Ruhun 4 Adası

1. Bölüm: Zulüm

Uykunun ortasında gelen tek saniyelik rüya. Bir gürültü ve ışık. Aşağıya doğru düşenin beden nefes alışverişlerini hızlandırıyor. Bedenin ruhun emanetinden devroluyor tek saniyelik gece şokunda. Gözlerin doluyor gerçeklikte, hayalde ise sadece bir boşluk. Karanlığın hortumu sürüklüyor seni. Dipte yaşayan yamyamlar katliamına yeni üye eklemek için sabırsız. Nefessizliğinle oluşan göğüs baskısı ruha ait damgayı büyük bir hissizlikle kaybediyor. Sözleri ağzına tıkan kabusun ta kendisi, sessizlik senin en büyük sesin. Ve insanlığın aciz hayalsizlikleri, gerçek tokadı olarak vuruyor yüzüne. Uyan!

2. Bölüm: Geçiş

Göz kapaklarının ruhunla bedenin birleşmesi için ettiği dua kabul oluyor. Aralanan kapaklardan sızan ışık gözünü yakıyor. Havada sabah ezanı huzuru var. İnsan postuna bürünmüş köpekler yok görünürde. Derin bir oh çekiş var gizliden gizliye içinde. Ağzı ise kuru. Sol ayağının soğuk fayansa basması işin ikinci adımı. Varoluşsal bir başlangıç olan sudan emin yudumlarla alışveriş yapılıyor, Adem’in kara lekesi olan günah elması her yudumda hareket ediyor. Bardağın oluşturduğu su lekesi izine, içindekileri devrettiğin boş bardak aynı hizada geri yerleştiriliyor. Nefesin sakinleşti. Duy o sesi, günaydın!

3. Bölüm: Yaşam Ağacı

Efsane gerçekleşiyor bir anda. Sırtını ürkütmeden duyduğun ses ruhunu aydınlatmasında büyük adımlar atıyor. Saat 06:26:12. Vücuduna akan su gibi varlığın gökte temizleniyor ve sen… Bakara suresi 35. ayetteki o kavuşmayı yaşıyorsun. Afallıyorsun! Kabus mu gerçeklik bu rüya mı gerçeklik diye. Yaşadığın saniyelerin değerini bilmek ve sonsuz huzurun kapısını aralamak için nedenini es geçiyorsun. Yaşamanın bazen nedenlerden önemli olduğuna beynin küçük bir parantez açıyor. Nefes almanın dışında, kaosun ortasına kurduğun bir resmin etrafında oluşan koruma kapsulünün boyutu, bu kadar uzun cümle kurmaktan da önemli bir hal alıp sevginin gücü filmindeki tabloda el ele sizi koşturuyor. Üstünüz başınız renk… Ağacın kaynağından akan bala bakıp dudakların iki yanağını sıkıştırıyor. Ses tellerinden gelen huzursal rüzgar o cevabı zikrediyor. Sana da, günaydın! Saat 06:26:13.

4. Bölüm: Teşekkür

Arınan vücut, kaburga kemiklerinden yaratılışa teşekkür ediyor. Yaşam ağacının her letaifini yaratıcının esmaları ile süslüyor. Ruhsal yolculuk ağacın gövdesinde sonsuz olmak ile dallanıyor. Yağmur, bulut, kar, fırtına, güneş… Anlam yaratılması her kavram gibi devam ediyor. İnsanlık kavramı, unutulduğu yetişkinlikte bir insan ile tekrar doğuyor.

#1523

Seninde bize katılmanı isteriz. Sende BU FORMU eksiksiz doldurarak bize katılıp, yazarlar kadromuzda kadromuzda yer alabilirsin.

Kültür, Sanat ve Araştırma Bloku.

Döküntü Net

Yayım tarihi
Edebiyat olarak sınıflandırılmış

Alper Murat KİRPİK tarafından

Doğum ve ölüm arasında koşuşturup kendimi dünyaya astım. Üç çivi çaktım. Akıl, Kalp ve Ruh. Bilgelikte ise yaşa takılanlardanım. Gidip bir şeyler yazmalıyım.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir