NEOKİNİKLER (FİN5L)

“Kafatasına hapsolmuş bir beyin nasıl düşünebilir?”

Nikolay Vasilyeviç Gogol / Bir Delinin Hatıra Defteri

Hasan köye varmıştı, ama Vera ve Babür’ün hemen dönmesi lazımdı şehre. Sadece “bir kaç iş var” dedi Babür, detay vermedi. “Eyvallah” laştılar karşılıklı, yolcu yoluna gerek oldu.

Gitti dayandı eski paslı bir korkuluğa Hasan, ıslak ve soğuktu. Döndü kendi kendine, “Sana iki çift lafım var Hasan efendi.” dedi. Ve devam etti; “Özgürlük, mutluluk, vazgeçmek diye kavramlar sallıyordun havalara, hatta bunları yakalamak için gerekiyorsa öl diyordun neokinikler gibi be Hasan efendi? Şimdi ne oldu be Hasan? He? Ne oldu? Soğuk bir demirlere yaslanmış, annenin ölümünü, onu kurtaramayışını düşünürsün anca kendi kendine böyle. Çok güzel kurtardın be anneni Hasan. Şimdi dön o gökkuşağına bak, bakabiliyorsan bak Hasan! Yüreğin yetiyorsa, yetebiliyorsa bak!” Dedi, sustu sonra. Bağırmak yetmez idi artık Hasan’a. Sanki beyni hapsolmuştu da idamı yakındı. Susması lazımdı. Yakıcı, kuru bir suskunluk nefes alışverişini yakıyordu zaten. Babası geldi o ara, şalvarı çamurdu babasının. Gözleri kızarık, zihni şaşkın, üzgün ve bitkin. Elini attı omzuna oğlunun, cümle çıkacaktı, denedi ama olmadı. Yetmedi kelime, bazen yetmez dedi içinden. Elini cebine attı, katlanmış bir kağıt parçası çıkardı. Şaşkınlığını ve bilinmezliği döktü Hasan’a. Ama bilmiyordu ki Hasan daha da karmaşık duygulara kapılacaktı. Cümleler bu sefer çıkmıştı babasından: “Hasan’ım anana şehirden kitaplar alıyordum rastgele, doktor okusun sakinleşir, oyalanır demişti. Okumayı da az buçuk bilirdi zaten, benim gibi hiç mektebe uğramamış değildi rahmetli. Bağırmaları çağırmaları azalmıştı hatta, dedim böyle iyi olacaksa ben hep alırım ona diye. Tam düzeldi artık, şükürler olsun dedik…” devamını getiremedi babası sarıldı Hasan’a. Ağlamak erkekliğe sığmaz bile diyemiyordu, adam olan ağlar helalinin yitirişine dedi kendi kendine baba. Hasan ise donuktu, ağlayamadı bile. Sanki kabus görüyormuş gibiydi. Acı vardı ve müdahale edemiyordu. Babası döndü Hasan’a cebini karıştırdı ve: “Cebinde de bunu buldum ananın, yırtmış aldıklarımdan birini herhal. Al bunu Hasan’ım sen bilirsin, ne ki bu?”

Aldı eline kağıdı Hasan, gözyaşı döküldü kağıda. Tek duyguya yer yoktu, duygular bile allak bullak olmuştu. Yazanlar belliydi, olanlar belliydi, zihni hapisteydi. Gözleri kızardı, yanaklarını ısırıyordu ağlamamak için. Kan tadını almıştı. Konuşmaya çalışıyordu ama hüngür hüngür ağlamak üzereymiş gibi hissediyordu kendini Hasan. Okursa sanki hikaye bitecekti. Gözleri ise hiç kırpırdamadı, dudaklarını yavaşça açtı, kalp atışını adem elmasında hissediyordu, son nefesimiş gibi tek nefeste söyledi:
“NEOKİNİKLER”

SON.

(Olaylar ve kişiler hayal ürünüdür.)


Yazarın diğer yazılarına GİT
Seninde bize katılmanı isteriz. Sende BU FORMU eksiksiz doldurarak bize katılıp, yazarlar kadromuzda yer alabilirsin.

Kültür, Sanat ve Araştırma Bloku.

Döküntü Net
NEOKİNİKLER (FİN5L)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön