SINIRDA BAYRAM HAZIRLIĞI

İki korku hariç bütün korkular geçicidir. Biri açlık diğeri ise vatanından ayrılma. Tabi başka korkularda vardır elbet. Fakat bu ikisi çok daha farklı. Her zaman insanları dışardan izlemek kolaydır, önemli olan gözlerinden okunan acı ve korkuyu görüp onlar için bir şeyler yapabilmek .Bayrama tam 4 gün var.

Sınırda suriyeliler için hem korku hem de heyecan var. Ama daha çok korku. Gidipte sağ kalabilmek ve bir nebze de olsa terk ettikleri daha doğrusu terk etmek zorunda kaldıkları toprakları görebilmek. Hiçkimse yaşamadığı duyguyu anlatamaz sadece kelimelerin izin verdiği kadar anlatmaya çalışır. Çoğu zaman anlattıklarım, yazdıklarım sadece zihnimdeki kelimelerin buluşması sonucu ortaya çıkıyor.

Çoğu şeyi içimde yaşamak zorunda kalıyorum. Biliyorum ki zihnimden dilime döküldüğü zaman çoğu kişinin ilgi alanına girmeyecek, hatta teğet bile geçmeyecek. Bunu bildiğim için kelimelerle zihnimde konuşuyorum. Onların da gücü yettiği ve benim de onların gücüne desteğimle bazı şeyleri yazabiliyorum. İşte bazı acıları da artık ne kadar anlatılırsa o kadar anlatmaya çalışıyorum.

Bugün suriyeli bir aileyle tanıştım. Orada ki savaştan yıllar önce Türkiye’ye gelmişler ve türkçeyi çoğu türkten daha iyi konuşuyorlar. Bir kadın bir adam ve 8 çocuk… En büyüğü 20 yaşında ve 20 gün önce evlenmiş. Adam ise çalışmaktan çok boş bedenlerden, halk arasında “kadın parası yiyenlerden” . Türkiye’nin başkenti de dahil olmak üzere bir çok şehirde yaşamışlar ve sonunda da Kilis’ e gelmişler.

Oğlu kasap, kendisi de tercümanlık yapıyor. Ama şöyle bir tezatlık var. Onlara maddi anlamda türklerden daha iyi bakılıyor. İlk başta açlık demiştim ya, işte çoğu türk vatandaşımız çöpten çıkarıp temizledikleri şeylerle yetinenlerden. “Nerede adalet?” diye sormuyorum eğer adalet istiyorsan yukarıya bakacaksın. Çünkü adaletin sahibi sadece Allah’tır . Onun hükmüne güvendiğin zaman her şey olur .

Sadece doğru zaman ve doğru yer vardır. Ama bu zamanı insanoğlu bilemez. Bilirse zaten bütün sırrı çözmüş olur. Her şey olmak için zamanını bekler. Biz insanoğlu dünyaya gelmek için bile 9 ay bekliyorsak vardır bir hikmeti. Bütün mesele görmek değildir. Fiziksel anlamda gözünde bir problem olmayan herkes bir şekilde görür. Fakat etrafa farklı bir pencereden bakabilmektir asıl mesele. Ve gördüklerine kayıtsız kalmamaktır.

Boşuna dememişler görebildiğin kadar değil gördüğün acıları kendi acın bildiğin kadar insansın diye.

Her “insan” için.


Yazarın diğer yazılarına GİT
Seninde bize katılmanı isteriz. Sende BU FORMU eksiksiz doldurarak bize katılıp, yazarlar kadromuzda yer alabilirsin.

Kültür, Sanat ve Araştırma Bloku.

Döküntü Net
SINIRDA BAYRAM HAZIRLIĞI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön