk Kırcı – Bırak Beni Eşkiya Bilsinler

Belgeseller

  • 24 TV – Keşke Olmasaydı Susurluk Abdullah Çatlı Belgeseli[20]
  • TVNET – Komplo Teorisi Susurluk Kazası[21]

Popüler kültürde etkileri

Abdullah Çatlı’nın kızı Gökçen Çatlı bir röportajından Kurtlar Vadisi adlı televizyon dizinin baş kahramanı Polat Alemdar’ın babasına çok benzediğini belirtmiştir. Abdullah Çatlı’nın erkek kardeşi Zeki Çatlı bir köşe yazarına Kurtlar Vadisi dizisi başlamadan önce dizinin konsept danışmanı Soner Yalçın’ın kendisi ile ağabeyi hakkında görüştüğünü ve sohbet ettiklerini belirtti.

Zeki Çatlı sohbette abisinin anıları, kullandığı sözlerinin konuşulduğunu daha sonra ağabeyine ait sözlerin Kurtlar Vadisi dizinde gördüğünü söyledi. Zeki Çatlı, ağabeyinin Şeyh Şamil’e ait “Sonunu düşünen kahraman olamaz” sözünü çok kullandığını ve bunu Soner Yalçın’a anlattığını belirterek Kurtlar Vadisinde fenomen olan bu sözün kullanılmasına dikkat çekti.

Zeki Çatlı, bir gün ağabeyi Abdullah Çatlı’nın kendisini aradığını ve “Yarın burada bir tren kazası haberi duyar ve ölmüş birinin üzerinde kimliğim çıkarsa inanmayın ama rolünüzü iyi oynayın.” dediğini ve bu anıyı da Soner Yalçın’a anlattığını, dizide ise Ali Candan adlı karakterin bir kaza sonucu öldüğü haberinin yayılması ve estetik ameliyat ile yüzünün değiştirilmesi olayının bu anıya hitaben kurgulanmış olabileceğinden bahsetti.

 Bazı köşe yazarları tarafından, Polat Alemdar adlı karakterin mafya lideri olması ve devlet adına bazı eylemlerde bulunması sebebiyle Abdullah Çatlı’yı temsil ettiğini iddia etmiştir. Dizinin yapımcıları bu iddiayı ne reddetmiş ne de kabul etmiştir.

Polat Alemdar’ı canlandıran kişi kimdir? / Necati Şaşmaz

Muhammed Necati Şaşmaz (d. 15 Aralık 1971, Elâzığ) Türk oyuncu, senarist, yapımcı ve iş insanı. Kurtlar Vadisi serisinde canlandırdığı Polat Alemdar karakteriyle tanındı.

Yaşamı

Zaza asıllı olan Şaşmaz, Abdulkadir – Sahil Şaşmaz çiftinin oğludur. Raci Şaşmaz ve Zübeyr Şaşmaz adında iki kardeşi vardır.

Asıl mesleği turizmcilik olan Şaşmaz, ilkokul ve ortaokul eğitimini tamamladı. Üniversite sınavını kazanamayınca önce Kanada’ya sonra ABD’ye gitti. Amerika’da 6 sene kalan Şaşmaz, çalışma ve oturma izni sağlayan yeşil kartı aldı. Askerliğini 1999 Gölcük Depremi’nden sonra bedelli olarak Kütahya’da 28 gün yaptı. 2001 yılında bir süreliğine ailesini ziyaret ve tatil için geldiği sırada geri dönüş için uçak biletini 11 Eylül 2001 tarihine aldı.

Amerika’da yaşanan saldırılar sebebiyle uçağı Amerika’ya varamadan geri dönen Şaşmaz, sonradan ailesinin çekinceleri ve ısrarı üzerine Amerika’ya dönmekten vazgeçti. Bir süre Ukrayna’ya giden Necati Şaşmaz, daha sonra yine Türkiye’ye döndü.

Hayatına Türkiye’de devam etme kararı alan Necati Şaşmaz, Ankara’da sigorta acentesi açtı. Çok geçmeden kardeşi Raci Şaşmaz aracılığıyla Osman Sınav’la bir iş görüşmesine oturdu. Kendisine bir yapımın senaryo ekibinde yer alması teklifi geleceği beklentisiyle görüşmeye gitti. Osman Sınav’ın “Bir dizi düşünüyoruz, seni de başrolde düşünüyorum.” sözlerine düşünmek istediğini söyleyen Şaşmaz, bir ay sonra teklifi kabul etti.

Hayatını tamamen değiştirdiğini söylediği Kurtlar Vadisi projesine böyle başlayan Necati Şaşmaz; özel hayatının kalmadığını, “Beni sadece Ankara’da ismimle çağırıyorlar, İstanbul’da herkes Polat diyor.” sözleriyle dile getirdi.

2009’da Yazete adında bir haber sitesi kurmuştur.

Gezi Parkı olayları için çözüm arayışına giren hükûmet, sanatçıların da aralarında bulunduğu bir heyet kabul etmiş; Şaşmaz da bu heyet içerisinde Hasan Kaçan, Hülya Avşar gibi isimlerle birlikte yer almıştır. Toplantı sonrası yaptığı basın açıklaması anlamsız bulunmuş, Twitter’da bazı kesimlerin tepkisini toplamıştır.

Şaşmaz, 2 Kasım 2014’te dizi çekimleri sırasında kendi kullandığı aracın kontrolden çıkması sonucunda trafik kazası geçirdi. Çenesinde kırık olduğu tespit edildi ve ameliyat edildi.

Özel yaşamı

2001 yılında iş için gittiği ABD’de Claire B. ile evlendi, aynı yıl boşandı. 2004-2008 yılları arasında Yasemin Öztürk ile birlikte oldu. Daha sonra 2010’da Nur Fettahoğlu ile çıkmaya başlayan Necati Şaşmaz 2012’de Nur Fettahoğlu’ndan ayrıldı ve ayrıldıktan kısa bir süre sonra, 12 Aralık 2012 tarihinde Ömer Lütfi Mete’nin yeğeni Nagehan Kaşıkçı ile evlendi. Bu evlilikten Ali Nadir ve Yusuf Emir adında iki oğlu oldu. 2019’da taraflar çekişmeli boşanma davası açtı.

Ekim 2020’de eşi Nagehan Kaşıkçı, illegal yollardan delil elde ettiği gerekçesiyle Necati Şaşmaz’a 12 yıl hapis istemiyle dava açtı. Aynı gerekçeden kayınpederi Ahmet Kaşıkçı da Şaşmaz’a dava açtı. Ancak Şaşmaz beraat etti. 2021 yılında boşanma davası sonuçlandı.

Kaynak:

Youtube
Seninde bize katılmanı isteriz. Sende BU FORMU eksiksiz doldurarak bize katılıp, yazarlar kadromuzda kadromuzda yer alabilirsin.

Kültür, Sanat ve Araştırma Bloku.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.