Serbest Çağrışım Hikayesi

Serbest Çağrışım! Ne kadarı serbest, ne kadarı hikaye? Ne kadarı sahici ne kadarı etik, ne kadarı hikayede yaşamının?

Suya yazılan hikayeleri bilir misiniz? Belki sizde yapmışsınızdır farkında olmadan. Ruhu üşümüş merhumların neşriyatıdır. Bir tek o görür hikayesini, bir tek o okur. Görenler kendi yansımasından başka bir şey göremez. Kelimerden tek bir harf yoktur içinde. Görmez sorunların derdini, tasasını anlatana kadar. Sonuca bakar dinleyen, bakmalıdır da zaten. Çünkü yazarın derdi tasası dinleyeni ilgilendirirse tam anlamıyla, dinleyen korkar. Gücü bulamaz kendinde okuyacak.

Anlat der…

Anlat der dinleyen. Dinleyen bir bakmışsın Prof. Dr. Bilmemne olur, Kahveci Yunus olur. Olur da olur. Ailen hariç temkinle yaklaşır herkes. Ailen almak ister yükü omuzlarında ama inmez bu sefer yük. Yükü ancak yükün sahibi indirir çünkü.

Birini anlamak diye bir şey yoktur, anlamaya çalışmak vardır. Zihin emreder yaşadıklarından, gezdiği yollardan, giydiği ayakkabıdan çünkü. Her yaşamın bir doğrusu vardır. Varlığınla döngüye dahil olabilmek için koca yaşam törpüsüyle sivriliklerini giderirsin öyle ya da böyle ya da güzel cafcaflı kılıflar giydirirsin demir davranış minarelerine.

Bağırma diye bağırırsın!

Bazen kendine bakarsın aynada. Biraz törpülerin için, biraz törpüleyemediklerin için bağırırsın kendine. Biraz kılıfların için bağırırsın kendine, bakmışsın ki çelikleşmiş demirin . Sonra bu kendine bağırmalarına “Bağırma!” diye bağırır normale dönersin. Hesaplaşman sona erer.

Huzura dönmeyi hedef edersin kendine. Ama bellidir senin huzurunun konu başlıkları; “Çözümcül Pozitiflik” ya da “Kaçış”. Asıl soru hangisini seçeceksin. Kendini iyi hissetmek için film izleyeceksin akşam. Tamam da izleyeceğin film komedi mi dram mı?

Bu senin hikayen. Senin dünyan. Senin serbestliğin. Senin çağrışımın. Ama Prof. Dr. Bilmemne’nin, Kahveci Yunus dinleyici olduğu bir hikaye bu. Kahraman sensin.

Ben hep bir film izlerken senaristi düşünmüşümdür. Acaba gereçekten ne demek istedi? Ne anlaşıldı? Hikayesi neydi, nasıl izlendi. Doğru mu alkışladık? Kahramanın ayakkabısını ne kadar giyebildik?

Özet geçecek olursak

Özet geçecek olursak ben bu hikayenin neresinde serbesttim? Neresinde özgürdüm? Neresinde siz vardınız? Ya da neresinde ben yoktum?

Sonsuz paradoksların evrende dansı… Ruhu üşümüş bir merhum değilim ama bunu iyi biliyorum. Yazdıklarımı sudan çıkartıp sizlere sundum. Sonucum ise nedenimle aynı ve eşsiz. Herkes gibi. Yiğitliğiniz daim ola!

Suyun hükmü yaratılış.
Bizim hükmümüz emanet.
O’nun hükmü “Oku”.

Anahtar Kelimeler: postmodern hikaye örnekleri postmodern hikaye ne demek postmodern hikaye yazarları postmodern hikaye özellikleri maddeler halinde postmodern hikaye yazan kişiler postmodern hikaye yazmayan yazar postmodern hikayelerde eser veren yazarlar postmodern hikayeleri yazan yazarlar postmodern hikaye nedir


Youtube
Seninde bize katılmanı isteriz. Sende BU FORMU eksiksiz doldurarak bize katılıp, yazarlar kadromuzda kadromuzda yer alabilirsin.

Kültür, Sanat ve Araştırma Bloku.

Alper Murat KİRPİK

Doğum ve ölüm arasında koşuşturup kendimi dünyaya astım. Üç çivi çaktım. Akıl, Kalp ve Ruh. Bilgelikte ise yaşa takılanlardanım. Gidip bir şeyler yazmalıyım.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir