Nietzsche-YALNIZLIK-ÖLÜM İLİŞKİSİ

Bu bölümde Nietzsche’nin ele aldığım kavramlarını birbiriyle ilişkili olarak irdelemeye çalıştım. Yalnızlık, ölüm ilişkisini ele alırken öncelikle Nietzsche’nin hayatından yola çıkarak ve bu kavramların birbiriyle nasıl bir bağlamda olduğunu yazıyorum. Bunu yaparken bu kavramların nasıl bir izlenim verdiğinden yola çıkıp Nietzsche’ de nasıl bir izlenim bıraktığı önemlidir. Çünkü kavramların insanları için çağrıştırdığı şeyler genel bağlamda aynı olsa da kimi insanlar daha farklı anlamlar içerir tıpkı Nietzsche gibi. Yalnızlık ile ölüm arasındaki bağın sıkılığını anlamak için iki kavramında özüne inmek ve o kavramların seni hapsetmesine izin vermek gerekir. Yalnızlık bir hücre de tek başına kalma olayı değildir. Veya ölüm kalbin atışının makinede tek çizgi göstermesi olayı değildir. Yaşarken ölebilirsin ya da tüm kalabalığın ortasındayken yalnız kalabilirsin. İşte tüm olay burada başlar. Toplumun dışında düşünmek, toplum dışı olmak, ya da anlamsızlaştırmak. İnsanın kendini kendinde bulma özgürlüğünü abartma işidir yalnızlık. Özgürlük kavramından çıkıp, kendine müdahale etme, yok sayma işidir diğer insanlardan gerçek yalnızlık. Ölümü çağırmak için kendine fısıldamaktır. Yalnız kalmaktan mutlu olmak ise başta kendine sonra da çevrene yaptığın bir roldür. Rolün bittiğinde ise zaten o sistemde ölmüşsündür yalnız olarak. “tek başına olmak” ile “yalnızlık” arasındaki uçurum derinliklerde gizlidir. Birinde birin de yaşam zorluklarının standartlaştırması, diğerinde “Ölüm” kavramı ile arkadaşlık vardır. Tek başınalık, yaşam sürecin bir bölümü ve basit boyutudur. Yalnızlık ise ölümün postacısı, yaşamın zulmüdür. İşte Nietzsche tek başına olmaktan değil, zamanın getirileri tüm kalabalığın içerisinde “yalnız” olarak sonlandırmaktan korkmuştur. Korkularla yüzleşmeyi ve onlara kafa tutmayı sevmesi arada adım atma çabası için koca bir cesaret tablosu aslında. Yalnızlık içinde geçirilmiş bir hayatın yalnız bir sonu. Nietzsche için koca bir acı olmalıdır. Acıdır belki de, o yüzden “Tanrı öldü!” diye naralar atarken, “Ölmeseydi yalnız ölmezdim.” demiştir sessizce. Ahlak ve özgürlüğün temellerini Nietzsche’ce zedeleyen insanların öldürmesiyle ferahlamış ve bir yandan da kendinin ölümüne koşan sürecin özgürce devam etmesinde “özgür” ve “yalnız” bir şekilde üst insana erişmeye çabalamıştır. “Ya özgürlük, yalnız bir ölüm ile bana erişirse?” deme ihtimalinin olması da bir seçenek aslına.


Yazarın diğer yazılarına GİT
Seninde bize katılmanı isteriz. Sende BU FORMU eksiksiz doldurarak bize katılıp, yazarlar kadromuzda yer alabilirsin.

Kültür, Sanat ve Araştırma Bloku.

Döküntü Net
Nietzsche-YALNIZLIK-ÖLÜM İLİŞKİSİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön