Şarkı Hikayeleri – 17

Teoman – 17 (Şarkı Sözü)

Boşver beni
Mühim değilim
Bu onun hikayesi
Çok beyazdı, kir tutardı
Ömrü kelebek kadardı
Mektupları şişedeyken
Bir de bakmış deniz yokmuş
Tek başına dans ederken

Mutsuzluktan sarhoşmuşDaha on yedi on yedi on yedi 17’ymiş
Daha on yedi on yedi on yedi 17’ymiş
Ne he on yedi on yedi on yedi 17’ymişOyundan kalkmak isterken

Kağıtlar dağıtılmış
Bu hava boşluğunda
Artık her şey satılıkmış
Trafikte akmayan
Hep onun seridiyken
Söylediği son şarkı

Elveda zalim dünyaymış
Daha on yedi on yedi on yedi 17’ymiş
Daha on yedi on yedi on yedi 17’ymiş
Ne he on yedi on yedi on yedi 17’ymiş
Daha on yedi on yedi on yedi 17’ymiş
Daha on yedi on yedi on yedi 17’ymiş
Daha on yedi on yedi on yedi 17’ymiş
Daha on yedi on yedi on yedi 17’ymiş

Teoman – 17

Teoman, 17 şarkısını yaşı büyütülerek idam edilen akrabası Erdal Eren için yazmıştır. Peki kimdir Erdal EREN?

12 Eylül darbesinin sembol ismi, 17 yaşında idam edilen Erdal Eren’in son fotoğrafının, “Son bakış”ının birbirine geçen öyküleri… Bundan tam 32 sene önce 13 Aralık 1980’de idama yürüyen Erdal Eren’in en hüzünlü şarkılara  konu olan o sembol fotoğrafının hikayesini, fotoğrafı çeken ve ölümünden bir gün önce Eren ile uzun uzun sohbet etme imkanı bulan usta gazeteci anlattı. 

Erdal Eren, 12 Eylül Darbesi öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü suçlamasıyla hüküm giyen ve darbeden sonra asılarak idam edilen Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ve Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisidir.

Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencisi Sinan Suner, 30 Ocak 1980 tarihinde Milliyetçi Hareket Partili Bakan Cengiz Gökçek‘in koruması Süleyman Ezendemir tarafından vurularak öldürüldü.[2] Erdal Eren, Suner’in öldürülmesini protesto etmek için 2 Şubat 1980 günü düzenlenen gösteride gözaltına alınan 24 kişinin arasındaydı. Gösteri sırasında çıkan çatışmada er Zekeriya Önge‘yi öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Erdal Eren, yargılanarak suçu sabit bulundu.

Nüfustaki doğum kaydı 25 Eylül 1961 olan Erdal Eren’in, ailesinin nüfusa büyük yazdırdığı yönündeki ifadesi üzerine fizyolojik olarak 18 yaşından küçük olduğu ve gerçek yaşının tespiti için kemik grafilerinin çekilerek tıbbi tespit yapılması istendi. Askeri Yargıtay Daireler Kurulu, “doğum tarihinde bir ihtilaf olmadığı” gerekçesiyle bu talebi kabul etmedi ve cezayı onayladı.[1][3]

Erdal Eren, idam edilmeden 16 saat önce kendisini ziyaret eden gazeteciler Savaş Ay ve Emin Çölaşan‘a, “avukatıyla görüştürülmediğini, 18 yaşının altında olmasına rağmen idam edilmek istendiğini, yaşının 18’den küçük olduğunu tespit edecek olan kemik testi yapılması talebinin kabul edilmediğini, vurduğu söylenen jandarma erine çok uzaktan ateş açtığını ama otopside yakın atışla öldüğünün kanıtlandığını, kendisini ibret olsun diye asacaklarını ve ölümden korkmadığını” söyledi.[4][5]

Ağabeyi Erkan Eren, Erdal’ın Mamak Askeri Cezaevi’nde tutuklu kaldığı dönemde gördüğü ağır işkencenin izlerine tanık olduğunu dile getirdi.[6] Erdal’ın idam edildiği tarihte yaşının 18’den küçük olduğunu belirten Erkan Eren, infazı radyodan öğrendiklerini ve Erdal’ın kimsesizler mezarına gömülmek istendiğini söyledi.

19 Mart 1980 tarihinde idama mahkûm edildi. 12 Eylül Darbesinden sonra Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan karar, 13 Aralık 1980’de Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevinde infaz edildi.

Röportaj1:

 Kitap(Faso Fiso) sayesinde Erdal Eren’in kuzeniniz olduğunu öğrendim. O dönemi nasıl anımsıyorsunuz?

– Aslında yengemin yeğeni, kuzenim değil. Evde konusu çok geçerdi, asılacağı konuşulurdu. Annem de ailesi için çok üzülürdü. Beynime çok kazınmıştı o zamanlar Erdal. Gazetelerden takip ediyordum, endişeleniyordum onun için.

Röportaj2:

‘İKİ ÇOCUK’
Erdal Eren akrabandı ve ‘İki Çocuk’ onun için yazıldı, değil mi?
Erdal Eren ve Zekeriya Önge için. Zekeriya Önge, Erdal’ın öldürdüğünü iddia ettikleri jandarma eriydi. ‘İki Çocuk’u ikisine yazdım. Bir şey söylemek istiyorum: Zekeriya Önge, Erdal Eren’den daha büyük bir kurban aslında. Hayat ona daha büyük bir haksızlık yaptı. Erdal Eren’in bir ideolojisi vardı ve hayatını riske atmak onun kararıydı. Zekeriya Önge ise ona sunulan hayat içerisinde bir görevi yerine getirirken şanssızlık sonucu ölen bir çocuk. Erdal Eren, bir kahraman değil. Ben siyasette kahramanlara inanmam. 19-20 yaşında çocukların siyaset için hayatlarını heba etmelerini saçmalık olarak görüyorum. Onlar için üzülüyorum ama hiçbiri benim kahramanım değil. Romantik, maceracı, hayalperest küçük çocuklar…

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Erdal_Eren
https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/magazin/teoman-ciplak-40796772
http://www.tempomag.com.tr/detail/teomankarim-hayatimin-buyuk-askiydi


Seninde bize katılmanı isteriz. Sende BU FORMU eksiksiz doldurarak bize katılıp, yazarlar kadromuzda yer alabilirsin.
.

Kültür, Sanat ve Araştırma Bloku.

Döküntü Net
Şarkı Hikayeleri – 17

Şarkı Hikayeleri – 17” için bir görüş

  1. Geri bildirim: Şarkı Hikayeleri -

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön